Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Hükümet'in pabucu dama

GİRİŞ 09.12.2013 GÜNCELLEME 09.12.2013 YAZARLAR

Fethullah Gülen'in türban açıklamalarına yer verdi. Cübbeli Ahmet Hoca'nın Cemaat'e yönelik övgülerini ekrana getirdi. Yine "dershane de dershane" diye tutturdu. Ardından, Kılıçdaroğlu'nun Başbakan'a yönelik eleştirilerine yer verdi.

Bütün bunları filler, aslanlar, yılanlar, penguenler ve deve kuşları izledi. Hayvanlar âlemiyle ilgili bir belgesel yayımladı.

Sözün kısası, o televizyon Başbakan'ın Trakya gezisini görmedi. Ekranda beliren deve kuşları misali başını kuma gömdü!

Niye? Çünkü Cemaat, Başbakan'a da Hükümet'e de küskün!..

Dershane düzenlemesine takılıp kalmış durumda. Tepkisel davranıyor, tavır alıyor, eleştiriyor, hatta yıpratmaya çalışıyor.

Kusura bakmasın, ama yanlış yapıyor! Hükümet'i yıpratmak isterken, aslında kendisi alabildiğine erozyona uğruyor!

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım...

Cemaat'in pek çok artısı var. Sıralarsak uzayıp gider. Zaten bunları inkâr eden bir vicdan sahibi de çıkmıyor. Ama böyle giderse, o artılar yok olacak, uçup gidecek gibi görünüyor!

Cemaat, "hizmet" yaptığını söylüyor.

Hükümet ise siyaset yolunda ilerliyor.

Herkesin alanı farklı. Öyle de olmak zorunda. Ancak Cemaat siyaset alanına müdahale ediyor. İktidar'a ortak olmaya çalışıyor. Hükümet içinde ayrı bir hükümet gibi davranıyor. Tahakküm etmek istiyor, dayattıkça dayatıyor. Adeta Hükümet'in pabucunu dama atmaya çalışıyor!

Olacak iş mi bu? Tabii ki değil!

Siyaset yapmanın yolu belli: Kurarsın partini, çıkarsın halkın karşısına. Başkasının sırtından siyaset yapılmaz!

Dershaneler konusunda deniliyor ki:

-Boğazımız sıkılıyor. Nefes alamıyoruz. Tepki göstermeyelim mi?

Hiç de öyle değil. Hükümet, eğitim alanında düzenleme yapıyor. Yıllardır kanayan bir yarayı tedavi edip, eğitimde dönüşüm gerçekleştirmeye çalışıyor. Türkiye'nin eğitim politikalarını belirlemek, onun ya da bunun değil, Hükümet'in görevi.

Ayrıca, amaç sadece hizmet etmekse, bunun tek yolu dershaneler değil. Türkiye'de pek çok bakir alan bulunuyor. Elinizi tutan mı var? Kayarsınız o alanlara, hizmete devam edersiniz. Başkası beş alıyorsa, siz bir alırsınız.

Buna karşılık, "Başkası bir alıyor ama ben daha iyiyim iki ya da üç alırım, bu işi de sürdürürüm" derseniz, bunun adı hizmet olmaz. Düpedüz ticarete girer.

Son günlerde ortada birtakım "belgeler" uçuşuyor. Birileri de "bakın" diyor:
-Bizi bitirmek istiyorlar...

Şimdi yine kusura bakılmasın, ama insanda biraz vicdan olur. Hangi belge doğrunun yerini tutabilir? Hangi evrak, yaşanan gerçekleri altüst edebilir?

Bakan bütün gözler görüyor. Sadece biri değil, cemaatlerin tamamı AK Parti İktidarında rahatladı. Bugün de altın yıllarını yaşıyor.

Daha düne kadar "tam siper" gizlenenler bile, bugün İktidar dahil, her türlü güce meydan okuyabiliyorlar.
Kimin sayesinde oldu bütün bunlar?

Herhalde gökten zembille indirilmedi! Bir mücadelenin sonunda gerçekleşti.

Olaya biraz daha geniş çerçeveden bakmak lazım: Gezi Olayları, bundan aylar önce yaşandı. O dönemde ne MGK kararları ne de diğer "belgeler" ortaya çıkmıştı. Dershanelerle ilgili tartışmalar da yoktu.

Yazının tamamı için tıklayınız

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL