Paralel kumpas, fitne
Eski Türkiye’nin alışkanlıklarının hortladığını gösteriyor. İnsana “Eyvah, yine mi?” dedirtiyor; “Hani bitmişti?” diye düşündürüyor!
Denizli’deki Pamukkale Üniversitesi’nin girişine bir duyuru asılmış. Mezuniyet belgesi almak isteyen öğrencilerin vesikalık fotoğraf vermeleri gerektiği ilan ediliyor. Altında da “başörtüsüz ve sakalsız olması gerektiği” belirtiliyor.
Ne demek bu?..
28 Şubat zihniyeti ve başörtüsü düşmanlığı yeniden hortladı demek!
Birileri bu duyurunun fotoğrafını çekiyorlar. Sosyal medyada paylaşıyorlar. Doğal olarak insanlar tepki gösteriyor. Bu tepki de dalga dalga yayılıyor.
Oysa yok böyle bir şey… Daha doğrusu yok ama aynı zamanda var!
Kafanız karıştı, biliyorum. “Ne demek bu?” diye soruyorsunuz. İşin içine kumpas ve fitne girince işte böyle oluyor.
Şimdi tek tek açıklayalım…
Gerçekten üniversitenin girişinde böyle bir duyuru var. Ama duyurudan yönetimin kesinlikle haberi yok.
O duyuru, 2011 Yılı’na ait. Şu anda Rektör Hüseyin Bağcı’nın elinde. İsteyen gidip görebilir; eski, sararmış ve yıpranmış. Bugün için hiçbir hüküm ifade etmeyen bir kâğıt parçası.
Üstelik, 2013 Yılı’nda Üniversite Senatosu toplanmış, bir dizi karar almış. Kılık kıyafetle ilgili bütün kısıtlamalar kaldırılmış.
En önemlisi de…
Artık, üniversitenin verdiği mezuniyet belgeleri ve diplomalarda fotoğraf yer almıyor. Durum bu olunca, başvuruda bulunan öğrencilerden fotoğraf istenmesine de gerek bulunmuyor.
Buna rağmen, o duyuru oraya asılıyor. Ardından da sosyal medyada paylaşılıyor. Amaç belli, kafaları karıştırmak ve gerginlik ortaya çıkarmak.
O üniversitede başörtülü öğretim üyeleri var.
Rektörün Hukuk Danışmanı Ayşe Rabia Yürektürk bile başörtülü.
Üstüne üstlük, Rektör Hüseyin Bağcı da Hükümet’e yakın ve başörtüsü konusunda hassas olan bir isim. Bunu sakladığı yok, açıkça dile getiriyor:
-Biz, belirlenen 2023 hedeflerine doğru kararlılıkla yürüyen bir üniversiteyiz.
Bütün bunlara rağmen, “başörtüsü düşmanı” ilan edilmeye çalışılıyor. Çünkü rektör seçimleri yaklaştı. Belden aşağı vuruşlar başladı.
Artık, hepimizin bildiği belli gruplar, Denizli’de sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ediyorlar. Adayları bile belli değilken destek istiyorlar. Üniversite içinde de hepimizin alıştığı o çirkin ve eski metotları kullanıyorlar.
İftira atıyorlar, fitne yayıyorlar.
Hem şehirde, hem de ülke çapında kafa karışıklığı ve gerginlik çıkarıp, bunun rantını kullanmaya çalışıyorlar.
Ama bakın, tutmuyor, işe yaramıyor. Milletin gözü açıldı artık. Attıkları her yeni adım, ortaya dökülen çirkinliklerine yenilerini eklemekten başka işe yaramıyor.