Kadına şiddet 12.000 yaşında
“- zaman nedir?
- dedeme göre zaman bir çocukmuş ve sahilde iskambil oynarmış…”
(sonsuzluk ve bir gün)
Diyarbakır’a bağlı Bismil ilçesinin bir köyüdür Ancolin. Ağıl Köyü diye değiştirilmiş sonradan ama hala bütün yöre eski ismiyle anar bu bölgeyi. Aynı zamanda doğum yerim olan Ancolin Köyü’ne 500 metre mesafede antik bir içme suyu göleti olan Kaniya Kabe, onun bitişiğinde de Körtik Tepe yer alır. Körtik Tepe, bize okul yıllarında Cilalı Taş Devri olarak öğretilen Neolitik Çağ’ın dünyadaki en önemli höyüklerinden biri. Son zamanlarda iyice ünlenen Göbekli Tepe’den daha eski bir zamana işaret eden buluntularıyla dünyanın ilk köyü olmaya (hemen karşısına ve Batman Çayı’nın öbür tarafına düşen Kurike Höyüğü ile birlikte) aday. Dicle Nehri ve Batman Çayı’nın birleştiği bu bereketli toprakların insanların yerleşik köy düzenine geçtiği ilk yerler olması düşüncesi bu sebeple hiç de şaşırtıcı değil.
Hasankeyf’in de dahil olduğu hemen hemen hepsi Ilısu Barajı’nın su tutmaya başlamasından 8 yıl sonra sular altında kalacak olan çevre höyüklerle birlikte Körtik Tepe; “Dünyanın en büyük Arkeopark”ına dönüştürülmesi gereken tarihsel bir değer.
M.Ö 2300 yıllarında yapılmaya başlanan Stonehenge’in bugün İngiltere’nin en ünlü tarihi yapısı olduğu dikkate alındığında Körtik Tepe’nin M.Ö 10.000 yıllık tarihiyle neleri hak ettiğini tahmin etmek daha da kolaylaşacaktır.
Kurtarma kazısı çalışmalarını Prof. Vecihi Özkaya yaptı. Kendi ifadesiyle “küresel düzeyde emsalsiz” 1269 çok önemli Akeramik Neolitik Döneme ait eseri çıkarıp Diyarbakır Müzesi’ne teslim etti. Gerek Neolitik gerekse Ortaçağ Dönemlerine ait bir çok iskelet de kazının “ganimetleri” arasında. Zaten konumuza Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden arkadaşım Doç.Dr. Vatan Kavak’ın dahlinin sebebi de bu. Prof. Dr. Vecihi Özkaya başkanlığında gerçekleştirilen Körtik Tepe kazılarında çıkarılan 120 iskeletin kadınlara ait olanlarında şiddete ilişkin bulgulara rastlandı. Bunun üzerine antropometrik inceleme amacıyla Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vatan Kavak’tan yardım istendi. Dr. Kavak, yaptığı 3 boyutlu tomografi incelemeleri sonucunda kendisinde Körtik Tepe’de yaşayan topluluklarda kadına şiddet uygulandığına ilişkin kanının güçlendiğini belirtti. Dr. Kavak’ın doğduğum topraklara ilişkin yaralayıcı da olsa artık bana şaşırtıcı gelmeyen ifadeleri var: "Bu darbeler bizde, o dönemde yaşayan toplulukların 'savaşçı bir toplum mu?, 'Şiddet eğilimi gösteren bir topluluk mu? ya da 'Kadına yönelik şiddetin hakim olduğu' bir toplum mu olduğu yönünde şüphe uyandırdı.
Bir kaç gün önce Siirt’te PKK, Polis Meslek Yüksekokulu yakınlarında polislere ait olduğunu sandığı sivil bir araca saldırdı. Araçta 6 kadın vardı. 4’ü öldü. Ağır yaralı 2 si tedavi altına alındı. Yaralılardan biri Dr. Kavak’ın çalıştığı Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaldırıldı.
Körtik Tepe’nin önünden geçip Batman Çayı ile birleştikten sonra Hasankeyf’e doğru seyreder Dicle. Beraberinde Körtik Tepe’nin kederi, kaderi ve kanını taşıyarak oradan Siirt topraklarına akar. Yıllardan beridir böyledir bu.
Nehirlerin sadece bereket taşımadığına inanırım.
Bu yüzden Dr. Vatan Kavak’ın Körtik Tepe’de kadına şiddet uygulandığına ilişkin antropometrik bulguları şaşırtmıyor beni.
Dicle’nin Siirt’e Körtik Tepe’den kan da taşıdığına inanırım.
Bu yüzden Siirt’te vurulup Dicle Üniversitesi’ne kaldırılan yaralı “kadın”ın 3 boyutlu tomografisini çekse Dr. Kavak, bulacağı 12.000 yıllık yaralar HİÇ şaşırtmayacak beni.
Dr. Hamid Aydın - Haber 7
hamidaydin@gmail.com
twitter.com/hamidaydin