Ekrem Dumanlı
Ekrem Dumanlı
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

İbretlik bir tablo

GİRİŞ 25.09.2008 GÜNCELLEME 25.09.2008 YAZARLAR

Lütfen Boğaziçi Üniversitesi'nin tarihine nakşedilecek o güzel fotoğrafa bir daha bakın. Başörtülü öğrencilere karşı yürütülen kaba saba uygulamayı içine sindiremeyen gençler bir araya gelmiş ve okula birlikte giriyor.

Saçları omuzlarına inmiş genç erkekler, başı açık genç kızlar. Civciv sarısı saçları ve kot pantolonuyla alkış tutan gençler ne demek istiyor acaba? Aferin çocuklar! Siyasetçilerin yapamadığını yaptınız. Gazeteciler de sizin kadar cesur olamadı. Sivil toplum adına mangalda kül bırakmayan bazı darbe yandaşlarının zaten sizin ufkunuza erişmesi mümkün değildi...

Dün ve önceki gün gazetelere yansıyan (bazı gazetelere yansımayan ve asla yansımayacak olan) dayanışma fotoğrafını niçin önemsiyorum biliyor musunuz? Bu memlekette müzminleşmiş bazı problemler var ve o problemi ancak 'öteki'nin ortaya koyacağı empati kültürü çözebilir. Başörtüsü bunların liste başında gelir. Başörtüsünü, başörtüsüzlerin insaf ve izanı olmadan çözmek çok zor. Başı açık insanımız diyecek ki: "Yeter be kardeşim! Benim problem yapmadığım bir meseleyi senin kriz haline getirmeye ne hakkın var! Ve bizi ayrıştırma cesaretini sana kim verdi!'' Bu feryat, kasvet dolu kalpleri intibaha getirmeden bu sorun tam anlamıyla çözülmez. O yüzden hep kızarım Cumhuriyet mitinglerine katılanların keskin ucuna. Eğer samimi olsalardı başörtülü çocukları da yanlarına alırlar; duydukları 'endişe'yi onlarla paylaşırlardı. Anıtkabir'i ziyaret etmek isteyen başörtülüleri dövmeye yeltenen azgın bir topluluğun toplumsal barışa katkı sağlaması mümkün mü?..

Aynı durum başı açık insanımız için de geçerli. Bir insan kendi iradesiyle böyle bir tercih yapmışsa, kimin haddine ki ona baskı uygulasın. Hangi mantıkla, hangi insafla, hangi vicdanla. Başı açık bir bayana yapılan her türlü baskıyı bertaraf etmek başı kapalı insanlara düşer. Oruçlu insana saygı, insana saygının gereğidir. Oruçsuz insana yapılacak en küçük saygısızlığın karşısında dimdik durması gerekenler de bizzat oruçlu insanların kendileridir. Hayatı paylaşmak, sosyal barışı devam ettirmek ancak karşılıklı saygıyla mümkündür çünkü...

Sadece başörtüsü meselesi değil; temel hak ve özgürlük konularında, ya da müzminleşmiş sorunların çözümü noktasında 'karşı taraf'la empati yapılmadıkça bu ülkenin hiçbir problemi çözüme kavuşturulamaz. Mesela başörtüsü sorunu AK Parti'den daha çok CHP'nin meselesi haline gelmedikçe siyaset rüştünü ispat etmiş sayılmaz. Ve CHP, başörtülü çocuklara kapılarını kapadığı sürece eski tüfek komünist partilerine mahsus politbüro kasvetinden de kurtulamaz.

