Saakaşvili'nin hırsı
Eşi de Gürcü değil, Hollandalı. Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili, batıya yakın bir isim. Batı kültürüyle yetişti. Dağılan Sovyet topraklarında peş peşe gelişen "turuncu devrimlerin" ilkiyle Gürcistan Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu.
Bu devrimi de ABD ve batının desteği ile gerçekleştirdi. Durum bu olunca, Gürcistan, Rusya açısından batının bir "Truva atı" olarak görülmeye başlandı. Gürcistan'ın, petrol ve doğal gaz boru hatları ile doğunun enerjisini batıya akıtmasının, Rusya'yı rahatsız ettiği de ortadaydı. Harekete geçirilen proje, Rusya'nın bölgedeki tekelini kırıyordu.
Üstüne bir de Gürcistan'ın NATO'ya girme arzusu eklenmişti. Putin, Sakaşvili'ye diş biliyordu. Mihail Saakaşvili, Osetya'ya gerçekleştirdiği harekatla Putin'e beklediği fırsatı verdi. Rusya, Gürcistan'ı vurmaya başladı. Bu arada, Abhazya da harekete geçti. Karışıklığı fırsat bilen Abhazlar, Gürcistan'a karşı ikinci bir cephe açtı. Saakaşvili'nin hırsı, Kafkaslar'ı kana buladı!
Saakaşvili, bir kumar oynadı. Son derece tehlikeli bir adım attı. Arkasındaki ABD ve AB desteğine fazla güvendi. Sandı ki Osetya'ya karşı gerçekleştirdiği harekatta, ABD ve batı bütün gücüyle arkasında yer alacak. Rusya dizginlenecek ve Gürcistan Osetya'ya tamamen hakim olacak. ABD ve batı Gürcistan'ı destekledi desteklemesine de... Saakaşvili'nin beklediği ölçüde değil.
Çünkü, ne ABD, ne de diğer batılı ülkeler, böyle bir çatışmanın içine bizzat girmek niyetinde değiller. Üstüne üstlük, Rusya'nın yeni bir yenilgiyi hazmetmesi de mümkün değil. Kosova'da yenilen Putin, tehdit üstüne tehdit savurmuştu. Bu tehditlerini hayata geçirmek zorundaydı. Gürcistan, Rusya'nın arka bahçesi.
İlaveten, Osetya'da yaşayan insanların büyük bir bölümü de Rus vatandaşı. Putin, böyle bir gelişme karşında sessiz kalamazdı. Saakaşvili'nin hırsı, aklının önüne geçti. Rusya'nın yapabileceklerini hesap edemedi. Bölgede ciddi sıkıntılara yol açacak bir adım attı.
Rusya, bir dönemlerin süper gücüydü. ABD ve batının korkulu rüyasıydı. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından peş peşe sıkıntılar ve yenilgiler yaşadı. Hakimiyet alanındaki ABD gücü her geçen gün daha da attı. Putin ise, ülkesini derleyip toparlamaya çalıştı...
Artan petrol fiyatları, Putin'e önemli destek verdi. Rusya'nın ekonomisi toparlandı. İçerideki önemli sorunların büyük bölümü çözüldü. Putin de bu güçle, ABD'ye daha fazla kafa tutmaya başladı. Rusya'nın bölgedeki etkinliğini artırmaya çalışan Putin'in sesi artık eskisinden daha gür çıkıyor. Kafkaslar'daki gelişmeleri, bu gözle değerlendirmek lazım!
Türkiye açısından bakıldığında, burnumuzun dibinde çıkan savaş, oldukça ciddi bir sıkıntı!.. Gürcistan, Türkiye'nin enerji açısından stratejik müttefiki. Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı, bizim açımızdan son derece önemli. Rusya ise, enerji açısından vazgeçmemiz mümkün olmayan bir ticari ortak.
Özellikle ihtiyacımız olan doğal gazın büyük bölümünü Rusya'dan alıyoruz. Vanalarımız Rusya'nın elinde. Geleceğimiz ise, Bakü-Tiflis ve Ceyhan arasındaki enerji koridoruna bağlı. Kafkaslar'daki bu çatışma, en çok bizi etkiliyor. Sorun çözülmezse, bizi de oldukça kritik günler bekliyor. Saakaşvili'nin hırsı ve attığı adım, Türkiye'yi de sıkıntıya soktu!
EMİN PAZARCI - BUGÜN