Suç ve Günah
Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim görevlilerinden Prof. Orhan Çeker’in kadınların uğradığı cinsel tacize dair söylediği "Sen dekolte giyinirsen bu tür çirkinliklerle karşılaşman sürpriz olmaz. Tahrikten sonra sonucundan şikayet etmen makul değil" sözleri bütün bir haftadır tartışılıyor.
Prof. Çeker ise, kamuoyunda yapılan suçlamaların yersiz olduğunu, tecavüz kelimesini kullanmadığını, sorunun odağında kadın vardır şeklinde bir cümle sarfetmediğini söyleyerek kendini savunuyor.
Malumumuz Türkiye’deki bütün üniversiteler idari olarak YÖK’e bağlılar. YÖK hemen Prof. Çeker hakkında bir inceleme başlattı. Artık neyi inceleyecekse? Yoruma bu denli açık olan bir alanda hocanın ‘- Kardeşim ben bir ilahiyat profesörüyüm, bu da benim fikrim ‘ demesi üzerine bu inceleme(!) yi yürüten kurulun ne diyeceğini de şimdiden merak ediyorum.
Prof. Çeker’ in daha önce de tartışma yaratabilecek açıklamalarda bulunmuş:
‘’-Ayaklar bile avret yerinden sayılır, diyor örneğin.
-Kadının giydiği daracık giysi onun başının örtülü olduğunu anlamsızlaştırır.
-Parfüm sıkıp sokağa çıkan bir kadına cennet kokusu haram olur.
-Ses çıkaran topuklu ayakkabı giyen kadın ayete aykırı davranmış olur
-Gösteriş olsun diye saç boyamak caiz değil.
- Bir gayrimüslim ninesini düşününüz. Bir de bizim ninelerden birisini. İkisini yan yana koyun. Hangisi daha cana yakın ve sevimli? Elbette hepiniz diyeceksiniz ki, bizimki. Halbuki o gayrimüslim nine ömür boyu cilt bakımı yaptı. Cilt bakımı masrafı ile üç-beş aile geçinebilirdi.’’
Bunlar Prof. Çeker’in yaptığı eski açıklamalardan bazıları. Hepsi de dinimizin yüz yıllardır tartıştığı konular ve dünyanın hiç bir ülkesinde de bir sonuca vardırılabilmiş değiller. Hasılı hiç biri hakkında hüküm tesis edecek değilim, işim de haddim de değil. Sadece toplumun bu konudaki iki yüzlülüğünden, aslında kendisini hiç ilgilendirmediği halde çok önemsiyormuş gibi bu konulara meyletmesinden rahatsız oluyorum. Ya hu bu insanların ilgilendikleri yüksek ilim zaten sizin gündeminize hiç girmiyor ki. Başka alemlerdesiniz hepiniz...hepimiz...
Cami imamı günde 5 kez ezanla bizi namaza davet ediyor umurumuzda değil, ola ki bir ilahiyat hocası namazı Türkçe kılalım dese günde 5 vakit televizyonlarda tartışırız, böylece bayağı da umurumuzda olmuş gibi görünür.
İçinde bulunduğumuz hal budur.
Dr. Hamid Aydın - Haber 7
hamidaydin@gmail.com
-
Kamil 14 yıl önce Şikayet Et5 kez çağırıyorda anlayan varmı ?. yoldan rasgele birini çevirin ezan okunurken bu ne diyor diye sorun bakalım meallendirebiliyormu,gerçi bilenler çokmu gidiyor,ben bir dönem 5 vakit gidiyordum ama dayanabilmek imkansız dedelerimizi memnun edebilmek mümkün değil bir namazda eğilmeni beğenmez öbüründe saf düzenini bir diğerinde hocayı beğenmez,yani sorun sadece dilde değil camileri yaşlıların eline teslim edende,bakıyorsunuz bir genç gelmiş hevesli,gence yapmadığını bırakmıyorlar sonra bir daha görmüyorsunuz o genci vs.Beğen
-
kumru231 15 yıl önce Şikayet EtTam Isabet!. Sizin bahsettiginiz problem de tam Türkçe ezan meselesinden başlıyor. Türkiyede milyonlarca insan Yasin-i Şerifi arapça ezbere okur size ama anlamını söyle deseniz yarisi bile bilmez. Araştırma gereği duymaz alimlerin fıkıh kitaplarini karşılaştırmalı okumaz. Kulaktan dolma hikayelerle, cogunlukla da korku kültürüyle yetişir. Konu din olunca da öğrendigini sandıklari benliğinde taşlaşir, kemikleşir ne deseniz kabul etmez. Çünkü artık ona inanmıştır.Beğen