Bu ülkede 'Kürt sorunu' varsa bu meseleyi sadece Kürt aydınına havale etmek yanlıştır ve meseleyi kördüğüm yapmaktan başka bir şey değildir. Demokrat ve cesur Türk aydını konuya kuşatıcı bir nazarla yaklaşacak ki testi kırılmadan bu ülke mesafe alabilsin. Testi kırıldıktan sonra içinde ab-ı Kevser bile taşısanız önemi kalmıyor çünkü. Alevilik konusu da öyle. Bazı art niyetli insanlar Aleviliği başka bir dinmiş gibi sunuyor ve şahsi çıkarları uğruna ayrılığı, hatta düşmanlığı körüklemek istiyor. Bu tehlikeyi bertaraf etme sorumluluğunu sadece duyarlı ve tutarlı Alevilerin omuzlarına yüklemek yanlış olur. Sünniler de 'Ben buradayım, senin temel hak ve özgürlüklerin konusunda sana destek çıkmak benim görevim' demedikçe muhtemel bir mezhep kavgasının (Allah korusun) önüne geçemezsiniz.

Boğaziçi'nin parlak zekâlı gençleri 'öteki'ni anlama ve ona destek olma konusunda aydınlık bir kapı araladı. Bu köklü üniversiteye yakışan da buydu. Okul karakterine ve tarihine ters düşen tek portre maalesef çiçeği burnunda Rektör Kadri Özçaldıran Bey'dir. Yazılanlar doğruysa Sayın Rektör başörtülü çocuklara zoraki imza attırıyor, kapıya korumalar yerleştiriyor, barikatlar kurduruyor. Beyefendi, orası Türkiye'nin en seçkin ve en özgür üniversitesi; babanızın çiftliği değil! Hele engizisyon mahkemesi hiç değil! Okul tarihini unuttun diyelim; insan döner öğrencilerine bakar ve utanır!

EKREM DUMANLI - ZAMAN

e.dumanli@zaman.com.tr

YORUMLAR 6 TÜMÜ
  • Melih Altan 17 yıl önce Şikayet Et
    Fethullah Gulen "furuat" dedi "teferruat" degil - 2. Bir soru daha basortusu ayetleri ne zaman indi? Neden ayetlerin inisindeki tedriciligi gunumuzde iman davamiza yansitmiyoruz? Bana ama artik elimizde Kuranin butunu var muhabbeti yapmayin. Allah kudreti yokmuydu Kurani bir sefer de indirmeye. Kuranda akil sahiplerinin dusunmesi gerektigine yuz defa bin defa vurgu bosuna yapilmiyor. Bu arada benim esim basortulu, ve tanidigim her musluman bayanin basortulu olmasini cani gonulden arzu ederim. Ama once iman. Once iman.
    Cevapla
  • Melih Altan 17 yıl önce Şikayet Et
    Fethullah Gulen "furuat" dedi, "teferruat" dedi. Once Aydin Dogan gazeteleri agziyla konusmayi birakin. Sonra da "furuat" nedir manasina gidin bir bakin. Basortusu dinin ilk sarti midir? Bir kisi iddia edebilir mi basortusunun imandan, namazdan daha onemli oldugunu? Edemez ama ben o kadar cok musluman gordum ki basi acik bir bayanin imanini artirmaktan ziyade basini kapamasiyla ugrasan. Iste asil bu zihniyetteki kisilerdir basortusu davasini baltalayanlar.
    Cevapla
  • Veysi Deniz 17 yıl önce Şikayet Et
    Haklarını helal etmezler. Bu başörtüsü zulmünün devamında kimin hissesi varsa, kim taviz verdirerek şevki kırmaya vesile olmuşsa, kim söylemleriyle yasağa katkıda bulunmuşsa, 'Essebebu kelfail' (sebep olan yapan gibidir) sırrınca kıyamet günü hesap sırasında çok zorlanacaktır. Kimse bundan dolayı hakkını helal etmez. KİM OLURSA OLSUN...
    Cevapla
  • metin yılmaz 17 yıl önce Şikayet Et
    borç. yüzde 47 diye her fırsatta bangır bangır bağırıyorsunuz . Buyursun AKP çözsün bu meseleyi , niye topu başka yerlere atıyorsunuz? Başörtüsü meselsini çözmek AKP nin boynunun borcudur!
    Cevapla
  • taha keskin 17 yıl önce Şikayet Et
    Fethullah Hoca. Keşke Fethullah hoca'da geçmişte başörtüsü mücadelisini baltalamasadı. Başörtüsü teferruattır türü açıklamalar yapmasaydı
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle