Mayın tarlası, Hz. Meryem, Aydın Doğan
Mayın Tarlası!
Suriye sınırındaki araziden mayınların sökülmesi işi, tıpkı ülkemizdeki diğer sosyal meselelerin çözümüne benziyor.
Kendi ellerimizle toplumun içine ektiğimiz mayınları bir türlü kendimiz söküp araziyi elverişli hale getiremiyoruz, bu işleri hep başkalarına ihale ederek yaşıyoruz.
Türkiye’nin meselelerini çözmek için Avrupa Birliği’nin gözünün içine bakıyoruz, Amerika’nın neler düşündüğünü konuşuyoruz.
Bu topraklarda, kendi mayınlarımızı kendimiz toplayabildiğimiz zaman ancak adam olabileceğiz herhalde.
Mayınları temizleme karşılığında araziyi yarım asır kullanım hakkı verme meselesi kimin fikriyse çok beğendim doğrusu.
Mesele mayın sökme işinin İsrail’e verilmesi değil. En iyi onlar yapacaklarsa verilsin, bir şey değil. (Her ne kadar Gazze hissiyatı toplum vicdanında henüz küllenmemiş olsa bile.)
Bu kadar geniş ve verimli bir arazinin yarım asırlığına bilabedel kullanıma açılması konusu halkı şaşırttı.
Hükümet özellikle başbakan- bu konuda hiç mi hiç güven vermedi.
Konunun içeriğini halka anlatma ihtiyacı bile hissetmedi.
Kendi milletvekilleri buna direnirken, onları fırçalamaya kalktı ki, parti içinde ciddi rahatsızlık uyandırdı.
Parti teşkilatları dahil, kimse başbakanın yaptığına bir anlam veremedi.
Açıklığın olmadığı yerde spekülasyonlar alır başını yürür Sayın Başbakan.
Hakkınızda türlü türlü komplo teorisi üretilmesine zemin hazırladınız.
Davos Fatihliğinden sonra, Damat Ferit ruhu nerden hortladı diye düşünüyor şimdi insanlar!..
*
Bu konuda, daha önce bu topraklarda mayın temizleme işi yapmış olan Alman-Türk ortaklığı Tauber firmasının Türkiye Genel Müdürü Sıddık Özdemir’le görüştüm. Meselenin hiç bu kadar abartılacak kadar büyük olmadığını, mayın sökmenin kolay bir iş olduğunu anlattı. Bu iş karşılığında arazinin kiralanmasına o da bir anlam verememiş.
Ben onu dinledikten sonra mı böyle bir düşünceye kapıldım.
Hayır.
“Niye?” sorusunun cevabını başbakandan veya hükümetten alamayınca, gidip bu işi yapmış olanlara sorma ihtiyacı hissettim.
Pek çok insan gibi.
Niye Hazreti Meryem?
Geçen hafta Taraf’ta “20 Soru” anketini cevaplamıştım.
“Kahramanınız kim” sorusuna Hazreti Meryem cevabı vermem birçok insanı şaşırtmış.
“Neden Meryem” diye soranlar arasına dostlar da girince cevap verme ihtiyacı hissettim.
Bunu, geçen yıl yayınevimizden çıkan, Sibel Eraslan’ın kurgu ustalığıyla kaleme aldığı “Siret-i Meryem” kitabında da yaşamıştık.
Hazreti Meryem’i niye bu kadar gündeme getirdiğimiz bile sorulmuştu.
Hazreti Meryem’i Hıristiyanlığın simgesi olarak görüp bilinçaltında arkaya itenler çokça var.
Oysa İslam peygamberi olan Hazreti Muhammed, “cennet kadınlarının hanımefendileri” olarak dört kadın ismi sayar ki, Hazreti Meryem bunlardan biridir.
Bir yandan başkalarının dinine hakaret etmekle suçlanırken, bu yanda da “niye Hazreti Meryem” sorularına muhatap olmanın paradoksunu varın siz düşünün.
En iyisi, Sibel Eraslan’ın cümleleriyle cevap vereyim:
“Hz. Meryem, dünyadaki Filistin sorunu için, barışın ismidir aslında; hem İslam dünyasının, hem Yahudi dünyasının, hem de Hıristiyan dünyasının su içtiği bir kadındır; nehir gibi bir kadındır.”
“Hz. Meryem belki oğlu gibi ölüleri diriltmedi, kör olan gözleri açmadı, ama o ne yaptı, hakikate karşı körleşmiş gözlere hakkı cesurca söyleyen bir kadın oldu. Kupkuru gönüllere, merhametten yoksun yüreklere, babasız bir çocuğa sahip çıkarak adeta yeniden dirilmeyi teklif olarak getirdi. Hz. Meryem ana açıdır. Hz. İsa açı ortayı ise, o bu ortayı iki geniş koluyla kucaklayan ve ona sırtını dayayacak duvar olmuş kadındır.”
Ve Hazreti İsa, “Meryem oğlu İsa’dır” denilerek annesinin ismiyle anılan tek peygamberdir.
Bir medya efsanesi
Aydın Doğan’ın evsahipliğinde gerçekleşen fasılın üzerinden 30 gün, “pijamalı Aydın Doğan haberi”nin üzerinden 4015 gün geçse de bir hakikati gün yüzüne çıkarmak için geç kalınmış sayılmaz.
Geçen hafta, Milliyet Gazetesi Yayın Yönetmeni Sedat Ergin aradı, “zamanın başbakanı Mesut Yılmaz’ı pijamalı karşılamıştır” efsanesinin aslını anlattı ve bir de fotoğraf gönderdi.
Olayın aslı şöyle
Bir Pazar günü dönemin başbakanı Aydın Doğan’ı ziyaret etmek ister.
Günlerden Pazar olunca, Aydın Bey, Mesut Yılmaz’ın spor bir kıyafetle geleceğini düşünüp o da spor giyinerek karşılar. (Ancak başbakan takım elbiseyle gelince durum biraz karışmış.)
Fotoğrafta gördüğüm ince bir keten pantolon (kemer takılmış) ve üzerinde bir tişört. Mesut Yılmaz yanında takım elbiseleriyle durmuş.
Sedat Bey “Aydın Doğan değil başbakanı, herhangi bir misafirini dahi pijamalarla karşılayacak birisi mi, siz de tanıştınız” dedi.
Bazen öyle olur, algı karışıklığı yaratılır ve öyle inanırsın. Biraz da öyle inanmak istersin.
Aydın Beyin “pijamalı başbakan karşılama” haberi de öyle olmuş.
Durum bundan ibaret.
Aydın Bey, benim bu şehir efsanesine inanmama üzülmüş, ben de tashih edeyim dedim.
Elif Çakır - TARAF
elif.cakir@yahoo.com
-
ALİ 16 yıl önce Şikayet Ettakiyeci yazar. Nasıl yazarsın sen böyle? Hiç etrafından haberin yok, avukatlığına soyunduğun şahsın bütün gazetelerine, internet sayfalarına bak, bir tane şortlu bulamazsın, işte bunlar hani toplumun örf ve adetleri vardır ya işte onları yok ettiler, bitirdiler, her gün bu ülkede vahşet işleniyorsa bir sebebide onlardır. İnsanlar hayata onların televizyon kanallarından ve internet sayfalarından bakarak her şeyi çıplak görüyorlar, Neden? Çünkü bunlar ne İsa bilir ne Meryem. Sanırım bu kadar ders sana yeter.Beğen
-
Akın KORAY 16 yıl önce Şikayet EtÜÇ KERE OKUDUM ANLAMADIM. Bu ne kardeşim, acayip çıkmaza girmişsin. Yazını okuyorum okuyorum, bir çocuğun yaramazlık yapmadan önce hayıflanması, mızmızlanması gibi, açıkca sana söyleyeyim, tarafın zaten belli olmuş. Biz alışkınız böyle sizin gibilere, hiç hayıflanma. sizler bilirsiniz, rahmetli sülük ahmet hakan vardı? o da sizin gibi hayıflandı hayıflandı sonunda üstazı doğanı buldu, sende git, yolun açık olsun. bizler sizin gibi değiliz. lafımızı mertçe mızmızlanmadan direk söyleyen okurlarız.Beğen
-
Ebru Candan 16 yıl önce Şikayet EtBu tashih'te tashih var!. Aydın Bey'i üzmemek için tashih yapan Elif hn bence bu yazısıyla Türk halkından tashih alacak. Zira Doğan'ı artık herkes tanıyor, onu üzmeyen Türk halkını üzmüş olur.Beğen
-
yusuf dursun 16 yıl önce Şikayet Etvayve. bizim ablaya bak yahu aydın doğanı savunmak ona kalmış mutlaka bir gazetasinde yüksek ücretle mutlaka işe başlayacaktır ( acaba başörtüsü pazarlığıda yaptımı dersin paranın açamayacağı kapı yokta)Beğen
-
yunus emre 16 yıl önce Şikayet EtPijama ile karşılama.... Sayın Yazarın yaşını bilmiyorum.. Fakat, Aydın Doğan denen zatın Türkiye Cumhuriyeti başbakanını pijama ile karşıladığını televizyondan gördüğümüzü kendisine hatırlatırız. Bu alçaklık yaşanmış ve başbakanlık makamı hiçe sayılmıştır. Bu millet unutmaz, unutmamalı.!!Beğen