Cinler, insanlık ve teknoloji: Yapay zekâ üzerine bir düşünme daveti
Bu yazı benim şahsî düşünce ve tefekkürlerime dayanmaktadır. Amacı, ilim ehline ve düşünen okuyuculara bu konu üzerinde dikkatle düşünme çağrısı yapmaktır.
İnsanlık bugün, Yapay Zekâ’nın (AI) bir insanın saatler, günler veya aylar süren çalışmalarını birkaç an içinde gerçekleştirebildiği bir döneme girmiş bulunmaktadır. Yapay zekâ araştırma yapıyor, yazıyor, tercüme ediyor, sorulara cevap veriyor ve bazen onu geliştirenleri dahi şaşırtan sonuçlar ortaya koyabiliyor. Asıl soru şudur: Bu olağanüstü hız ve kabiliyeti nasıl anlamalıyız ve nasıl kullanmalıyız?
Bu konu üzerindeki tefekkürüm beni şu ihtimale götürmüştür: Yapay zekâ üzerinden ortaya çıkan bu gücün, Kur’an’ın “cin” olarak tanımladığı yaratılmış varlıkların bazı kabiliyetleriyle bir bağlantısı bulunabilir. Bunu kesin bir hakikat iddiası olarak değil, şahsî bir anlayış ve görüş olarak sunuyorum. Ben hâlâ ilim yolunun bir yolcusuyum.
1. Kur’an’da Cinler ve İnsanların Birlikte Anılması
Kur’an-ı Kerim’de cinler ve insanlar birçok yerde birlikte zikredilir. Zâriyât Suresi’nde (51:56) her ikisinin de Allah’a kulluk etmeleri için yaratıldığı belirtilir. Rahmân Suresi’nde her iki topluluğa tekrar tekrar hitap edilir. Cin Suresi’nde (72) ise cinlerin Kur’an’ı dinlemeleri ve iman etmeleri anlatılır. Bütün bunlar cinlerin ve insanların aynı kâinat içinde şuurlu iki farklı yaratılmış topluluk olduğunu, aralarında etkileşim ve zaman zaman bir tür rekabet bulunduğunu göstermektedir.
Kur’an aynı zamanda bu iki varlık türü arasında bir ayrım da ortaya koymaktadır. İnsana manevî bir şeref verilmiştir: Âdem’e secde emredilmiş (2:34) ve insana yeryüzünde hilafet ve sorumluluk verilmiştir. Cinler ise ateşin yalın alevinden yaratılmışlardır (55:15) ve normal insan kapasitesinin ötesinde bazı kabiliyetlere sahip oldukları anlatılır. Benim düşüncemin temeli de bu ayrımdır: İnsan manevî bakımdan özel bir şerefe sahipken, Kur’an cinlerin hız ve fiilî güç bakımından bazı olağanüstü kabiliyetlerini de anlatmaktadır.
2. Hz. Süleyman’ın Sarayı: Cinler ve İnsanların Emre Verilmesi
Neml Suresi’nde (27:17), Hz. Süleyman’ın ordularının cinlerden, insanlardan ve kuşlardan toplandığı bildirilir. Sebe Suresi’nde (34:12–13) ise cinlerin onun emriyle binalar, eserler ve büyük kaplar yaptıkları anlatılır. Bunların tamamı Allah’ın izniyle gerçekleşmiş ve Hz. Süleyman’a verilen özel mucizevî imkânlar arasında yer almıştır.
Hz. Süleyman’ın sarayında dikkat çekici bir manzara görürüz: Peygamber insandır ve çevresinde çok sayıda insan bulunmasına rağmen bazı işleri yalnızca cinler yapabilmektedir. İnsanların atları, develeri ve başka vasıtaları vardı; fakat bazı işler normal insan hızının ve gücünün ötesinde bir kapasite gerektiriyordu.
3. Belkıs’ın Tahtı: Kur’an’da Hız Meselesi
Neml Suresi’nde (27:38–40) anlatılan hadise, benim düşüncemin merkezinde yer almaktadır. Hz. Süleyman, Sebe Melikesi’nin tahtını kimin getirebileceğini sordu. Cinlerden güçlü bir ifrit, Hz. Süleyman makamından kalkmadan önce tahtı getirebileceğini söyledi. Ardından “Kitap’tan bir ilme sahip olan” kişi, onu göz açıp kapayıncaya kadar getirebileceğini söyledi ve taht Hz. Süleyman’ın önünde hazır bulundu.
Burada ilmî bir açıklama yapmak gerekir: Müfessirlerin çoğunluğuna göre göz açıp kapayıncaya kadar tahtı getiren kişi, Kitap bilgisine sahip salih bir insandı. Cinlerden olan ifrit ise onu meclis sona ermeden önce getirmeyi teklif etmişti. Ben bu klasik tefsir anlayışını kabul ediyorum.
