Kıvırma Hürriyet, biliyoruz
Çocuk filan değiliz biz. Hep birlikte aynı mahallede yaşıyoruz. Hem gazeteciliğin ne olduğunu, hem de “Karargah Rahatsız” haberinin perde arkasında neler yaşandığını çok iyi biliyoruz.
Siz ne derseniz deyin…
Sıkışınca hangi açıklamayı yaparsanız yapın…
Zırva tevil götürmez. Ortaya attığınız hiçbir mazeret, atılan başlığı ve yaşanan bu ayıbı örtmez. Hele hele “Üzgünüz, editoryal bir hata yapmışız” türünden sözler, hiçbir şekilde kabul edilemez.
Çünkü…
Biliyoruz ki, bu haber kullanılmadan önce tartışıldı. Üzerinde değerlendirmeler yapıldı. Hatta alternatif başlıklar bile belirlendi. Başlangıçta iki alternatif başlık vardı:
1) Asker rahatsız.
2) Karargâah rahatsız.
Sonra birinci alternatif elendi. “Karargâh rahatsız” başlığı üzerinde karar kılındı. Üstelik, itiraz eden olmadı, haberi hazırlayan Ankara da bu başlığı onayladı. Habere ilk tepkiler geldiğinde, Hürriyet çalışanları tarafından bizlere verilen bilgiler bunlardı. Yaptıkları işin arkasında duruyorlardı. “Haberimiz doğrudur” tavrını sergiliyorlardı.
Bununla da kalmadı…
Hürriyet, açıklama bile yaptı. Haberi eleştirenlere karşı son derece ağır ifadeler kullanıldı. Neler söylenmedi ki…
Eleştiriler “Çirkin ve maksatlı” olarak değerlendirildi.
Bir “Linç kampanyasından” bahsedildi.
Hızlarını alamayıp, habere tepki gösterenleri “kötü niyetli” olmakla suçladılar. Bizlere mesleğimizi öğretmeye kalkıp, “sadece gazetecilik saikiyle hareket ettiklerini” bile söyleyebildiler.
Yetmedi, “iftirada sınır tanımamak” gibi ifadeler bile kullandılar. Hatta 28 Şubat dönemi ve geçmişte yaptıklarını unutup, “Hürriyet’in demokrasiye olan taahhüdünü sorgulamak kimsenin haddi değildir” dahi diyebildiler.
Belli ki “Sesimizi ne kadar yükseltirsek, o kadar üste çıkarız” diye düşündüler. “Hem suçlu, hem güçlü” değiminin hakkını gayet güzel verdiler.
Sonra tepkiler büyüdü. Hem siyasi çevrelerden, hem de toplumun çeşitli kesimlerinden gelen sert eleştiriler birbirini izledi. Cumhuriyet savcıları harekete geçti. Genelkurmay Başkanlığı açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Atılan başlık bir terbiyesizliktir, seviyesizliktir” dedi:
-Bedelini ağır ödeyecekler.
Pabucun pahalı olduğunu anlayıp, direnmenin anlamsız olduğunu görünce, kıvırmanın, çark etmenin daha doğru olacağını düşündüler. Olayın üzerinden dört gün geçtikten sonra birinci sayfadan bir açıklama yayımladılar:
“Kastımız olmamakla birlikte, ‘Karargâh Rahatsız’ başlığı maksadı aşan bir editoryal hata olarak görülebilir. Bunun için üzgünüz.”
Açıklamanın en altına da şu ifadeyi yerleştirdiler:
“Ordumuzun seçimle işbaşına gelmiş sivil iradenin emrinde olması demokrasimiz için vazgeçilmez bir şarttır.”
Şimdi kusura bakmasınlar ama o kadar tepkiden sonra mı anladılar “Ordunun sivil iradenin emrinde olduğu” gerçeğini? 28 Şubat öncesi ve sonrasında, bugün de “Karargâh Rahatsız” başlığını atana kadar akılları neredeydi? Madem ordu sivil iradenin emrindeydi, niçin sivil iradenin aldığı kararları askerlere sorma gereğini hissettiler?
O başlığı atarken sonucun ne olacağını bilmiyorlar mıydı?
Bunu yapanlar çoluk çocuk değil ki! Lafa geldi mi “Basının amiral gemisi” diye böbürlendikleri Hürriyet’teki yılların tecrübeleriyle dolu bir ekip! Üstelik, Genel Yayın Yönetmenleri Sedat Ergin’in 28 Şubat deneyimi de var. O günlerde Ankara’da, haberin göbeğinde ve etkin bir görevdeydi. Hürriyet Gazetesi ise, yine benzer başlıklar atıyordu.
O yüzden ben kabul edemiyorum “editoryal hata” türünden açıklamaları. Açıkça görülüyor ki, geçmiş alışkanlıklar yine depreşti ve bu başlık atıldı.
Biliyorsunuz, Hürriyet 28 Şubat öncesi ve sonrasında aralıksız atışa devam ediyordu. Rahmetli Erbakan’ın “sizler gazeteci değil, patronların esirisiniz” açıklamalarına rağmen, geri adım atmıyor ve “karargâhla kol kola” sivil iradeye yüklendikçe yükleniyorlardı.
Ancak bugün geçmişten çok farklı bir Türkiye var…
Artık bu ülkeye manşetlerle ayar verilemiyor. Olmuyor işte! Demokrasi dışı atılan en ufak bir adım dahi, hem toplumu ayağa kaldırıyor, hem de savcıları harekete geçiriyor. Sorumluları da kıvırmak ve özür dilemek zorunda kalıyor.
Ne mutlu ki bu Türkiye bu günleri de gördü!
-
Vatansever 8 yıl önce Şikayet EtBiliyoruz ki, bu haber kullanılmadan önce tartışıldı. Üzerinde değerlendirmeler yapıldı. Hatta alternatif başlıklar bile belirlendi.Hatta ve hatta verilecek tepkilere verilecek taktiksel cevaplar bile belirlendi.Beğen Toplam 3 beğeni
-
ercan yalçın 8 yıl önce Şikayet EtBunlar 28 şubatın şakşakçılarıdır. Arada bir bu başlıkları atarak nabız yokluyolar. acaba eski panik havası eski endişeli ortamı yakalayabilirimiyiz diye,sonrasında "ordu göreve" pankartı açabilirmiyiz diye bir nabız yoklaması yaptılar. Aslında karaghta rahatsız olanda vardır yok değil. Bu rahatsız olanlar kendi yandaş medyasını kullanarak bir nabız yoklaması yaptılar. Bellki eski turkiyeyi baya özlemişler. Biz o türkiyeyi hiç özlemedik. Özleyenlerede önerim unutun....Beğen Toplam 4 beğeni
-
gerçekci 8 yıl önce Şikayet Etherkes bilir ki hürriyeti şuan alman derin devletinin yönettiğini.Beğen Toplam 5 beğeni
-
Abdulkadir 8 yıl önce Şikayet EtTeşekkürler, Emin Bey. Bunlar da milli şuur, milli gurur yok ki. Eleştirmeye bile degmezlsr. Yabancıya hizmet, esaret onların şiarıdır.Beğen Toplam 6 beğeni
-
Abdullah 8 yıl önce Şikayet EtBenim imanlı ,miliyetçi insanım hala nifak tohumu eken bu gazeteyi evine ve işyerine lıyor!Beğen Toplam 4 beğeni