Elif Çakır
Elif Çakır
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Kürt meselesinde 93 yılının önemi

GİRİŞ 06.10.2011 GÜNCELLEME 06.10.2011 YAZARLAR

Demirel’i “aşırı ürkek ve aşırı temkinli” bulan ve “demogojiyle ülke yönettiğini” düşünen, Erdal İnönü’yü, Demirel’in yedeğinde görüp, “ayrılmaz parçası” olarak değerlendiren Apo’nun bugün Başbakan hakkındaki görüşünün ne olduğunu merak ediyorum.

Mesut Yılmaz’ı “statükocu ve devletçi” olarak niteleyip, Baykal’a, ıı-ııhh memnuniyetsizliği içerisinde “bir şeyler yapmak istiyor ama o kadar” diyen Öcalan, belli ki 93 yılında liderleri küçümseyen bir tavır içindeymiş. (Hasan Cemal, ‘Kürtler’)

Kürt meselesinin “ateş topu” olup da herkesi yaktığı dönemlerde en çok Kürt kelimesini zikreden Turgut Özal’ı ise Kürt sorununu çözecek lider olarak görmüş ancak “Asker karşısındaki gücü galiba yetmiyor” cümlesiyle değerlendirmiş...

Bir zamanlar Türkiye’de...

Kürt meselesi bir “ateş topu”ydu ve öyle kalmasını isteyenler vardı.

Barışa en çok yaklaştığımız şu süreçte, yine terörün azması, gerginliğin tırmanması üzerine 92-93 yıllarının hatırlatılması boşuna değil...

***

92-93 yılları Kürt sorununda bir eşik olmakla birlikte, AK Parti iktidarıyla birlikte başlatılan Demokratik Açılım sürecinde ortaya koyulan siyasi irade ile arasında kıyas kabul edilmeyecek dönem farkı var...

(Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz)

Elif Çakır / star

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL