Ertuğrul Cingil
Ertuğrul Cingil
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

FETÖ’nün hamisi Fuller’in sessiz ölümü

GİRİŞ 20.02.2026 GÜNCELLEME 20.02.2026 YAZARLAR

Haber 7 Özel
FETÖ’nün Amerika yapılanması konusunda uzman araştırmacı gazeteci Ertuğrul Cingil, FETÖ’nün stratejik beyni Graham Fuller’in ölümüyle ilgili gelişmeleri Türk Basınında ilk kez Haber 7 için kaleme aldı.

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’i Amerika’da himaye eden ve yönlendiren Amerika Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) en derin istihbaratçılardan Graham E. Fuller’in öldüğüne ilişkin bazı kaynaklarda bilgiler yer aldı.

FETÖ’nün akıl hocası Fuller’in ölüm bilgisi, ilk ve en görünür biçimiyle Wikipedia’da yer aldı. Kayıtlara göre Fuller, kalbini etkileyen ciddi sağlık sorunlarının ardından 29 Ocak’ta, 89 yaşında hayatını kaybetti.

Ölüm haberinin ikinci kaynağı Fuller’in son yıllarda fikri düzeyde yakın olduğu platform ve çevrelerden geldi. Fuller’in ölüm haberi Helga Zepp-LaRouche’un öncülüğündeki alternatif istihbarat ve analiz dergisi Executive Intelligence Review (EIR) ekosisteminde paylaşıldı.

Schiller İnstitute başkanı, yazar ve analist LaRouche, Fuller’in kendisi gibi uzun yıllar CIA’da çalışmış arkadaşı Ray McGovern ile birlikte Uluslararası Barış Koalisyonu toplantılarında düzenli konuşmacı olduğuna ve EIR’yi yakından takip ettiğine dikkat çekti.

Fuller’in öldüğünü X hesabından da duyurarak ailesine ve dostlarına başsağlığı dileyen LaRouche,  “Onu özleyeceğiz ve onun anısını ve medeniyetin geleceğine yaptığı değerli katkıyı kalbimizde taşıyarak misyonumuza devam edeceğiz ” ifadelerine yer verdi.

Fuller’in kalp sorunlarıyla uzun süredir mücadele etiği, iki kızı ve aile üyelerinin yanında olduğu bilgilerinin paylaşıldığı duyuru da her hafta katıldığı blog yazarı Nima Alkhorshid’la yayınlarını izleyen büyük bir takipçi kitlesinin de yas tuttuğu belirtildi.

Ayrıca Fuller’in ölümü speir.tv isimli bir dijital medya ağı tarafından da duyuruldu.  

Fuller’in Ölüyle İlgili Tuhaflıklar

Fuller gibi Amerika istihbarat dünyasının etkili bir aktörünün ölümü, alışıldık veda haberinden çok, derin bir sessizlik içeriyor. 

Eski bir CIA üst düzey yetkilisi, Orta Doğu ve Asya ve İslam dünyası üzerine onlarca yıl karanlık planlar üretmiş Fuller’in ölüm haberinin Amerika ve son döneminde yaşadığı Kanada’da medya kuruluşlarında yer almaması dikkat çekici.

Ayrıca uzun yıllar hizmet ettiği başta CIA olmak üzere Amerikan güvenlik bürokrasisinden, teorik çalışmalar hazırladığı RAND Corporation düşünce kuruluşu ve ders verdiği üniversite çevrelerinden açıklama ya da taziye yapılmamış olması da manidar.

Aradan geçen üç haftalık süreye rağmen kaynaklarda Fuller’in ölümüne ilişkin ailesinin de duyuru, anma ya da açıklamasına rastlanmadı.

Ortaya çıkan tabloya bakıldığında Graham Fuller’in ölümü kamuoyuna dar bir çevrede duyurulmuş; geniş, bağımsız ve kurumsal kaynaklarda yer almamış durumda. Fuller’in derin istihbaratçı geçmişi düşünüldüğünde ölümüyle ilgili bu flu durum anlaşılabilir.

“ÜST AKIL”IN EN KRİTİK İSMİ FULLER KİMDİ?

FETÖ’nün arkasındaki istihbarat yapıları ve güç odakları tanımlanan “Üst Akıl”ın en derin isimlerinden biri olan Graham Fuller, 1936 yılında Amerika’da doğdu ve Harvard Üniversitesinde Rusya ve Ortadoğu Çalışmaları alanlarında lisan ve yüksek lisans eğitim gördü.

CIA’da 27 yıl boyunca çeşitli pozisyonlarda görev yapan Fuller, dış görevlerinin 17 yılını Almanya, Türkiye, Lübnan, Suudi Arabistan, Kuzey Yemen, Afganistan ve Hong Kong gibi ülkelerde geçirdi.

Türkçe, Rusça, Arapça ve Çince bilen Fuller, 1982 yılından itibaren Yakın Doğu ve Güney Asya’dan sorumlu oldu; 1986’da ise CIA Ulusal İstihbarat Konseyi Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.

CIA’daki görev süresi boyunca İslam dünyasına yönelik operasyonları yöneten, istihbarat senaryoları üreten ve toplumsal hareketler üzerine stratejik raporlar hazırlayan Fuller, en tartışmalı istihbarat teorisyenlerinden biri oldu.

Soğuk Savaş boyunca ve sonrasında dini, etnik yapılarla kurduğu bağlantılar nedeniyle “Yeşil Kuşak”, “ılımlı İslam” ile “Büyük Ortadoğu” gibi “İslam dünyasının yeniden dizaynı” projelerinin arka planında onun adı sıkça yer aldı.

Amerikan çıkarları için çok kritik istihbarat süreçlerini yöneten Fuller, teoriyi ve saha dinamiklerini birleştiren profiliyle görev yaptığı coğrafyalarda tartışmalı izler bıraktı.

KIZININ İSMİNİ “ANKARA” KOYDU

ABD derin devletinin kilit isimlerinden biri olarak anılan Fuller, CIA’dan sonra başta istihbarat yapıları olmak üzere Pentagon’dan Dışişleri Bakanlığına kadar birçok devlet kurumu için analiz ve raporlar üreten RAND Corporation’da üst düzey analist olarak yıllarca görev yaptı.

Türkiye başta olmak üzere İslam dünyasına yönelik örtülü operasyonların teorik zeminini oluşturan RAND Corporation’da Fuller’in hazırladığı bölgesel çalışmalar Amerikan istihbarat yapıları içinde yol haritası niteliği taşıdı.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan ve Amerika’nın en güçlü düşünce kuruluşu haline gelen RAND için Fuller’in yazdığı analiz ve raporlar yalnızca akademik metinler değil; sahada karşılığı olan strateji belgeleriydi.

Fuller; “Yeni Türkiye Cumhuriyeti”, “İslamsız Dünya”, “Siyasal İslam’ın Geleceği”, “Türkiye ve Arap Baharı” eserlerinin yanı sıra Henri Barkey ile birlikte yazdığı “Türkiye’nin Kürt Meselesi” gibi çok sayıda kitaba imza attı.

Sivil görünümlü yapılara odaklanan ve devlet geleneğini zayıflatabilecek oluşumları analiz eden Fuller,  jeopolitik araç olarak gördüğü Gülen örgütünü “en az riskli ve en kullanışlı yapı” olarak tanımladı.

Onun metinlerinde Türkiye; “Model ülke” ve “İslam dünyasında dönüştürücü merkezi” olarak tanımlanmaktaydı.

Kızı Samantha’nın ikinci adını “Ankara” koyacak kadar Türkiye’ye özel ilgi duyan Fuller’in, Türkiye’yi Batı ekseninden koparmadan içeriden dönüştürme fikri yazılarında örtük olarak yer aldı.

Bir CIA yöneticisinin çocuğuna, görev yaptığı onlarca ülke arasından Türkiye’nin başkentinin adını vermesi, sıradan bir tercih değildir. Türkiye’yi istihbarat yaşamının merkezine koyduğunun, hayatının en önemli projesi olarak gördüğünün zihinsel yansımasıdır.

