Erhan Başyurt
Erhan Başyurt
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Prof. Saylan'ın etrafında koparılan fırtına

GİRİŞ 16.04.2009 GÜNCELLEME 16.04.2009 YAZARLAR

Ergenekon'un 12'nci dalgasında Prof. Türkan Saylan'ın da evinin aranması, ağır eleştirilere konu oldu.

Gösterilen tepkilerin nedenlerini üç ayrı grupta toplamak mümkün...

Birinci gruptakiler, insani gerekçelerle olayı kınayanlar.

Prof. Saylan'ın kanser hastası olması, ev araması sırasında da hastaneden izinli dönmüş olması, insanlarda bir nevi şefkat hislerinin uyanmasına neden oldu.

Özellikle yakın çevresinde kanser hastası olanlar, bu duruma haklı duygusal tepki verdiler.

İkinci gruptakiler, binlerce insana burs sağlayan saygın bir ismin iktidara gösterdiği muhalefet nedeniyle arandığına inananlar.

Prof. Saylan, yaklaşık 40 bin kadar öğrenciye burs verilmesini sağlamış bir isim.

Yine, Türkiye'de cüzamla mücadele konusunda sembol bir isim.

Bu iki sıra dışı özelliğe sahip bir bayanın Ergenekon terör örgütü ile yan yana

gelmesini tahayyül bile edemeyenler tepki gösterdi.

Haklı da olabilirler.

Üçüncü gruptakiler ise, her operasyon sırasında bir zayıf halka arayan, İlhan Selçuk, Sabih Kanadoğlu gibi isimleri öne çıkaranlar bu kez Prof. Saylan üzerinden "yıpratma amaçlı" eleştirilere sarıldılar.

Böylece kamuoyunda Ergenekon soruşturmasına olan desteğin kırılmasını hedeflediler.

***

Peki, bütün bu süreçte bir hukuksuzluk söz konusu mu?

Hukukçulara göre, yok.

Savcılar güçlü şüpheye neden olacak bulgulara ulaşmış ve mahkeme hakimleri de arama yapılmasının ihtiyaç olduğuna kanaat getirip onay vermiş.

Sadece saygın bir insan olduğu için ya da hasta olduğu için bir insanın evi aranmamalı mı?

Bu durumda, hukukun üstünlüğü ve adaletin tecellisi nasıl mümkün olur?

Polisler, arama sırasında kendisine herhangi bir kötü muamelede bulunmamış.

Hatta, rahatsız olduğu için diğer isimlerin aksine ifadesine de başvurulmamış.

Saylan veya Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) diğer üyeleri belki de soruşturma aşamasında serbest kalacaklar.

Ya da Üçüncü İddianame'de yer alacak ve belki de suçlu bulunacaklar.

Bütün bu süreçleri görmeden, hatta savcının elindeki suçlama nedenlerini bile bilmeden bu tepkileri nasıl yorumlamak mümkün?

Herkes hukuk karşısında eşit değilse, nasıl hukuk devleti olunabilir?

Levent Ersöz'ü yargılanabilir kılan ne? Türkan Saylan'ı evi bile aranmaz kılan ne?

Tabii ki, suçlu bulunana kadar herkes masumdur, ama hiç kimse de dokunulmaz değildir.

***

"Yarın öbür gün bizi de kapıya koyarlar" diyen, hata yapması için birçok insanın avuçlarını ovuşturarak beklediği bir savcı, elinde deliller yoksa bile bile bu kadar tepki çekecek bir adım atar mı?  

Sanki yargılanan Kardelen Projesi ya da verilen burslarmış gibi, abartılan tepkileri anlamak mümkün değil.

Demokrat oldukları için kalemlerine büyük saygı duyulan, bazı isimler bile bu aşamada tökezlediler...

Peki Prof. Saylan'ın başında bulunduğu ÇYDD'nin, burs verdiği öğrencileri fişlediği, bile bile ve bazen özellikle PKK yanlısı isimlere burs verdiği; şubelerin bulunduğu bazı illerde darbe çalışmaları için bürokrat ve yöneticileri fişleyip Şener Eruygur'a ilettiği, iktidarı devirmek amaçlı darbe çalışmalarına sivil toplum desteği verdiği ve hatta destek olduğu mitinglere burslu öğrencileri katılmaları için tehdit ettiği gibi çok ciddi iddialar ne olacak?

Soruşturulmasın mı?

ÇYDD sadece eğitim faaliyetlerinde bulunan bir dernek mi?

Merak eden kendi internet sitesindeki duyurulara bir göz atsın...

Cumhuriyet Mitinglerine destek çağrıları, Cumhurbaşkanı seçimlerini etkileme açıklamaları ve hatta son olarak CHP'nin başörtüsü açılımını kınayan bildiriler bile var.

Üstelik hepsinin altında Prof. Saylan'ın imzası var.

Türkiye'de bir darbe girişiminin ilk kez yargılandığı Ergenekon soruşturmasını, insan haklarına saygı ve hukuk kapsamında hareket ettiği halde bu şekilde yaralamak, Türkiye'nin demokratik hukuk devleti olabilmek için daha çok yol alması gerektiğini gösteriyor.

Erhan Başyurt - BUGÜN
ebasyurt@bugun.com.tr

YORUMLAR 3
  • İsmail Kala 16 yıl önce Şikayet Et
    Elinize sağlık. Sn Erhan Bey, Çok yerinde bir tespit elinize sağlık. Kimse dokunulmaz değildir. Arama yapan polisler kafalarına estiği ve canları istediği için arama yapmadılar. Ne oraya gelen polislerden ne de bu olayı yürüten savcıdan Kardelen Projesi veya yoksul öğrencilere burs verilmesinin kanuna aykırılık teşkil ettiği yönünde bir açıklama duymadım. Ama bazıları özellile bunları ve ameliyat bekleyen hastaları göz önüne vererek ajitasyon yapmaya ve yapılanın hukuksuzluk olduğunu ispatlamaya çalışıyorlar.
    Cevapla
  • ali yazar 16 yıl önce Şikayet Et
    çamlıca. dışardan yönetiliyorum diye bas bas bağıran bir dernek..
    Cevapla
  • ugur yiğit 16 yıl önce Şikayet Et
    yazı kısa kalmış:). makinist! görüntü yok....
    Cevapla