Yapay zekâdan ilahi mucizelere
Kur’an’da İsa adlı eserin yazarı ve uzun yıllardır İslam eskatolojisi üzerine araştırmalar yapan biri olarak, ilahi vahiy, insan uygarlığı, bilimsel ilerleme ve insanlığın gelecekteki kaderi arasındaki ilişki üzerine uzun yıllar düşündüm. Daha yakın dönemde ise Kur’an’ın Işığında Yapay Zekâ ve İnsanlığın Geleceği konulu araştırmalarım ve yazılarım sayesinde, gözlerimizin önünde gerçekleşen hızlı teknolojik dönüşümlerin rastlantısal olaylar olmadığına giderek daha fazla kanaat getirdim. Aksine, bunlar Yüce Allah’ın her şeyi kuşatan İlmi, Hikmeti ve Planı çerçevesinde gerçekleşmektedir.
Kur’an bize defalarca hiçbir şeyin ilahi bilginin dışında meydana gelmediğini hatırlatır. Bir ağacın yaprağı bile O’nun bilgisi olmadan düşmez. Her olay, her keşif, milletlerin yükselişi ve çöküşü ile insan bilgisindeki her ilerleme, ilahi irade ve kader doğrultusunda gerçekleşir. Bu nedenle Yapay Zekâ (YZ), Yapay Genel Zekâ (YGZ), robotik, biyoteknoloji ve hatta gelecekte ortaya çıkabilecek süper zekâ ihtimali de Allah’ın planının dışında değildir. Bunlar insanlığın tarih boyunca süregelen yolculuğunun bir parçasıdır.
Bugün insanlık yeni bir çağın eşiğinde durmaktadır. Makineler, bir zamanlar yalnızca insan zekâsına özgü olduğu düşünülen görevleri yerine getirmeye başlamıştır. Yapay zekâ; iletişim, eğitim, tıp, ulaşım, finans, yönetim, bilimsel araştırmalar ve hatta sanatsal yaratıcılık alanlarını dönüştürmektedir. Önümüzdeki on yıllar, önceki nesillerin hayret verici hatta mucizevi olarak değerlendireceği gelişmelere sahne olabilir. Ancak bu başarılar ne kadar etkileyici olursa olsun, sonuçta Yaratan’ın koyduğu yasalar içinde işleyen insan yapımı ürünlerdir.
Buna karşılık peygamberlere verilen mucizeler gerçek ilahi mucizelerdir ve doğrudan Allah tarafından bahşedilmiştir. Bunlar insan icadının, bilimsel deneylerin veya teknolojik ilerlemenin ürünü değildir. Bu mucizelere mazhar olan en büyük peygamberlerden biri de Meryem oğlu İsa’dır (aleyhisselam). Allah’ın izniyle körleri iyileştirmiş, alaca hastalarını şifa buldurmuş, ölüleri diriltmiş ve tabiatın olağan düzenini aşan birçok ayet göstermiştir. İslam inancına göre Hz. İsa ne çarmıha gerilmiş ne de öldürülmüştür; aksine Allah onu kendi katına yükseltmiştir ve tarihin sonuna doğru ilahi bir görevi yerine getirmek üzere yeniden dönecektir.
İnsanlık gelişmiş yapay zekâ, yapay genel zekâ, robotik, biyoteknoloji ve benzeri görülmemiş teknolojik güçler çağına girerken, birçok mümin aynı zamanda peygamberler tarafından uzun zaman önce haber verilen bir döneme de yaklaşıyor olabileceğimizi hissetmektedir. Yapay zekâ olağanüstü başarılar ortaya koyabilir ve medeniyeti daha önce hayal bile edilemeyen şekillerde dönüştürebilir; ancak Allah’ın seçilmiş elçilerine verdiği gerçek mucizelerle asla boy ölçüşemez.
