Bayrak
Garnizonun içine kadar girdi. Bayrak direğine tırmandı. Herkesin gözü önünde Türk Bayrağı’nı göklerden indirdi.
Doğal olarak bu eylem Türkiye’nin gündemine oturdu.
Tabii, tepkiler de meşreplere göre oldu. O çirkin olaya herkes tepki gösterdi ama kendi bakış açısıyla. Bakın neler yaşandı…
Birtakım çevreler, daha düne kadar “Diren Lice” sloganları atıyorlardı. Lice’deki olayları ayakta alkışlıyorlardı. PKK terör örgütüne dolaylı da olsa destek veriyorlardı. Ne zaman ki o bayrak gönderden indi, hemen tavır değiştirdiler. Hepimizin kutsalı olan bayrağa sarıldılar.
Bu defa bayrak üzerinden atışa başladılar…
Bir başka tarafta da sözde Hükümet’i desteklediğini sananlar hareketlendiler. Sosyal medyada, bayrak indirilmesine gerekçeler üretmeye başladılar.
Bayrak indirilirken seyirci kalanları aklamak için çırpınıp durdular.
Kimi, “O bir çocuktu, o yüzden dokunulamadı” dedi. Kimisi, “Vurulsaydı, Tayyip Erdoğan çocuk katili ilan edilecekti” türünden değerlendirmelerde bulundu.
Böylece, olayın farklı şekilde istismarına çanak tutuldu! Adeta, askerin bu yönde bir talimat aldığı izlenimi ortaya çıkarıldı! İstismar çalışmalarını sürdürenlerin değirmenlerine su taşındı…
Oysa ne vurmaya, ne de kırmaya gerek vardı. Olay, üç-beş askere verilecek bir emirle önlenebilirdi. Terör örgütünün maşasının direğe çıkması engellenebilirdi. Yakalanır, paketlenir, adli makamlara teslim edilebilirdi.
Asker orada görevini yapmadı, yapamadı!..
Başbakan’ın, dün partisinin grup toplantısında ortaya koyduğu gibi bu işin bahanesi olmaz, olamaz. O bayrak inmemeliydi, oradaki komutan ve emrindeki askerler bu çirkin olaya seyirci kalmamalıydı.
Olmadı, bu görüntü Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yakışmadı!
***
Hele hele, olayın ardından Genelkurmay tarafından yapılan açıklamanın kabul edilir bir yanı yok.
Neymiş, olay provokatifmiş!
Terör örgütü militanları, tahammül sınırlarını zorlayıp, kitlesel eylemlere zemin hazırlamaya çalışıyorlarmış.
Neymiş, bu eylemlere karşı serinkanlı davranmak gerekiyormuş!
Bunları bilmeyen mi var? Tamamı doğru. Ancak, bunların doğru olması, hepimizin namusu olan bayrağın gönderden indirilmesine seyirci kalmayı gerektirmez.
Yapılacak iş, serinkanlılığı muhafaza ederek, o eylemin engellenmesidir.
Nasıl mı olacak?
Herhalde bu görevi biz gidip yapmayacağız. Bunun formülünü oradaki asker bulacak. Ne yazıyor bazı askeri birliklerin girişlerinde:
“Hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz.”
İşte mesele budur! O yüzden, Genelkurmay tarafından yapılan açıklama, tek kelimeyle talihsizliktir!
YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