Bu kapsamda Fuller’in Türkiye’ye yönelik yaklaşımlarında en güçlü destek verdiği isim Fethullah Gülen oldu.

Gülen’e sahip çıkan, ihanet örgütünün yürüttüğü faaliyetleri öven Fuller, kaleme aldığı eserlerinde ve katıldığı tüm platformlarda bu desteğini güçlü şekilde sürdürdü. Çünkü FETÖ, Fuller’in “Ilımlı İslam” olarak maskelediği teorisini pratiğe taşımakta kullandığı en karanlık projesiydi.

GÜLEN’E YEŞİL KART REFERANSI

Fuller’in Gülen’e desteği sadece açıklamalarla sınırlı değildi.  ABD’de Yeşil Kart (Green Card) alabilmek için Pensilvanya’da açtığı dava açan Gülen’in en büyük destekçisi Graham Fuller oldu.

ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Servisinden David Spaulding’in mahkemeye sunduğu olumsuz rapora rağmen, başta Fuller olmak üzere referans olan 25 isim sayesinde Gülen 2008 yılında bu davayı kazandı.

Referans verenler arasında CIA’da görev yapmış George Fidas, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz ve FBI danışmanlarından Paul Parker’ın yanı sıra Vatikan’dan Cizvit tarikatına, Katoliklerden Evanjelistlere kadar çeşitli din adamları ve akademisyenler de vardı.

Fuller’in FETÖ’ye küresel kalkan olan bu desteği, hukuki yardımdan öte açık bir  istihbarat himayesiydi. Bu imzalar, FETÖ’nün Amerika’da rahatça hareket etmesinin ve örgütlenmesinin kapısını açtı.

Fuller’in bu kritik desteğiyle Gülen, yeşil kartını aldıktan sonra uğradığı mağduriyet gerekçesiyle Amerikan makamlarından tazminat da kazandı. FETÖ ihanet hareketinin “eğitim”, “diyalog” ve “hoşgörü” söylemleriyle büyümesinin arkasında FBI’ya da Gülen için mektup yazan Fuller vardı.

Fuller, Gülen’e referans olmasını 2011 yılında Akşam gazetesine verdiği röportajında “Ben onun yeşil kart almasını desteklemedim. Yaptığım, hakkında benden istenen bir mektup yazmaktı. Ben Gülen'in Amerika için bir güvenlik tehdidi veya radikal bir güç olduğuna inanmadığımı anlatan bir mektup yazdım” sözleriyle savundu.

Gülen’e övgüler düzen Fuller, “Gülen Hareketi'ni çağımızdaki İslami düşüncenin modern, akılcı, olumlu, yapıcı, sosyalleşmiş, barışçıl ve toleranslı olarak evrilmekte olan göze çarpan bir örneği olarak görüyorum” ifadelerini kullandı.

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNDEKİ GÖLGE ROLÜ

Graham Fuller, BBC’ye 2014’te verdiği röportajda ise Gülen hareketini “ılımlı, yapıcı ve tehdit oluşturmayan” bir yapı olarak tanımladı. Gülen’in ABD’de kalabilmesi için FBI’a referans mektubu yazdığını ve bugün olsa aynı mektubu yeniden yazacağını ifade etti.

Eski bir CIA üst düzey yetkilisinin, hem kamuoyunda hem de resmi merciler nezdinde Gülen yapılanmasını koruyan, meşrulaştıran ve destekleyen bir rol üstlenmesi, 15 Temmuz’da Türkiye’de yaşanan hain darbe girişimi ışığında çok daha kritik bir anlam kazandı.

FETÖ tarafından sahnelenen hain darbe girişiminin ardından Aralık 2017’de İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliğince, Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Fuller hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Yakalama kararında Fuller’e; “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs”, “Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askerî casusluk amacıyla temin etme” ve “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamaları yöneltildi.

Ayrıca kararda Eski CIA uzmanı Henri Jak Barkey ve darbe teşebbüsünde rol alan diğer kişilerle Fuller'in irtibatının ve atılı suçları işlediğine yönelik bulguların tespit edildiği" ifadeleri yer verildi. Fuller ise suçlamaları “absürt” olarak nitelendirerek reddetti; darbe girişimiyle ilgisi olmadığını ve Türkiye’ye son beş yılda hiç gitmediğini ileri sürdü.