Benim kanaatime göre yapay zekânın yükselişi, daha büyük ilahi olayların habercisi olabilir. İnsanlık giderek olağanüstü yeteneklere ve hızlı dönüşümlere alışmaktadır. Bu süreçte insanlar farkında olmadan, insan başarısı ile ilahi kudret arasındaki farkın her zamankinden daha açık biçimde ortaya çıkacağı bir döneme hazırlanmaktadır.
İslam geleneği, Meryem oğlu İsa’nın dönüşünün insanlık tarihinde yeni bir dönemin başlangıcını işaret edeceğini öğretir; bu dönem barışın, adaletin ve manevi yenilenmenin hâkim olduğu bir çağ olacaktır. O, batılla mücadele edecek, zulmü ortadan kaldıracak ve hakikat, doğruluk ve ilahi rehberlik temelinde şekillenen bir dünyanın kurulmasına katkıda bulunacaktır. İnsanlığı uzun süre bölmüş olan ayrılıklar, insanların tek bir Allah’ın hâkimiyeti altında ortak kökenlerini ve ortak kaderlerini fark etmeleriyle giderek azalacaktır.
Peygamberlerin tasvir ettiği gelecek, nihayetinde makinelerin zaferi değil, ilahi rehberliğin zaferidir. Teknoloji bu dönüşümde güçlü bir araç olabilir; ancak hikmetin, merhametin, imanın, ahlaki sorumluluğun ve ilahi rahmetin yerini alamaz. Bu nitelikler Allah’tan gelir ve hiçbir makinenin erişemeyeceği bir alana aittir.
Yapay zekânın hızlı yükselişine ve yapay genel zekâ ile süper zekâ sistemlerinin olasılığına tanıklık ederken, bunu tevazu, şükür ve bilinçle yapmalıyız. Her bilimsel keşif, her teknolojik atılım ve bilgideki her ilerleme, Yaratan’ın kuşatıcı ilmi altında gerçekleşmektedir.
Önümüzdeki yıllar hayranlık uyandıran yapay harikalara sahne olabilir; ancak onların ötesinde daha büyük ilahi işaretlerin vaadi bulunmaktadır. Meryem oğlu İsa’nın dönüşü, dünya çapında milyarlarca inananın paylaştığı en derin umutlardan biridir. O gelecekteki dönemde barış, sevgi, adalet ve manevi hakikat hâkim olacak; Hz. İsa da Yüce Allah’ın kendisine verdiği görevi yerine getirecektir. Çünkü Allah, bütün varlığın Yaratıcısı, Yaşatıcısı ve Mutlak Sahibidir.
Sonuç olarak gelecek makinelere ait değildir. Gelecek yalnızca Allah’a aittir.
O, her şeyin sahibidir, her şeyin yaratıcısıdır ve göklerde, yerde ve bunların ötesinde bulunan her şeyin mutlak hâkimidir. Hiçbir insan, hiçbir millet, hiçbir medeniyet ve hiçbir yapay zekâ; O’nun kudretinden bağımsız bir güce sahip olamaz, O’nun iradesinin dışına çıkamaz ve O’nun ilmi ile hükmünden kaçamaz.
Yalnızca Allah ibadete, şükre ve övgüye layıktır. Yalnızca Allah El-Melik’tir; bütün kâinatın mutlak hükümdarı ve egemenidir. Bütün güç O’na aittir, bütün bilgi sonunda O’na döner ve yaratılmışların nihai dönüşü de yine O’nadır.
Dr. Mansoor Malik
-
Abdullah 9 saat önce Şikayet EtGüzel bir yazı, teşekkürlerBeğen
-
Mi. 10 saat önce Şikayet EtGerçekten çok iyi bir yazılmış., Tebrik ve teşekkür.Beğen Toplam 1 beğeni
-
Yalçın 10 saat önce Şikayet EtHocam rabbim razi olsun..her yazınizda bize kulluk bilincini ve dönüşün sadece rahmana olduğunu hatırlatiyorsunuz.kaleminize sağlık...Beğen
-
Misafir 11 saat önce Şikayet EtÇok güzel bir yazı olmuş.Beğen Toplam 1 beğeni