Başbuğ’un savunması ile icraatları çelişiyor
GİRİŞ 07.01.2012
GÜNCELLEME 07.01.2012
YAZARLAR
Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ, “İrtica ile Mücadele Eylem Planı ve Andıç Davası“nda tutuklandı. 12’nci Ağır Ceza’da verdiği ifadesinde, kendisinin “masum“ olduğunu söylüyor.
Genelkurmay Başkanı görevini devralmadan bu sitelerin kurulduğunu ve kendi döneminde hiç güncellenmediğini, bu siteleri kendisinin kapattırdığını, bunun için kendisine teşekkür edilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Emrinde 700 bin silahlı adam varken, bir iki internet sitesi ve haberiyle hükümeti devirmekle ve terör örgütü lideri olmakla suçlanmasını “traji-komik“ olarak niteliyor.
Başbuğ haklı mı?
Savcı ve hâkimler, öyle düşünmüyor ki tutuklanmasını istediler. Maalesef, Başbuğ’un görevdeki icraatları da savunması ile ters düşüyor.
Deşifre olana kadar devam
Başbuğ diyor ki: “4 Şubat 2009’da bu siteler hakkında haber çıktı. İncelenmesini istedik. Şekil ve teknik açıdan kanuna uygun olmadığı bilgisi verildi. Siteleri kapattırdım.”
Peki, kanuna aykırı bu faaliyetleri yürüten personel için askeri savcılık tarafından bir soruşturma açıldı mı?
Cevap “hayır.“
Siteler üzerinden hükümet aleyhine kara propaganda yapan internet sitelerinin yeniden işletime sokulması için aynı birimde iki ay sonra yeniden çalışma başlatılıyor.
12 Haziran’da “İrtica ile Mücadele Eylem Planı“ yine Taraf’ta yayınlanınca, bu çalışmalar durduruluyor. Başbuğ savunmasında, “Hazırlık aşamasında olan bu 4 site 19 Haziran’da kapatıldı“ diyor.
Bu arada, İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nın da hazırlandığı psikolojik harekâtı yürütmekten sorumlu Bilgi Destek Birimi’nde, kapsamlı bir delil karartma operasyonu yapılıyor.
26 bilgisayar ve 6 server geri dönüşümü olmayacak şekilde siliniyor.
Çuvallarla belge imha ediliyor.
Başbuğ, bu delil karartma işine müdahale ediyor mu?
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Erhan Başyurt / BUGÜN
Genelkurmay Başkanı görevini devralmadan bu sitelerin kurulduğunu ve kendi döneminde hiç güncellenmediğini, bu siteleri kendisinin kapattırdığını, bunun için kendisine teşekkür edilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Emrinde 700 bin silahlı adam varken, bir iki internet sitesi ve haberiyle hükümeti devirmekle ve terör örgütü lideri olmakla suçlanmasını “traji-komik“ olarak niteliyor.
Başbuğ haklı mı?
Savcı ve hâkimler, öyle düşünmüyor ki tutuklanmasını istediler. Maalesef, Başbuğ’un görevdeki icraatları da savunması ile ters düşüyor.
Deşifre olana kadar devam
Başbuğ diyor ki: “4 Şubat 2009’da bu siteler hakkında haber çıktı. İncelenmesini istedik. Şekil ve teknik açıdan kanuna uygun olmadığı bilgisi verildi. Siteleri kapattırdım.”
Peki, kanuna aykırı bu faaliyetleri yürüten personel için askeri savcılık tarafından bir soruşturma açıldı mı?
Cevap “hayır.“
Siteler üzerinden hükümet aleyhine kara propaganda yapan internet sitelerinin yeniden işletime sokulması için aynı birimde iki ay sonra yeniden çalışma başlatılıyor.
12 Haziran’da “İrtica ile Mücadele Eylem Planı“ yine Taraf’ta yayınlanınca, bu çalışmalar durduruluyor. Başbuğ savunmasında, “Hazırlık aşamasında olan bu 4 site 19 Haziran’da kapatıldı“ diyor.
Bu arada, İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nın da hazırlandığı psikolojik harekâtı yürütmekten sorumlu Bilgi Destek Birimi’nde, kapsamlı bir delil karartma operasyonu yapılıyor.
26 bilgisayar ve 6 server geri dönüşümü olmayacak şekilde siliniyor.
Çuvallarla belge imha ediliyor.
Başbuğ, bu delil karartma işine müdahale ediyor mu?
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Erhan Başyurt / BUGÜN
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL