Alın size stres topu getirdim!
Askeri garnizonda ‘disko’nun ne işi var? diye sormayın. Disko, Disiplin Koğuşu ifadesinin kısaltılmış hali. Bunlardan birinde gördüğü işkencelerden ötürü kaldırıldığı hastanede yaşam mücadelesi veren er artık yaşamıyor.
Adı:Uğur Kantar. Askerliğini Kıbrıs’ta 28. Tümen, 61. Alay, 3. Tabur, 9. Bölük’te uzun dönem er olarak yapıyordu. 90/2 tertipti. Üsküdar Cumhuriyet Lisesi mezunu Uğur Kantar, İstanbul’da ikamet eden bir Malatyalı’ydı. Süreç normal bir şekilde işlese 01 Ağustos 2011’de terhis olacak ve ailesinin yanına dönecekti. Ancak böyle olmadı ve kimilerine göre “içtimaya geç kaldığı”, kimilerine göre “kavga eden iki kişiyi ayırdığından” dolayı bölük komutanı tarafından 7 gün hapis cezası aldı. Bölük komutanları bir insanın hürriyetini engelleyecek bu tip kararları hangi yetkiye dayanarak alabiliyorlar onu da anlamak mümkün değil. Hasılı 7 gün boyunca gardiyan erler Fırat Keser ve Ayhan Aslan tarafından işkence gören, dövülen, susuz bırakılan ve güneş altında ellerinde kelepçelerle saatlerce bekletilen Uğur’un bünyesi bu ağır travmalara elbette dayanamadı. Önce askeri revire kaldırıldı. Nöbetçi doktor durumun vahametini anladığında çok geç kalınmıştı. Askeri hastaneye, hemen ardından uçak ambulansla GATA’ya kaldırıldı. Yoğun bakımda böbrekleri iflas etmiş şekilde 80 gün kadar hayat mücadelesi veren Uğur bir kaç gün önce hayata gözlerini yumdu.
Baba Aydın Kantar’ın ifadeleri çocuğu askerde veya askere gidecek ailelerin uykularını kaçıracak cinsten: “Çocuğumu askere gönderdim, devlete emanet ettim. Ama bana işkenceyle öldürülmüş cesedini verdiler. En azından bir özür beklerdim. Onu bile dilemediler.” Daha da ağırı Aydın Kantar’a GATA’ya ilk gittiklerinde “alınmadıkları” misafirhanede söylenenler: “Siz er ailesisiniz, şu anda rütbeli askerlerin aileleri burada kalıyor”
28. Tümen’in komutanı Tümgeneral Berkay Turgut, Tabur komutanı Binbaşı Doğan Aydın, Bölük komutanı da Üsteğmen Serdar Akdemir. Ancak şu an yargılananlar sadece asker gardiyanlar. Ailenin avukatı Teoman Özkan, davanın sivil yargıya taşınmasını ve sıralı bütün komutanların yargılanmasını talep ediyor.
Tabi ki avukatın tanığa ihtiyacı var. Tanıklık yapabilecek Mehmetçik(!)ler 3’e ayrılıyor. Birinci kategoride Mehmetçik Uğur Kantar var. Artık tanıklık yapmasına imkan yok. Yapabilseydi doğruları söyleyecekti elbette. İkinci kategoride Uğur’u öldüren Mehmetçikler var. Onların da tanıklık yapacağına ihtimal vermiyorum. Hoş yapsalar da artık doğruyu söyleme ihtimalleri yok. Geriye bir tek diğer iki kategorideki Mehmetçiklerin tertipleri yani aynı dönemde askerlik yapan arkadaşları kalıyor. Buyurun onların tanık ifadelerini okuyalım. Ardından da kaldırılması gereken cenaze tek bir tane miymiş, yoksa çok daha fazla mıymış onun kararını verelim:
-
tankoy oytun 14 yıl önce Şikayet Etyaşasın vicdani red derim işte şimdi.... askerliğin başında orta ya da sonunda... komutanını beğenmeyen anında vicdani red edebilmeli... komutan olmaya layık olan o komutanı bulursam benn de ona asker olacağım...Beğen
-
ali 14 yıl önce Şikayet EtBunun önüne tek bir şekilde geçilir. Zorunlu askerlik varken temizleme olmaz kimse kimseyi kandırmasın,zorunlu askerliğin derhal kaldırılması lazım,bu haberleri hiç batıdan duydunuzmu hayır? çünkü zorunlu askerlik yok,ancak rusya,suriye,iran,eğer onlarla aynı seviyedeysek devam.Beğen Toplam 1 beğeni