Elif Çakır
Elif Çakır
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Bu ne yaman medya?

GİRİŞ 21.04.2009 GÜNCELLEME 21.04.2009 YAZARLAR

Genelkurmay Başkanı’nın konuşmasını dinlemek üzere Harp Akademileri’nde toplanan gazetecileri görünce 28 Şubat süreci depreşti zihnimde.
Medyadan bu kadar yoğun katılımı pek de hayra alâmet görmeyenlerdenim.
Genelkurmay’dan brifing almaya meraklı olmak, belki gazetecilik açısından bir imtiyazdır, bilemiyorum. Bunları günlük haline getirip ilerde kitap olarak değerlendirmek isteyenler için bulunmaz bir fırsat olabilir.
Benim ilgimi çekmemesi, ya da ürküntü duymam, kendimle ilgili.
Fakat ne yazık ki, orada sarfedilen sözlere karşı birkaç şey söylemeden geçebilmek de kolay değil. Askerin söylediklerinin mutlaka insanı kışkırtan bir yanı oluyor.
Genelkurmay Başkanı’nın konuşmasına baktığımda, (Türkiye halkı gibi değerlendirmeler bir yana) 28 Şubat’tan tek farkının “topyekün savaş”tan çıkıp hedef küçültmek olduğunu gördüm.
“Türkiye halkı”nı oluşturan muhafazakâr, mütedeyyin insanları bütün olarak düşman ilan etmek yerine, onları bir yana ayırarak, “Fethullah Hoca’yı ver, kurtul” konseptine oturmuş bir içerik vardı.
Başbuğ’un bilhassa Avrupa Birliği hususunda tek kelime etmeyip Obama’dan referanslar göstermesini, Askerin Amerika’yı kazanma çabası olarak algıladım. Obama ülkemize geldiğinde Yılmaz Özdil’in o günkü yazısında ifade ettiği gibi, “takunyalıları Anıtkabir’dekine tercih ettiniz” türünden bir serzenişti bu. Yani bir tür “beni al, onu alma” yaklaşımı.
Bağımsızlıktan, ulusalcılıktan söz edenlerin en çok Amerika üzerinden politika üretmesi, bu ülkenin makûs talihi olsa gerek. Kendi aramızda oturup bu ülke için iyi şeyler yapmak konusunda bir mutabakat sağlamak mümkün görülmüyor sanki.
Konuyu dağıtmadan Başbuğ’un sözlerindeki bir diğer çelişkiye işaret etmek istiyorum.
Başbuğ, mütedeyyin kitlelerle sorunu olmadığını, ordunun asla din düşmanı olamayacağını söylerken, acaba nasıl bir din algısıyla konuşuyor, anlaşılır gibi değil.
Türkiye’de, kimse orduyu din düşmanı olarak göstermekle siyaset ya da dini faaliyet yapmıyor. Askerin kendisi dinin karşısında net bir duruş sergileyerek bunu yapıyor.
Genelkurmay öncelikle mütedeyyin insanlara karşı olmadığını kendisi kanıtlamak durumundadır.
Yoksa, mütedeyyin insanların elinden gelen bir şey yoktur.

