Dr. Oğuz Tan
Dr. Oğuz Tan
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Hepimiz birer terörist olabiliriz...

GİRİŞ 24.05.2011 GÜNCELLEME 24.05.2011 YAZARLAR

Stanley Milgram 1933’te New York’ta doğdu. Yahudi’ydi. Babası Macar, annesi Romanyalıydı.

Nazilerin meşhur ‘soykırım uzmanı’ Adolf Eichman’ın 1961’de Arjantin’de yakalanıp Kudüs’te yargılanmaya başlamasından sonra, Milgram da, kendi adıyla anılan çok ünlü bir deneyi başlattı.

Genç bilim adamı, Nazilere yardakçılıkla suçlanan çoğu kişinin, ‘Ben vazifemi yaptım’ dediğini duyuyordu. Katliama katılanlar arasında cellat ruhlu insanlar hiç fazla değildi.

Milgram, deneklere, hafıza ve öğrenmeyle ilgili bir deneye katıldıklarını söylüyordu.

Her iki katılımcıdan biri öğretmen, diğeri öğrenci görevini üstleniyordu.

Öğretmen ile öğrenci, bir paravanla bölünmüş ayrı odacıklardaydılar. Birbirlerini görmüyorlar, ama duyabiliyorlardı.

Öğretmen, bir listedeki kelimeleri okuyor, öğrencinin bu kelimeleri tekrarlamasını istiyordu.

Dananın kuyruğu, bundan sonraki aşamada kopuyordu:

Öğretmen, her yanlış cevap için, öğrenciye, önüne konmuş bir cihazla, 15 volt fazla elektrik veriyordu!

Öğrenci acı dolu çığlıklar atıyor, ‘Yeter!’ diye duvarı yumrukluyor, kalp hastası olduğunu söylüyordu.

Bu noktada, öğretmen görevini üstlenen deneklerin çoğu, deneyi bırakmak istediler. Bazıları 135 volta geldiklerinde, durup deneyin amacının ne olduğunu sorguladılar.

‘Devam edin, siz sorumlu değilsiniz’ açıklamasıyla rahatlatılınca, öğretmenlerin ekserisi elektrik şoku vermeye devam ettiler. 450 volta kadar!

Aslında elektrik şoku falan verdikleri yoktu! Öğrenci de araştırmacının adamıydı. Öğretmen gerçekten şok verdiğini sanıyor, öğrenci de acı çekiyor numarası yapıyordu.

***

Milgram, deneyden önce, üniversite öğrencilerine, öğretmenlerin davranışları hakkındaki tahminlerini sormuştu. Öğrencilerin sadece %1.2’si öğretmenlerin işkenceye devam edebileceğine inanıyordu.

Halbuki öğretmenlerin %65’i 450 volta kadar işkenceyi sürdürdü!

İşinde gücünde, sıradan insanların bile berbat bir yıkıcı faaliyetin nasıl olup da taşıyıcısı olduklarını gösteriyordu Milgram.

Denekleri kendi halinde kişilerdi. Sadist, işkenceci, terörist değillerdi.

Başkalarına kötülük yapmak, kitaplarında yazmıyordu. Ahlâkî ve vicdanî değerleri, insanlara eziyeti reva görmüyordu. Ama birer işkence makinesi haline gelmişlerdi. Milgram, otoritenin insan üzerindeki etkisini ortaya koyuyordu.

***

Gerçek hayatta mesele daha da vahim hale geliyor. Kültürel, ırksal, dînî, ideolojik, siyasî önyargılar halim selim insanları kötülük kaynağı haline getirebiliyor.

Meselâ teröristlerin psikolojileri üzerine yapılan çalışmalarda, sadece küçük bir kısmının ‘fıtraten’ şiddete meyilli olduğu görülmüştür.

Teröristi terörist yapan sadistik temâyülleri, vicdansızlığı, ahlâksızlığı değildir.

Terörü besleyen ortamda yaşaması, terör örgütünün propagandasına açık olmasıdır.

‘Uygun’ şartlarda yaşasaydık, hepimiz terörist olabilirdik…

Dr. Oğuz Tan - Haber 7
oguztan@mcaturk.com

YORUMLAR 6 TÜMÜ
  • Hasan Mirza 14 yıl önce Şikayet Et
    Bu deney. Kendim de bir yazar olarak bu deneyi bilir ve yazılarımda kullanırım. Fakat doktor bey maalesef Milgram deneyinin amacını doğru koymuyor. Bu deney, öncelikle "devlet otoritesi"nin bir parçası olan görevlilerin niçin dünyanın her yerinde bu kadar vahşileşebildiğini, yani "devlet terörü"nün mantığını deşifre için yapılmıştır. "Terör" kavramı da zaten Fransız Devrimi'nin meşhur giyotinli dönemine delalet eden ve bizzat "devlet" tarafından uygulanıp resmîleştirilmiş bir terimdir. Okuyucuları yanıltmayalım.
    Cevapla
  • can kurtaran 14 yıl önce Şikayet Et
    Terör faaliyetleri arttı çünkü roj tv hala açık. teröristi terörist yapan propaganda ve teröristlerle aynı ortamda bulunması ise. Bu bağlamda doğudaki terör faaliyetlerini ve artış nedenlerini tekrar düşünürsek. Önceleri terörle kırsal alanda mücadele edilirken şimdi terör şehirlere sıçradı, teröristler şehirlerde halkı tehdit ediyor hale geldi.Gizlide yapmıyorlar artık açıktan yapıyorlar. Kürt halkıda bu konulara tepkisizleşti... Ve roj tv basite alınamaz asla, bu kanalı izleyen bir sürü kürt var, bu kanal sabahtan akşama kadar 24 saat propaganda yapıyor. Halkı kışkırtıyor. Sürekli aponun klibini yayınlıyor. Madem bu kanal oraya açık burdaki vatandaşda açsın bir kere görsün neler gösteriliyor o kanalda. Nasıl bölücülük yapılıyor bir görsün. Bu kanal bir çok Teröristi kamplarda gösterirken kürtçe klipler yaparak gösteriyor...Bu kanal sayesinde doğuda halkın teröre olan desteği (sessizliği korkaklığı, başeğmesi) bu şekilde artmaya başladı..Başka açıklama yapılamaz
    Cevapla
  • reecp satılmış 14 yıl önce Şikayet Et
    sabri. kardeş bu şekilde yorumlaman çok yanlış, diğer %50 de aynı durumdadır onlarında bir otoritesi var, chp ve mhp de terörist olabilir değil mi? o sebeble olaylara doğru bakmak önemli
    Cevapla
  • mehmet ali 14 yıl önce Şikayet Et
    güzel bir yazı.pek çok şeyi açıklıyor. mesela,zamanında darbelere katılan subayların nasıl etki altına alındıklarını,bu gün polisin ve yargı sisteminin nasıl AKP militanı gibi hukuk dışı faaliyetlerde bulunabildiği,iktidarlar değiştikçe devlet memurlarının nasıl o iktidarın deynekçisi olabildiğini gayet güzel açıklıyor
    Cevapla
  • tansel şentürk 14 yıl önce Şikayet Et
    Sabri Bey:. Söyledikleriniz her çoğunluk için geçerli olabilir.Yani başka bir partinin %27si veya %13ü aynı duruma düşebilir.Bence bu tehlikenin varlığını fark edip gerekli tedbiri almaktır.Yani bu meseleyi partiler ötesi, siyasey üstü görmek gerekir. Bence bu sorun ancak hiçbir siyasi görüşe angaje olmamış toplumda değeri ve saygınlığı olan kanaat önderleri ve devletin( hükümetin demiyorum) işbirliği ile çözülür.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle