Muhsin Reis için şok suçlama
Dört yıldır, peş peşe yeni gelişmeler ortaya çıktı ve gazeteler hep "Şok... Şok... Şok..." başlıkları attı. Ancak, hepsini geride bırakacak bir tsunami dalgası geldi. Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği olayla ilgili asıl bomba yeni patladı. Muhsin Yazıcıoğlu'nun en yakınındaki isimler, öyle iddialar ortaya attı ki, kamuoyundaki bütün ezberleri bozacak cinsten.
Önce, Sivas'ta devlet memuru olan ve geçmişte Yazıcıoğlu'nun il bazındaki basın faaliyetlerini yürüten M.Ç. aradı. "Rahmetli başkanımızı hedef haline getirenler en yakınlarındakiler" dedi:
- Bu bir suikasttır. Bu suikastta kimlerin rolü olduğu araştırılırken, önce en yakındakilere bakmak gerekir. Soruşturmaya evin içinden başlamak lazım.
Ardından ekledi:
- O gece bize arama yapmamızı engellemek için özel harekat polisleri silah doğrulturken ve biz "Burada kimse yok" diye feryat ederken, Ankara'da "İnin dağlardan Alperenler" açıklamaları yapanlara bakılsın.
Ardından da son derece önemli bilgiler verdi:
1) Bu isimler, olayın hemen ardından Genel Başkan'ın odasına girip, çekmecelerini karıştırdılar.
2) Muhsin Başkan'ın makam koltuğuna oturup, basına açıklama yaptılar. Ancak, 2-3 saat sonra uyarılınca odayı boşattılar.
Ve sordu:
- İsimleri bütün camiamız tarafından gayet iyi bilinen bu şahıslar, o odada ne aradılar? Henüz hayatta olup olmadığı belli değilken, neden Muhsin Başkan'ın makam koltuğuna oturdular?
* * *
BBP eski milletvekili Ökkeş Şendiller, daha da ileri gitti. "Bunun hesabını verecekler" dedi:
- Ortada üç aşamalı bir suikast olayı var. Bunun birinci aşaması, o helikopterin Çağlayancerit'e götürülmesidir. İkinci aşama helikopterin düşmesi, üçüncü aşama da ihmal ve arama çalışmalarının engellenmesidir. Şendilller, olayın ardından sadece son aşamanın araştırıldığını, birinci ve ikinci aşamalarla ilgili hiçbir soruşturma yapılmadığını söyledi. Şendiller, kendisine ulaşan bilgileri birer birer sıraladı:
- Şirket yetkililerinin, dönemin yöneticilerine, "Bu helikopter bu hava şartlarında uçmaz" dediklerini biliyoruz.
- Ayrıca, "Yazıcıoğlu bir VIP yolcu. Bu hava şartlarında uçurmayalım" diye parti yöneticilerini uyardılar.
- Olaydan önce de Mardin'de rahmetli Yazıcıoğlu, hiddetlenerek onlara "Yeter artık, siz beni öldürecek misiniz?" diye bağırdı ve elindeki telefonu fırlattı. (Olaya Kadın Kolları Başkanı Firuzan Tanrıkulu ve parti yöneticisi Hasan Hüseyin Bozok tanık oldu.) - Buna rağmen kendisini o helikopterle Çağlayancerit'e uçurdular. Helikopterin düşmesinde Genel Merkez'in çok büyük rolü var. Şendiler, Çağlayancerit'te yıllar boyu sonuncu parti olduklarını, Yazıcıoğlu'nun oraya gitmesinin siyaseten de anlamının bulunmadığını söyledi. "Gitti de ne oldu?" diye sordu:
- Muhsin Başkan orada hayatını kaybetti. Yine de BBP, Çağlayancerit'te 4. parti oldu. Suikastın birinci bölümü, Yazıcıoğlu'nu o hava şartlarında oraya götürmektir. Sorumluların bunun hesabını vermeleri gerekir. Şendiler, "Ben bunu Devlet Denetleme Kurulu'ndaki arkadaşlara da söyledim" dedi:
- Olayın, önce en yakındaki isimlerden başlanarak sorgulanması gerektiğini anlattım. "O helikopteri kim ve neden kiraladı?" sorularının açıklığa kavuşmasını istedim.
* * *
Sadece bu kadar değil... BBP'nin bazı eski MKYK üyeleri de aynı görüşteler. Alperen Ocakları'nın pek çok eski il başkanından da dönemin yöneticilerini suçlayan mesajlar geldi.
O dönemde yurt dışında görev yapan Nizam-ı
Alem Federasyonu'nun bazı yöneticilerinin de olayla ilgili sert çıkışları var.
Hepsi aynı noktada birleşiyor:
- Bu olayı içeriden organize ettiler!
Suçladıkları kişilerin isimlerini tek tek sıralıyorlar...
Bitmedi, dahası var. Muhsin Yazıcoğlu için açılan internet sitelerinde de önemli iddialar ortaya atılıyor. Eldeki veriler birleştirilip, suçlamalar açıkça dillendiriliyor. Yazıcıoğlu olayında asıl şok şimdi yaşanıyor.
Emin Pazarcı - Takvim
www.takvim.com.tr
-
şahanpaşa 13 yıl önce Şikayet Etalperenlerin konuşmaktan korktukları konular. şendillerin kimleri kastettiğini hepimiz anladık.yani olayı düşününce bu tür ihtimaller akla gelmiyor değil.ama bir yandanda insanlar bu kadar tiyatro oynayabilirlermi? adamlar kameraların karşısında bayıldılar.tanıdığım bazı bbpli arkadaşlarla bu konuları zaman zaman konuşuyoruz.bazıları benzer şeyler söylediler ama hiçbiri isim vermedi.bende diyorumki muhsin yazıcıoğlu bu ülkenin yiğit bir insanıydı,çok önemli ve değerli biriydi öyleyse bu konuda atılması gereken her adım atılmalı.isim vermek gerekiyorsa o isimler verilmeli.Beğen
-
aslan sağır 13 yıl önce Şikayet Etben Kahramanmaraşlıyım ve yaşım 35. Yani... Ökkeş (Kenger'i)Şendiler'i eyi tanır kaç okka çektiğini eyi bilirim ... Allah rahmetiyle yargılasın muhsin beyide eyi bilirim Bununda ötesinde ben çağlayan ceritle şahin kayası, tekir, ılıca arasında namı diyar sarı(ğı)güzelliyim. Demem o ki çocukluğumun geçtiği o dağları da eyi birlirim şimdi... ... 'keçiler mi götürdü o cihazları...' diyen sayın Gülün her şeyi bildiğine inanıyorum Başkada birşey demiyorum.Beğen
-
ali sert 13 yıl önce Şikayet Etlütfen yazının başlığını değiştirirmisiniz. sayın editör lütfen başlığı değiştirin sanki muhsin başkana bir suç isnat ediliyormuş gibi bir anlam çıkıyor tabi haberiniz daha çok okunsun diye kasıtlı olarak yazmadıysanız eğer böyle ise çok çirkinBeğen
-
Burak YILMAZ 13 yıl önce Şikayet EtVallahi Anlamadım Gitti. Bu olayın aydınlatılamamasını anlamayadım gitti. Nereden başlansa çözülür bu iş. Mesela alın dönemin Kayseri Valisini. Sonra şunu sorun . Sen kazadana bir kaç saat sonra açıklama yaptın bulduk hastahaneye geliyorlar diye sonra sus pus oldun. SENİ KİM SUSTURDU??? Bu soruyu soracak basiret yokmu koca memlekette. Vallahi anlamadım gittiBeğen Toplam 1 beğeni
-
Sefer EREN 13 yıl önce Şikayet EtOLAYDAN OLAY çıkartılmaya çalışılıyor.. LÜTFEN konuyu saptırarak başka alanlara çekmemek lazım. Olay esnasında hatalar yapılmıştır. Bu hataları kasıt noktasına getirmemek lazım...Beğen