BİZİM KARAKUŞAK MİLİTANLAR

Tabi tabi çok haklısınız Türkan Hanımcığım.
“Başörtülü militanlar” konusunda.
Bu “militanlar” var ya, aralarında cemaatlere göre ve cemaatler dışında da bölümlere ayrılırlar.
Görev taksimi vardır aralarında, kıdemlisi kıdemsizi.
Doğurganları, tebliğcileri, hitabetçileri, arazide çalışanları, plancıları, davaya adanmışları…
Şimdi siz hangisini merak edersiniz.
Doğurgan olanlarını mı yoksa bunları yetiştiren çetebaşlarını mı?
Misal, başörtülerinin içine siyah bandana takanları karakuşak sahibi tüm döğüş sanatlarını bilenlerdir, bunlar bir kere laf anlatır sonrasında yumruk konuşur, bunları görünce sıvışın derim.
Uzun pardösü düz ayakkabı giyiyorsa tebliğci militandır, merhaba dersiniz aleykümselam dahi kurtaramaz sizi ona göre…
Süslü gezenleri en tehlikesiz olanlarıdır bunlar evde oturup “mücadele”ye yeni Fatihler doğuracak olanlarıdır, mağazalar dolaşır cafeler gezerler…
Altında ciplerle dolaşanlar evde kalmış olanlarıdır (!), hayata karşı biraz öfkelidir, babaları altına “teselli” babından birer cip çekmiştir. Rektör, dekan mekansanız arabanızla sakın ola yanlarından geçmeyin, onlar size geçirir alimallah…
Başörtüleri tutturan iğne sayıları da öfke mesajı verir.
Okula hiç kaydını yaptıramadıysa beş iğne…
Kaydını yaptırıp okulu yarım bırakmak zorunda kalmışsa üç iğne…
Diplomasını alamamışsa iki, okulunu bitirip de kamusal alan diye çalışamamışsa tek iğne.
Varın bunlarla ne anlatmak, ne mesaj vermek istiyorlar onu da siz bulun.
İlahi Türkan Hanım…
Ölürsem mezar taşıma “gülmekten öldü” diye yazacaklar.
Başörtülüden “militan” da oldu, bir tek insan olamadı size göre.
Bir şey söyleyeyim size…
Birileri profesörlüğünüze, yaşınıza başınıza bakmadan sizi fena halde işletiyor.
Hani hasta halinle bile “bizim kızların” erken koca bulmak için örtündüklerini söylemişsin ya.
Seni bu yalana kim inandırdıysa çok üzüldüm…
Yok be anacım.
Bizim kızların hepisi evde kaldılar.
Sizin okula aldırmadığınız kızlarla bizim erkekler de evlenmiyorlar.
Anlayacağın her şey aleyhlerine işliyor başları kapalıların.
Bizim adamlar başörtülü kızlara paso “bacı” muamelesi çektiklerinden olsa gerek bacıya nikah düşmez deyip daha bir sevaplısını işliyorlar. Aşk denen dünyevi duyguyu başı açıklara hissedip onlarla evlenerek başlarını kapatıyorlardı. Şimdilerde daha bir modernleştiklerinden artık örtünmelerini de istemiyorlar, böylesi işlerine de geliyor.
Öyle başını kapatıp ihale alacağını sanan süperdahilere duyurulur.
…
Bir de siz anlatsanız ya, sizin militanlar ne tür özellikler taşıyorlar?

Elif ÇAKIR - Taraf
elif.cakir@yahoo.com

YORUMLAR 6 TÜMÜ
  • mahmut mahmutoglu 16 yıl önce Şikayet Et
    sikmayan bir ergenekon yazisi. cok guzel yorumlamissin, agzina saglik. yaslilara ve cocuklara ne yapsalarda kiyamiyorum ama bu hanimin yaptigi din ayirimciligina bu yufka yuregim bile tahammul etmiyor. Allah yinede dogru yolu gostersin bu yasli kadina demekten baska bisey diyemem.
    Cevapla
  • Ahmet sarıkaya 16 yıl önce Şikayet Et
    Hem de ne yaman!. tutuklanmamış, kötü davranılmamış, saygısızlık edilmemiş... SADECE evi aranmış bir Türrkan Saylan'dan KARTON KAHRAMAN bile çıkardılar. Ama başta "taraf" olmak üzere ve tabi ki sağduyulu diğer MEDYA sayesinde de gerçekleri öğrenebilme imkanı elde edebiliyoruz. Aydın Doğan'a rağmen iyi ki de var bu MEDYA.
    Cevapla
  • ahmet karaçay 16 yıl önce Şikayet Et
    medya. medya denilen çağımızın iletişim araçlarının toplamı olmakla birlikte herkesin diline pelesenk ettiği 3,büyük küç olduğu hükümetleri yönlendirdiği istediğini yerine getirdiği fikrine katılmakla birlikte aslında doğrulara ulaşmak için de vazgeçilmez bir araç konumundadır ülkede medya ne kadar güçlüyse demakrasi o kadar kök salmış demektir onun için eleştirilerimizde ölçüyü kaçırmamak gerekir
    Cevapla
  • innkeper 16 yıl önce Şikayet Et
    son zamanlarda okuduğum en mükemmel yazıydı teşekkürler... Saygı,Sevgi,Hürmetler.....
    Cevapla
  • ilyas fermani 16 yıl önce Şikayet Et
    ALLAH İYİLİĞİNİ VESİN MÜTHİŞSİN.. Bacım ağzına sağlık müthiş yazmışsın bizim bacıların evde kalmışlığı konusu sukereleşmiş müslümanların hatasıdır..birazda bacılarımızın kaprısıde var neyse tehlikeli bir konu .......
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle