Bu yüzden mi susuyorsunuz?
1990'lı yıllara ait 17 bin civarında faili meçhul cinayet olduğu söyleniyor.
Yıllarca PKK, bu cinayetler üzerinden propaganda yaptı. Örgüt, devlet zırhına bürünmüş kişilerin pervasızca cinayet işlediğini anlattı Kürt gençlerine. Sadece onlara mı? Uluslararası bütün platformlarda bu cinayetler dile getirildi. Tâ ki devlet, faili meçhul cinayetler dosyasını açıncaya kadar.
Hukuk devreye girdi ve Diyarbakır'da savcılar yıllardır raflarda duran dosyaları incelemeye aldı. Ne kadar faili meçhul cinayet varsa hepsi mercek altına yatırıldı. Müştekiler adaletin kapısını çaldı ve yakınlarının akıbetini sordu. Adı geçen zanlılar bir bir hesaba çekilmeye başlandı. Mesela faili meçhul cinayetler ile ilgili ismi en sık geçen Albay Cemal Temizöz, görev yaptığı kışladan alındı ve sanık sandalyesine oturtuldu. Hâlâ tutuklu yargılanıyor Temizöz.
Görgü şahitleri, itirafçılar, devlet görevlileri, meçhul cinayete kurban gidenlerin yakınları... Herkes bildiği ne varsa anlatmaya başladı. Vakıa önemli görgü şahitlerinden bir kısmı, tuhaf bir şekilde ifadesini geri çekti; ancak adalet mekanizması durmadı. İfadelerin paralelinde kazılar yapıldı, cesetler bulundu.
Bütün bu gelişmeler yaşanırken "Kürt sorunu" üzerine yıllardır konuşan, özellikle faili meçhul cinayetleri gündemden düşürmeyen PKK'ya yakın çevreler derin bir sessizliğe büründü. Her fırsatta medyatik şovlar yapan örgüt yanlısı parti vitrini, bu önemli davanın duruşmalarına adım bile atmadı. Sembolik birkaç demecin, zoraki birkaç beyanın dışında faili meçhuller üzerine örgüt yanlılarından bir hamle gelmedi. Yargı olayın üstüne giderken, konuyu Meclis'e taşıyıp medyatik şovun parçası kılmaya çalıştılar.
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Ekrem Dumanlı / Zaman