Erdal Tanas Karagöl
Erdal Tanas Karagöl
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

G20 Japonya zirvesinde açıklanan bildiride neler var?

GİRİŞ 01.07.2019 GÜNCELLEME 01.07.2019 YAZARLAR

Japonya'nın Osaka şehrinde 28-29 Haziran’da gerçekleşen 14’üncü G20 zirvesi sona erdi. Açıklanan zirve bildirisinde küresel ekonomi, ticaret ve yatırım, inovasyon, enerji ve çevre, kadın, kapsayıcı ve sürdürülebilir ekonomik büyüme konularında atılması gereken adımlarda yol haritası belirlendi. 

 

 

Açıkçası tüm G20 zirvelerinde olduğu gibi bu zirvede de gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasında bir bilek güreşi vardı ve bu durum bir sonraki zirvede de muhtemelen devam edecek.

Şöyle ki; gelişmiş ülkeler sahip oldukları ekonomik üstünlüğü sürdürmeye, siyasi gücü ve uluslararası kurumlardaki etkinliklerini devam ettirip mevcut kazanımlarını korumaya çalışırken, gelişmekte olan ülkeler de artan ekonomik güçleri ve dünya GSYH’sine katkıları doğrultusunda dünya ticaretinden daha fazla pay almak ve adil gelir dağılımı için kıran kırana mücadele ediyor.

 

 

PEKİ G20 ZİRVE BİLDİRİSİNDE ÖNE ÇIKAN HUSUSLAR NE OLDU?

Son yıllarda başta ABD ve Çin arasında devam eden korumacılık refleksi, dünya ticaretine ve ekonomik büyümeye olumsuz etkileri nedeniyle yerini bu defa serbest ve adil bir küresel ticaret politikasına bıraktı. Gelişmiş ülkelerin lehine olan bir küresel ekonomi yerine daha adil veeşit ticari ekosistem şartları oluşturmak için çabaların artırılması konusu, güçlü bir şekilde vurgulandı.

Bunun için de ABD, Çin ve diğer ülkeler arasında var olan ticaret sorunlarına yani korumacı ticaret konusuna ve ticaret savaşlarına açıklanan sonuç bildirisinde yer verilmedi. Hatta, Çin-ABD liderleri arasında zirvede gerçekleşen birebir görüşmede ticaret görüşmelerine devam etme konusunda görüş birliği dile getirildi.

Ticaretin ve yatırımların artırılması için, ülkelerin ticaret pazarlarını açık tutacaklarını ve bu konuda atılacak adımları ve reformları destekleyecekleri belirtildi.

Geçen yıl Arjantin’de gerçekleştirilen zirvede Dünya Ticaret Örgütü’nün bugünkü etkin olmayan haliyle kendisi için belirlediği amaçlarınaulaşamadığı dolayısıyla Dünya Ticaret Örgütü’nde reforma ihtiyaç duyduğu belirtilmişti. Ancak bu konuda nasıl bir adım atılacağı konusunda çok net bir yol haritası olmadığı da biliniyor.

Bakalım Dünya Ticaret Örgütü’nde, reformlar hayata geçecek mi?

Diğer yandan, 2008 yılında küresel ekonomik kriz dolayısıyla uluslararası kurumların daha kapsayıcı olması ve dünya ekonomik güç dengesinde temsiliyetin artırılması için başta IMF’de başlatılması öngörülen reformlardan bahsedilmişti.

2008 yılından sonra gerçekleşen zirvelerde gündemde olan reform istekleri pek de hayat geçmedi. Bu bildiride de ülkelerin borç, finansman konusundaki sorunlarına vurgu yapılırken ve bu kurumların uluslararası etkinliğinden bahsedilirken bu kurumlardaki temsiliyetten yani değişen ekonomik güç dengesinin zorunlu kıldığı temsiliyet meselesinden bahsetmiyorlar artık.

Bildiride öne çıkan önemli bir husus da, dünyada gelir adaletsizliğinin sürekli arttığı ve en yüksek gelir elde eden ve en düşük gelir arasında farkın her geçen gün daha da açıldığı böyle bir dönemde erdemli bir büyüme döngüsü oluşturmak ve özellikle yoksulluğun azaltılması için kişilerin tüm potansiyelini ve kapasitesini kullanabileceği bir toplumu gerçekleştirmek amacı öne çıkan bir vurgu oldu.

Bu vurgu hem kalkınma hem de kapsayıcı ve sürdürülebilir bir büyüme için özellikle düşük gelirli ülkeler için çok önemli bir husus.

Ayrıca, çevre konusunda “3E+S” formülü (Enerji Güvenliği, Ekonomik Etkinlik ve Çevre artı Güvenlik) hem ülkelerin enerji arz güvenliklerini sağlamak hem de bunu farklı yollarla daha uygun koşularda sağlamak için vurgulanan önemli bir diğer husus.

Sonuç olarak, her G20 zirvesi bir sonuç bildirisi ile tamamlanıyor. G20’nin kurumsal bir yapısı olmaması ve bildiride yer alan hususların yerine getirilmediğinde ülkeler için herhangi bir yaptırım olmaması nedeniyle açıklanan deklarasyonun nasıl bir sonuç vereceği konusunda soru işaretleri olabilir.

Ancak dünya ekonomisinde yüksek GSYH’ye sahip gelişmiş ve gelişmekte olan 19 ülke ve AB’nin olduğu bu zirvelerde, birçok kritik konunun tartışılması ve liderlerin birebir görüşmelerde birçok konuda çözüm önerilerini dile getiriyor olmaları oldukça önemli. 

Yeni Şafak

YORUMLAR 1
  • Hamza 6 yıl önce Şikayet Et
    Türkiye büyüyor gelişiyor
    Cevapla