PKK’nın aklı nerede?
Söylenecek pek bir şey yok. En ağır bedduaları etsek yüreğimize su serpilir, karşımızdaki kana susamışların vicdanları sızlar mı?
Aynı sahneleri yaşayacağız. “Şehitler ölmez, vatan bölünmez.” “Devletimiz bir avuç teröriste pabuç bırakmaz...” “Kaçan teröristleri yakalamak için geniş çaplı operasyon başlatıldı.” “Askerle bu kadar uğraşırsanız terörle mücadele işte böyle zaafa uğrar...” “Ramazandı, bayramdı, ne demek bu şimdi, ne bekliyoruz!?.”
Evet, ne bekliyoruz? Hiç.
Ne olacak ki? Ordu teyakkuza geçip “savaş alarmı” mı verilecek? Kiminle savaşacağız?
Evet, Başbakan’ın, AK Parti’nin 10. kuruluş yıldönümü için düzenlenen iftar yemeğinde söylediği gibi “bıçak kemiğe dayandı”. Aslında Başbakanın sözlerinden hareketle Ramazan metaforu üzerine yazmayı düşünüyordum sabah bilgisayarın başına geçtiğimde. Fakat haberleri gördüğümde elim yine klavyede kalakaldı.
Sabırların tükendiği günde yine “şehitlerimize rahmet” diliyoruz, yine “ağlatılan analara sabır” temennisinde bulunuyoruz.
Ve Allah “yüreklerine soğukluğunu versin” ağlayan annelerin, değil mi?
Ramazanı başımıza kara getirdiler, tam da Başbakanın “mübarek Ramazan ayında sabrımızı zorlamayın” açıklamalarına inat... Camilerde “alternatif Cuma namazı” kılacak kadar dini sahiplenenler, Ramazanda “kan dökecek, insan canına kıyacak” bir “imansızlığa” sahipler... Selahattin Demirtaş “ellerini vicdanlarına koyup öyle konuşsunlar” diyor... Bir elimiz zaten vicdanlarımızdan, diğer elimiz gözyaşlarından bir saniye olsun kalkmadı ki...
(Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz)
Elif Çakır - Star