Rüşvetin belgesi
Rüşvetin belgesi olmaz
Ama
Karinesi olur.
BELEDİYELERDE RÜŞVET
Mesela
Bir belediyede rüşvet ve yolsuzluğun olup olmadığını 2 şeye bakarak anlayabilirsiniz.
İşiniz düştüğünde; diyelim ki inşaat ruhsatı alacaksınız
Veya
İşyeriniz var da bunun ya ruhsatını uzatacak veya yeni bir ruhsat alacaksınız.
Eğer
İşiniz suhuletle hallediliyorsa o belediye temiz demektir
Ama
Tüm evrakları tamamladığınız halde işi yokuşa sürüp ruhsat alamıyorsanız veya çok geç alıyorsanız o belediyeden kötü kokular geliyor demektir.
Öyle belediyeler var ki neuzübillah rüşvetsiz selam veremezsiniz.
Mesela;
Şişli’deki hastane ruhsatını olmak için 10 milyon $ rüşvet istendiğini.. pazarlık yaparak az buçuk indirim aldığını vs. gibi çirkin şeyleri itirafçı olan hastane sahibinden öğrendik.
Yine Şişli’de alışveriş merkezlerinin ruhsatları için aynı dolaplar dönmüş. Zaten 15 yıl orada belediye başkanlığı yapmış birinin
Karun kadar zengin olması boşuna değil. Bunlar kuvvetli karinelerdir.
BİTMİŞ İŞİN RÜŞVETİ Mİ OLUR?
Oluyormuş.
Bunu da İmamoğlu davasında gördük. Bakırköy’deki bir alışveriş merkezi için 5 milyon $ rüşvet istendiği dava dosyasına girmişti.
Ancak
Buradaki rüşvet biraz daha farklı.
Şöyle ki;
Şişli’de henüz açılmamış bir işletme için rüşvet istenirken İmamoğlu tayfası 20 yıldır açık olan bir alışveriş merkezinden bu rüşveti isteyince adamların tepesi atarak itirafçı oldular da öyle öğrendik.
Bu arada belediye haklarında işlem yaparak 197 milyon TL idari para cezası kesiyor.
Ayrıca
Nasıl bir tutanak tutmuşlarsa şu anda o alışveriş merkezinin otoparkı muallakta kaldığı için ücretsiz olarak hizmet veriyor. Bakırköy gibi merkezi bir yerde bunun mal sahiplerine olan günlük (aylık veya yıllık değil günlük) zararı 40-50 bin lira civarında.
Neyse…
Gelelim ikinci karineye:
HİZMET YOKSA
RÜŞVET VAR DEMEKTİR
Şu anda
Belediye gelirleri çok iyi durumda.
Eğer
Halktan toplanan harç vergi vb. gibi gelirler hizmet olarak vatandaşa yansıyorsa mesele yok o belediye temiz diyebiliriz.
Yok eğer
40 yıldır bir belediye aynı yerde duruyorsa demek ki o belediyeden pis kokular yükseldiğine kanaat getiririz.
Bunu bir örnekle açıklamaya çalışayım:
Bir yanda Akparti belediyelerinden 3 tane,
Buna eşdeğer eski CHP şimdiki Yeni Parti belediyelerinden 3 tane alıp mukayese edelim.
AKPARTİ-YENİ PARTİ
Akparti ’den Fatih, Esenler ve Ümraniye
Yeni Parti’den de Bakırköy, Şişli, Beşiktaş olsun.
Fatih belediyesine baktığınız zaman Sur içi olmasına rağmen
Yani
Tarihi bir yerleşim alanı olup hareket imkânı çok dar olmasına rağmen başkan bulduğu avuç içi kadar yerleri bile ihya ediyor mahalle sakinlerinin nefes almasını sağlıyor.
Yine bir zamanlar
Tinercilerin mekânı ve at eşek kesim yeri olan (İmamoğlu’nun Adalar’dan kaldırdığı 900 küsur at ne oldu bilen var mı?) Sur dibi gibi çöküntü alanlarına yapılan spor tesisleri, çocuk oyun alanları ve harap olan camileri ayağa kaldırarak bu alanların güvenli ve faydalı bir hale gelmesi için canla başla çalışıyor. Bu böyle.
Rüşvet meselesine gelince:
Başkan belediyede öyle bir disiplin kurmuş ki, rüşveti ‘r’ sini ağzına alan yanar.
Zaten böyle bir şeye de gerek yok… Belediyeye girdiğiniz andan itibaren evraklarınız tamamsa işleriniz tıkır tıkır yürüyor.
Yani
Rüşvet alınıp verilecek bir ortam da yok.
Benzer şeyleri Esenler ve Ümraniye belediyeleri için de söylemek mümkün.
Ancak
Bu belediyeler Sur içi baskısı altında olmadıkları için hizmetleri daha bir görünür halde oluyor.
Mesela Esenler belediyesinin yaptığı Millet Bahçesi’nin bir benzerini 7 yıllık İstanbul B. Şehir Belediyesi yapabilmiş değil.
Aynı şekilde Ümraniye’nin yaptığı Millet Bahçesi, yeme içme yerleri vs. gibi hizmetler bir ilçe belediyesini aşan hizmetlerdir.
Bunun dışında
Mezkûr belediyelerimizin yaptığı sosyal yardımları yazmaya kalksam mevzunun dışına çıkarım ki zaten saymakla bitmez
Ama
Birisini yazmadan geçemeyeceğim: İBB Kent Lokantaları ile hizmet yaptığına inanıyor ya, Ümraniye belediyesi 6 bin üniversite öğrencisine bedava yemek veriyor. Ayrıca öğrencilere burs da veriyor vs.
Gelelim YENİ PARTİ belediyelerine:
Yazı uzadığı için ayrıntıya girmek istemiyorum ancak şu kadarını söyleyeyim. Bakırköy, Şişli, Beşiktaş ilçeleri 40 yıl önce neyse bugün de odur.
Hatta
Kaçak yapılaşmadan dolayı daha da geriye gitmişlerdir.
Yüksek bir gelire sahip olan bu üç belediyemizde insanca bir hizmet göremezsiniz.
Bakırköy gibi bir belediyenin yeni hizmet binası ‘taşra’ dediğimiz Arnavutköy, Sultangazi, Başakşehir gibi belediyelerden çok sonra hizmete girdi
Ki,
Bu belediyeler yeni belediye olmasına rağmen saray gibi hizmet binaları yaparken, yakın zamana kadar Bakırköy belediye binası köhne bir yerde hizmet veriyordu.
Yine
Başakşehir’de birçok yerde çöp konteynerleri yer altına alınmışken Bakırköy’ün en mutena semti Florya’da bile çöp konteynerleri ortalıkta geziniyor.
Kaldırım işgalleri ve imara aykırı o kadar çok şey var ki bu güzide semtte bir anne çocuk arabasıyla yürüyemez.
Neden?
O kadar çok neden var ki ama birini yazayım.
Diyelim ki hatırlı (!) biri kapalı otoparkına rampa yapacak. Asfalttan itibaren kaldırımı da yararak otoparkına giriyor. Yürürken annenin dikkati dağılsa
Veya
Bir âmâ (kör) yürürken asası ile yoklamasa kaldırımda yürüyorum sanarak otoparkın rampasından aşağı yuvarlanabilir.
Ruhsat alırken çekilen çilelere yer kalmadığı için girmiyorum.
Girmeye de gerek yok. Belediye başkanının 80 yaşındaki babası bile bu rüşvet pazarlığına girmişse başka söze gerek var mı?
NETİCE
Allah
Cumhurbaşkanımıza güç kuvvet versin.
Aksi halde
Ülkemizin yönetimi bunların eline geçerse ne hale düşeceğimizi anlamak için sadece İmamoğlu ve Sarıgül’ün çevirdiği dolaplara bakmak yeterlidir.
Kaç gündür
Özgür Özel bile olanlar kaşsısında nutku tutulmuş tek kelime edemiyor.
Genel başkanı bu haldeyse gerisini siz düşünün!
Demek ki
Rüşvetin belgesi olmasa da karinesi adamın iflahını kesiyormuş…
04.11.2026
Emin Batur
-
Kaan 1 saat önce Şikayet EtEllerinize sağlık yazılarınızı beğenerek takip ediyorum.Beğen
-
Kirkor 1 saat önce Şikayet EtKadıköy Belediyesini de gözden kaçırmamanızı rica ederim :)Beğen