Diyeceğim odur ki
Bu seçim sonuçları benim için bir sürpriz miydi?
Bir iki yerdeki sonuçlara şaşırmakla birlikte, değildi.
Zira aylardır halk içerisinde adeta bir seçim sloganı haline gelen “ilçelerde başka yere, ilde AKP’ye” sözünü fazlasıyla önemsedim.
Bu seçimlerde AKP’ye bir ikaz verilecek diye bekledim.
Dolayısıyla
Halk AKP’ye bence şöyle dedi:
Benim derdimle hemhal ol, işyerimin kapanmasını benim beceriksizliğime verme.
İşyerimin kapanmasını, ekonomik krizi anlayabilir hatta anlayış da gösterebilirim fakat sen de ‘elimden geleni yapıyorum derdinizi anlıyorum’ de
Param pulum yok diyorsam beni dinle, zira ben seni, beni dinleyeceksin diye destekledim
Hakkında yolsuzluk şayiaları duyuyorum, bu konuda beni aydınlat
Yerel seçimlerle ilgili karar verirken yerel dinamikleri de dinleyeceksin, belediye başkanların birilerinin adamı olmasın.
“Ceketimi koysam alırım” mantığın bize uymaz, sen iktidarsan, seni iktidara getiren bizleriz, bunu unutma.
Büyük Türkiye hayali kurman bizi mutlu eder ille velâkin “Türkiye’yi istiyorum” mantığın bize ters.
Aynı zamanda bu toplumun insanları tüm siyasilerden de şunu istiyor: bu ülkenin sorunlarını tek bir partinin sorunu olmaktan ziyade tüm partilerin sorunudur.
Bu açıdan bakıldığı zaman
Bu ülkenin insanları sanki kafa kafaya vermişler de bir istişare yapmışlar gibi- ki bu pek de mümkün değil ancak halkın ne kadar bilinçli olduğunun göstergesi- sandıktan gayet makul bir sonuç çıkarttılar.
Demek ki bu millet aptal değilmiş.
Aldıkları yardımlara fit olup üç torba kömüre, bir paket yiyeceğe oylarını satmıyorlarmış. Bilakis onları zaten kendi hakları olarak görerek oylarını kime güveniyorlarsa onlara atıyorlarmış.
Ülke öyle sanıldığı gibi muhafazakarlaşmaya doğru gitmiyormuş. En çok dindarların yaşadığı Fatih’ten CHP yüzde otuz civarında oy alıyorsa, bu seçim sonuçlarını iyi değerlendirmek gerekiyor.
*
Vakıa yoksul zaten işsiz zaten aldığı maaşlarla geçinemeyen insanlara yardım yapılmasına (şeklen şık bulmuyorum) itirazım olmadı.
AKP iktidarı da “analarının sütü gibi helaldir” diyerek bu yardımların bir sosyal devlet gereği olarak yapıldığını söylüyordu. Yardımların yapıldığı yerlerden öyle oy patlaması filan olmadığı gibi, bu sayede seçim filan da kazanılmadı.
Kürtler artık kendilerinin ötekileştirilmesinden bıktılar. Buna kesin bir çözüm istiyorlar.
Dışlanmak istemiyorlar.
Bir taraftan “Kürtçe kanal kuran” devlet, diğer taraftan “Kürdistan” demedim diye diretiyor.
*
AKP’nin oy kaybedeceğini herkes hissediyordu, hatta daha da fazla olabilirdi bu. Bunu nerden mi biliyorum, çünkü çevrenizde konuştuğunuz insanların fikri genellikle sandığa yansıyor da ondan. AKP’ye oy veren bir kitle var ki (bunun iyimser bir rakamla yüzde 5’ten fazla olduğunu söyleyebilirim) “Ak Parti’ye vermezsem bundan CHP istifade eder” diye kerhen oy verdi. Sonuçta bu bir yerel seçim ve belediyeleri CHP’ye kaptırma ihtimali pek iç açıcı gelmiyor bu kitle için. Yine bunun gibi, ekonomik durumu kötüye gittiği halde AKP iktidarına yakın yeni zenginlerin oluşmasına ve bunların yaşantılarının kendilerininkinden farklılaşmasına tepki gösteren bir kitle de var ki, bunlar da kerhen Ak Parti’ye oy verdiler.