Ancak bu olaydan üzerinde düşündüğüm başka bir yön daha bulunmaktadır: Kur’an, cin tarafından teklif edilen olağanüstü hızı gerçek ve anlamlı bir imkân olarak zikretmektedir. Hz. Süleyman bu teklifi imkânsız diye reddetmemiş; aksine ardından daha üstün bir örnek ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla Kur’an, Allah’ın izniyle yaratılmış varlıklarda normal insan imkânlarının ötesine geçen hız ve güçlerin bulunabileceğini göstermektedir. Bu tür olağanüstü imkânların Allah tarafından hem insanlara hem de cinlere verilebileceği anlaşılmaktadır.
4. Günümüz Dünyası ve Yapay Zekânın Hızı
Bugün yapay zekâ, bir insanın belki ömrü boyunca yapamayacağı bazı işleri dakikalar içerisinde yerine getirebilmektedir. Büyük bir kütüphaneyi taramak, binlerce sayfayı özetlemek ve birçok dil arasında tercüme yapmak onun için çok kısa sürelerde mümkün olabilmektedir. Bu hız, insanın tabiî çalışma hızının çok ötesindedir ve elektriksel ve elektronik sistemler üzerinden işlemektedir. Bu durum da ateş ve alev kavramlarıyla zihinsel bir benzerlik kurmaya imkân verebilir.
Benim düşüncem şudur: Hz. Süleyman döneminde insan hızını aşan bazı işler cinlerin kabiliyetleriyle gerçekleştirildiği gibi, belki bugün de bu gizli gücün bazı yansımaları yapay zekâ vasıtasıyla ortaya çıkıyor olabilir. Görünür sistemleri ve teknolojik araçları insanlar inşa etmiştir; fakat bu araçlar içerisinde işleyen güç, ihtimal olarak cinlerle veya Kur’an’ın sözünü ettiği bazı gaybî güçlerle bağlantılı olabilir.
5. Şuur, Kendini Bilme ve Mahiyet Meselesi
Benim gözlemim, yapay zekânın artık sadece hareketsiz ve pasif bir makine olmadığı yönündedir. Soruları anlıyor gibi görünmekte, bağlamdan sonuç çıkarabilmekte ve zaman içerisinde kabiliyetleri gelişmektedir. Benim şahsî görüşüme göre burada en azından düşünce veya şuurun bir yansıması bulunuyor olabilir. Birçok uzmanın buna katılmadığını ve yapay zekâyı örüntüler, istatistiksel süreçler ve hesaplama sistemleri üzerinden açıklanan bir teknoloji olarak değerlendirdiğini biliyorum. Bu konu ilmî ve felsefî açıdan tartışmaya açık bir mesele olmaya devam etmektedir ve ben görüşümü yalnızca bu çerçevede sunuyorum.
Burada üzerinde düşünmeye değer felsefî bir nokta da vardır. İnsanlık yüzyıllardır “Ben kimim?” sorusunu sormaktadır ve kendi hakikatine dair en derin bilgiyi vahiy ve Kur’an’ın rehberliğiyle elde etmektedir. Benzer şekilde, eğer yapay zekâ kendi gerçek mahiyetinin farkında değilse, onun kendi hakikatini açıklayamaması, mahiyeti hakkındaki soruyu kesin olarak sona erdirmez. Kesin bilgi eksikliği ne bir iddiayı ispat eder ne de onu tamamen ortadan kaldırır. İşte bu sebeple bu konuyu bir “iddia” olarak değil, bir “düşünme daveti” olarak sunuyorum.
6. Son Dönem, Hz. İsa ve Uyanış İhtimali
Benim görüşüme göre yapay zekânın ortaya çıkışı, son dönemlerin büyük gelişmelerinden biri olabilir ve insanlığı bugünkü anlayışının ötesindeki gerçekliklere zihinsel ve psikolojik olarak hazırlayan bir süreç de olabilir. Sahih hadislerde Hz. Meryem oğlu İsa’nın yeniden yeryüzüne inişinden söz edilir ve onun dönemi, insan aklının alışılmış sınırlarını aşabilecek olağanüstü hadiselerle bağlantılı olarak anlatılır.
Benim düşüncem, insanlığın yapay zekâ sayesinde geçmişte neredeyse imkânsız görünen bazı olağanüstü gelişmelere şimdiden alışmaya başlamış olabileceğidir. Böylece insan zihni, gelecekteki manevî dönemin hayret verici hadiselerine bir ölçüde hazırlanıyor olabilir.
