Apple iPad'e karşı Intel Ultrabook
2 cm'den daha ince ve 1 Kg'dan daha az. Üstelik günümüzün dizüstü sistemleriyle aynı performansta. Intel, yeni bir alan yarattığı Ultrabookkonsepti ile müthiş bir çıkış yakalamak istiyor. Hatta Apple'ıntablet ürünleri ile gerçekleştirdiği başarıyı Ultrabook ile yaşamak istiyor. Bu yüzden de işi sıkı tutuyor ve uygun fiyatlı Ultrabook ürünleri ile hem iPad hem de sürekli yükselen Androidtabletlerden ciddi bir pay kapmak istiyor.
Intel ürüne o kadar çok güveniyor ki Ultrabook'u bir marka olarak tescil ettirdi. Centrino dizüstü sistemler ilk çıktığında, piyasada inanılmaz bir etki yaratmıştı. Kısa süre içinde Centrino platformu durdurulamaz bir hal aldı ve Intel'in dizüstü sistemlerdeki yerini sağlamlaştırdı. Ardından Netbook sistemleri ile tanıştık. Intel burada da istediği başarıyı elde etti. Fakat Apple, iPad'i piyasaya çıkartınca dengeler değişti. Intel tablet ürünlerde geride kaldı. Kaldı ki Apple Intel işlemci yerine ARM işlemciler kullandı. Bu yüzden olsa gerek yeni bir kategori olan Ultrabook'ları geliştirdi. Amaç Apple'ınhakim olduğu tablet piyasasından pay almak.
Ultrabook, iPad için ciddi bir tehdit mi?
Üreticiler özellikle Tablet ve akıllı telefonlarda oldukça düşük güç tüketen ARM işlemcileri kullanıyorlar. Hatta Microsoft, ocak ayında ARM işlemcileri de destekleyeceğini açıklaması Intel'de hafif bir panik havası yarattı. Intel bu yüzden treni kaçırmamak için haziran ayında Asus ile birlikte ilk Ultrabook ürünlerini Taiwan'da gerçekleştirilen Computex fuarında görücüye çıkardı.
Fakat esas değişiklik 2012 yılında gerçekleşecek. Çünkü Intel, sadece 15 Watt güç tüketen ve bu sayede pil ömrüne olumlu bir etkisi olan 3D işlemcisi olan Ivy Bridge ile büyük sükse yapmaya çalışıyor. Intel, bu değişim ile birlikte, 2012 yılının sonuna kadar dizüstü pazarının %40'ını bu yeni konseptleele geçirmeyi hedefliyor.
Tabii şunu belirtmekte fayda var;Ultrabook, Intel'in iki yıl önce çıkardığı ve beklenen başarıyı yakalayamayan Ultra Thin dizüstü sistemlerinin gelişmiş versiyonu. Dell'in Adamo adlı ürünü bu kategoriye aitti ve oldukça ilgi çekmişti. Fakat bu konsept pahalı olması ve giriş seviyesi masaüstü sistemlerden bile daha düşük bir performansta olması başarıyı engelledi.
Günümüzdeki Ultrabook ürünleri Sandy Bridge ailesine ait olan Core i5 ve Core i7 işlemcilerini kullanıyorlar. Yüksek bir performans sağlayan bu işlemci, beraberinde gelen güçlü donanım birleşenleriyle ilgi çekiyor. Örneğin Asus UX21, Core i7 işlemci ile birlikte dokunmatik ekran, SSD desteği ve hızlı açılış özelliği ile birlikte 1000 Dolar'lık fiyatıyla büyük ilgi toplamıştı.
una ek olarak USB 3.0 arabiriminin desteklenmesinin de gözardı edilmemesi gerekiyor. Bu özellikle önemli bir avantaj. Çünkü günümüzdeki dizüstü üreticileri USB 3.0 entegrasyonunda sorunlar yaşıyorlar. Buna karşılık Intel, herhangi bir sorun yaşamamış olmalı ki bu yeni teknolojiyi şimdiden ürünlere entegre etti.
Uzun Lafın Kısası
Şimdiden MacBookAir/Pro ve iMac'leri tehdit eden Intel, Ultrabook ile tablet pazarından da pay almak istiyor. Tablet kadar inceliği ve sahip olduğu klavyesi ile daha kullanışlı ve yeni nesil işlemcisi ile daha performanslı olan Ultrabook, kullanıcıları dinlemiş. Uygun fiyat ve uzun pil ömrünü de katarsak, yakın zaman içinde taşınabilir cihazlar kategorisinde çok ciddi değişimlere şahit olmamız kuvvetle muhtemel.
Tabii burada kullanıcının tepkisi de önemli. Çünkü bu zamana kadar tablet ürünleri ikinci bir bilgisayar olarak satılıyordu. Intel ise bunu kırmak istiyor. Hatta firmanın üst düzey bir yöneticisinin yaptığı açıklamalara bakılırsa, 10 yıl içinde dizüstü sistemler, tablet ürünleri ve Netbookkonsepti yok olacak. Her ne kadar dile getirilmemiş olsa da, tablet kadar ince Ultrabook konsepti piyasaya hakim olacak.
Ecevit Bıktım
ecevit@scroll.com.tr