Erdoğan Süzer
Erdoğan Süzer
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Babacan ve Şimşek'e verilen özel görev...

GİRİŞ 04.05.2009 GÜNCELLEME 04.05.2009 YAZARLAR

Yeni kabine açıklandığında birden fazla sürprizi bir arada yaşadık. Diğer bakanlıklara atanan isimlerin siyasi ve sosyolojik tahlilini işin uzmanlarına bırakıp ekonomi yönetiminde yapılan köklü değişimin taşıdığı mesajlar üzerine fikir jimnastiği yapalım.

ÜÇ AYAKLI YAPI

** Hükümet iktidara geldiği ilk günden bu yana ekonomi cephesinde koordinasyon sorunu yaşıyor. İlk dönemde ekonomi üç bakana teslim edilmiş, Başbakan Yardımcısı sıfatıyla Abdüllatif Şener, resmen ifade edilmese de ekonominin "gizli" patronu görünürken, genç Ali Babacan'a Hazine'de, Kemal Unakıtan'a da Maliye'de görev verilmişti. Bu yapı, siyasi anlaşmazlıkların da etkisiyle tutmadı. Koordinasyon eksikliği hep gündemde kaldı.

** Başbakan Erdoğan, başarı için şart olduğunu düşündüğü "üçlü yapı"yı 2007'de kurduğu yeni hükümetle yeniden denedi. Bu sefer Şener'in yerine Nazım Ekren gelmiş, Unakıtan yerinde kalmış, Dışişleri'ne yükseltilen Babacan'ın görevi de Mehmet Şimşek'e verilmişti. Ekonominin patronu, yine resmen açıklanmamakla birlikte, bakanlık hiyerarşisi gereği Ekren oldu. Yeni ekonomi yönetimi de en fazla eleştiriyi koordinasyon eksikliğinden aldı. Krizde iyi sınav verememek, ekonomik gelişmelere yön vermek yerine olayların ardından koşmak hatta yürümekle eleştirildi. 

İKİ KİŞİLİK DEV KADRO

** Yeni açıklanan ekonomi kadrosuyla ilgili ilk tespit şudur: Ekonomide üçlü yapıdan vazgeçilmiş, patronu resmen ilan edilmiş "ikili" yapıya dönülmüştür. İkili yapının patronu Babacan, yardımcısı Şimşek'tir. İlk bakışta Babacan hücum, Şimşek savunma oyuncusu gibi görünse de iki kişilik bu dev kadrodan istenen, hücum ve savunma oyununu birlikte oynamalarıdır.

** İkinci tespite gelince; ekonominin hem kamu hem de özel sektör temsilcileri yeni dönemde karşılarında bugüne kadar hiç rastlamadıkları ölçüde güçlü ve etkili bir ekonomi patronu bulacaklar. Krizin yol açtığı bu olağanüstü dönemde, kamunun ekonomide yapacağı olağanüstü etkiyi görmek kimseyi şaşırtmasın. Ekonomi yönetimi bankaları, üst kurulları ve yasa gücüyle kamuyu krizden çıkış için daha etkin kullanacaktır. 

IMF'Lİ Mİ, IMF'SİZ Mİ?

Ekonomi yönetimine IMF ve uluslararası piyasalar konusunda tecrübesi olan iki bakanın birden seçilmiş olması size IMF ile anlaşmanın göründüğünü mü yoksa yola IMF'siz devam edileceğini mi işaret ediyor?

IMF göründü: Babacan eski bakanlığı döneminde IMF ile tam 11 kez gözden geçirme ve sıkı pazarlık sürecine katılıp 11 kez niyet mektubu yazdı. IMF Türkiye ile görüşmeleri yürütmek için eski masa şeflerinden destek istedi. Bu isimleri yakından tanıyan ve IMF tecrübesi yüksek olan Babacan'a görevin verilmesi anlaşmanın yaklaştığını gösteriyor olabilir.

IMF'siz yola devam: Olağanüstü yetkilerle donatılmış güçlü ekonomi yönetimi ve bu yönetimin uluslararası finans kuruluşlarıyla yakın temas gücüne sahip kişilerden seçilmiş olmasına dikkat! Türkiye, kendi başına hazırlayacağı güçlü bir krizden çıkış programını IMF olmadan da uluslararası finans çevrelerine "tanıdık yüzler" sayesinde kabul ettirebilir (mi?)

Bugünden doğru seçeneği işaretleme şansımızın olmadığı açık. Ancak, kesin olan iki durum var: Birincisi, yeni dönemde koordinasyon zafiyeti olmayacak; ikincisi de başarı ya da başarısızlık direkt Babacan'a yazılacak...

Erdoğan SÜZER - BUGÜN
esuzer@bugun.com.tr  

YORUMLAR 1
  • abdulkayyum Karayel 16 yıl önce Şikayet Et
    yorumunz üzerine. Değerlendirmenize katılıyorum bunun yanısıra sıkıntılı dönemde kamu reformları kapsamında en çok başarılı olan eski bakanımızı takdir etmek gerekir gelir idaresinin özerkleşmesi konusunda tam olarak özerk olmasada kısmende olsa yarı özerk hale gelmesi bile başlı başına bir reformdur.Bu reforma imza atan sayın Bakanımız Kemal Unakıtana gelir idaresinin mensubu olarak minnet duygusu ile yadediyorum.Yeni Bkanımzdan yarım kalan reformları aynı cesaret ve kararlılkla tamamlamasını tabuları yıkmasını ümit ediyoru
    Cevapla