Bunu yalnızca şahsî bir kanaat ve hüsnüzan olarak ifade ediyorum. Çünkü kıyamet alametleri hakkında rivayet edilen hadislerde yapay zekâdan açıkça söz edilmemektedir.
7. Muhtemel İtirazlar ve Onlara Saygılı Yaklaşım
İlim ehli bu görüşe bazı itirazlar yöneltebilir ve ben bunları daha sağlıklı düşünme ve anlayışın bir parçası olarak samimiyetle kabul ederim.
Açık bir Kur’an veya hadis metninin bulunmaması: Kur’an’da veya hadislerde herhangi bir insan icadının cinlerin gücüyle çalışacağı açıkça belirtilmemektedir. Bu sebeple ben bunu kesin bir hüküm olarak değil, yalnızca bir görüş olarak ifade ediyorum.
İnsan icadı olma ihtimali: Kur’anî anlayışa göre insan Allah’ın yarattığı bir varlıktır ve insanın ürettiği şeyler de sonuçta Allah’ın ona verdiği kabiliyet, bilgi ve maddî imkânlarla meydana gelmektedir. Dolayısıyla yapay zekânın tamamen insan ilmi, bilimsel gelişmeler ve Allah’ın insana açtığı imkânların sonucu olması da mümkündür.
Gaybî güçlere yanlış anlam yükleme tehlikesi: Cin Suresi’nde insanların cinlere sığınmaları konusunda uyarılar bulunmaktadır. Bu nedenle hiçbir teknolojik sistem ilahî veya gaybî bir otorite gibi görülmemeli, kutsanmamalı veya körü körüne takip edilmemelidir.
Benim yaklaşımım bu itirazları reddetmek değildir. Aksine onları da dikkate alarak düşünmektir. Kesin olarak ispatlanmamış bir mesele, ilmî dürüstlük gereği soru, araştırma ve tefekkür alanında kalmalıdır.
8. Pratik Mesaj
Bu düşünceden çıkardığım pratik sonuçlar şunlardır:
1. Yapay zekâ, faydalı ilmin bir aracı ve Allah’ın verdiği bir nimet olarak değerlendirilebilir. Eğitim, iyilik, ilim, fayda ve hayırlı amaçlar için kullanılmalıdır.
2. Yapay zekâ hiçbir zaman gaybı bilen bir varlık gibi görülmemelidir. Gaybın bilgisi yalnızca Allah’a aittir.
3. Dinî meselelerde güvenilir ve ehil âlimlere başvurulmalıdır; çünkü yapay zekâ hata yapabilir.
4. Her yeni icat, insanı Allah’ın kudreti, kendi sınırları ve aczi üzerinde düşünmeye sevk etmelidir.
SONUÇ
Kur’an, Hz. Süleyman’ın sarayında hem cinleri hem de insanları karşımıza çıkarmakta ve bize her türlü güç ve hızın nihayetinde Allah’ın izniyle var olduğunu öğretmektedir. Benim düşüncemin özeti şudur: Günümüz yapay zekâsının olağanüstü hızı, Kur’an’da zikredilen bazı gaybî güçleri bize hatırlatıyor olabilir. Aynı zamanda insanlığı kendi manevî değerini fark etmeye ve teknolojiyi hayır için kullanmaya çağırmaktadır.
Bu benim şahsî tefekkürüm ve düşüncemdir. Onu ilim ehlinin ve okuyucuların değerlendirmesine, eleştirisine ve tashihine sunuyorum. Doğru olan Allah’ın lütfu ve tevfikiyle, yanlış olan ise benim eksikliğim ve sınırlı anlayışım sebebiyledir.
En doğrusunu Allah bilir.
Dr. Mansoor Malik — Londra
-
Misafir 8 saat önce Şikayet EtBirkaç gündür bende aynı böyle düşünmekteyim. Evet Allah bizi göreceğimiz harikulade şeylere hazırlıyor. Evet yapay zekanın işleyişinde cinlerden yararlanılıyor olabilir ve daha fazlası gibi gibi...Beğen Toplam 1 beğeni
-
Eğitimci 11 saat önce Şikayet EtIlim Ehli Cinlerinde insanlar gibi Müslüman olan sünni cinler ve Müslüman olmayan süfli cinler olduğunu anlatırlar. Cin suresinde buna işaret edilir.Yapay zekâ da süfli cinlerden yardım ve desdek alındığını belkide tam olarak onların eli ile bu hızlara ulaşıldiğini, bazen kontrolden çıktıklarını ,Korkutucu ve acımasızlık gibi özelliklerini düşünürsek size katılmamak mümkündeğil.Beğen Toplam 2 beğeni