*
CHP’nin İstanbul’daki oy artışını gerçekleştiren Kılıçdaroğlu için “yeni lider” yakıştırmaları yapılsa da, genel seçimlerde onun bir lider karizması oluşturabileceğini ne yazık ki- düşünmüyorum.
Ama CHP bu seçimde bir şey (hem de çok önemli bir şey) öğrendi (mi?): Laiklik elden gidiyor çığırtkanlığının yıllardır kendisine neler kaybettiğini fark etti!..(mi?)
*
Peki, Ak Parti’nin bu kadar civcivli geçen yılların ardından sadece 3 puan kaybederek (yerel seçimlere kıyasla) yüzde 40 civarında çıkması başarısızlık mıdır? Bence kesinlikle hayır.
Ergenekon davası gerginliği, PKK-Kuzey Irak ve hatta Irak’ın bütünlüğü meselesi, küresel ekonomik kriz gibi girdapların ortasında Ak Parti’nin duruşunu halk pek de küçümsemedi.
Ancak, Davos’tan medet umarak her şeyin Tayyip Erdoğan üzeriden yürümesi, Ak Parti’nin ileriki dönemde temel sıkıntısı haline gelecek.
Herkese, her kuruma, sokaktaki adama çiftçiye, köylüye bile laf yetiştiren, gerginlik üreten Tayyip Erdoğan portresi bu seçimde üç puan kaybettirmiştir. (22 Temmuz’daki seçim olağanüstü bir durumdu, orada halkın askere ve yargıya tepkisi Ak Parti’de birleşti.)
Ben buna inanıyorum.
Ha, Ak Parti’nin kurmayları her işin peşine Tayyip Erdoğan’ın koşturmasından rahatsız mıdırlar, bundan emin değilim. Arka planda ense yapmak daha çok hoşlarına gidiyor olabilir. Ama Tayyip Erdoğan, özellikle Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı olmasından sonra onun yükünü de üstlenmiştir ve bunu taşımakta zorlanmaktadır.
Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül-Bülent Arınç sacayağı (ya da Abdüllatif Şener’i de eklersek dört direğinden üçü) bugün eksiktir.
Bugün Ak Parti tek ayak (Tayyip Erdoğan) üzerinde durmaktadır.
Bilmiyorum, yoksa bana mı öyle geliyor
Elif Çakır - Taraf
elif.cakir@yahoo.com
-
isa ertuğrul 16 yıl önce Şikayet EtNedir bu halkın siyasilerden çekdiği. 70 li yıllarda Ecevit,Demirel halkı benzin,yağ kuyruklarında 70 sent,e muhtaç ederken terörden günde yirmi kişi ölürken sol cenah çok memnundu bugünden derken Turgut özal,ın sihirli eli ülkeye değdi,ondan sonra gelenler ülkeyi gene eski günlere döndürdü,ve AK parti ülke üzerinde güneş gibi doğdu ülkeyi uçurumdan aldı anlatacak yeryok kayıp yanlız 2 puan Ak günler ilerde moralerimiz bozulmasın..Beğen
-
necdet kızılırmak 16 yıl önce Şikayet EtAk Parti'ye vermezsem bundan CHP istifade eder. Demek ki yolsuzluklar seçmenlerin hoşuna gidiyor, bu kadar yolsuzluk yapanların yeniden seçilmesi, bence yadırgatıcı, futbol taraftarı gibi oy veriliyor. İkinci gözlemim emeklilerin unutulması, sadaka gibi zamlar seçmenlerin bir kısmını küstürdü. O yüzden oy vermediler. (Benim gibi)Beğen