ÖLMEDEN ÖNCE TÜRK ORDUSUNU ÖVDÜ

2004 yılından itibaren Kanada’nın Vancouver British Columbia bölgesine bağlı Squamish kasabasında yaşayan Fuller, Simon Fraser Üniversitesinde yardımcı tarih profesörüydü.

Bu arada Fuller’in 1 yaşında evlatlık edindiği Kore kökenli oğlu ise uyuşturucu bağlılığından 21 yaşında hayatını kaybetti.

Kendi blog sitesinde ve çeşitli yayın organlarında yazmayı sürdüren Fuller’in son eseri, çevre, ayılar, kimlik arayışı ve ekolojik şiddet temalarını işleyen “The Bear” (Ayı) adlı kitaptı.

Yıllarca reyting rekorları kıran Kurtlar Vadisi dizisinde Aron Feller karakteriyle ilişkilendirilen Fuller, son yıllarda YouTube yayınlarına ve konferanslara katılıyordu.

ABD dış politikası ve Ortadoğu siyaseti üzerine yazılar yazan Fuller, Türkiye’ye ilgisini de hep sürdürdü. FETÖ aracılığı Türkiye’de darbe yaptırma arayışında olan Fuller, son yaptığı açıklamalardan biri ise ironik şekilde Türk ordusunun çok ciddi bir güç olduğunu söyledi.

Geçen yıl ocak ayında Youtube kanalı Dialogue Works’e konuşan Fuller, Türkiye ile İsrail arasındaki olası bir çatışmanın felaket olacağını vurgulayarak "Türk ordusu, muhtemelen İsrail'in askeri kapasite açısından bölgede karşılaşabileceği en ciddi rakip" ifadelerini kullandı.

FULLER’İN BOSTON MARATONU BOMBACILARIYLA İLGİNÇ BAĞLANTISI

Karanlık ilişkileriyle öne çıkan Fuller’in adının geçtiği bir başka olay ise 15 Nisan 2013’teki 3 kişinin öldüğü 260 kişinin yaralandığı Boston Maratonu bombalamaları oldu.

Saldırıyla suçlanan Çeçen kökenli kardeşler Tamerlan Tsarnaev ve Dzhokhar Tsarnaev’in “amcası” olarak bilinen Ruslan Tsarnaev (Ruslan Tsarni) ise Graham Fuller’in damadı çıktı.

Amerikan şirketlerinde çalışmış, Kazakistan’da USAID (Amerika Birleşik Devletleri Uluslararası Kalkınma Ajansı) çatısı altında “danışman” sıfatıyla görev yapmış olan Tsarnaev Washington’un hemen yanı başındaki Maryland’de yaşamış bir isimdi.

Ruslan Tsarni, Fuller’in kızı Samantha Ankara Fuller ile 8 yıl evli kaldı. Bu bağ kamuoyuna yansıdığında Fuller, Ruslan Tsarni ile CIA arasında herhangi bir ilişki kurulmasını “saçma” olarak niteledi. Ama damadı ve kızının hem Bişkek’te hem de Maryland’deki kendi evinde bir süre yaşadığını bizzat doğruladı.

FETÖ’NÜN BEYİN ÖLÜMÜ

Fethullah Gülen’in ölümünün ardından örgüt içinde patlayan yolsuzluk iddiaları, çıkar çatışmaları ve vasiyet kavgaları, yıllardır gizlenen çürümeyi gün yüzüne çıkardı. FETÖ’deki çözülme ve parçalanma devam ederken bu yapının en güçlü dış mimarlarından ve fikri beyni olarak anılan Graham E. Fuller de sessizce sahneden çekildi.

Örgüte yön veren derin aklın ve karanlık istihbarat bağlarının temsilcisi Fuller’in ölümüyle ihanet yapısı temel direklerinden birini daha yitirmiş oldu.

Bir zamanlar “diyalog”, “eğitim” ve “barış” etiketleriyle pazarlanan; Beyaz Saray koridorlarına, kongre lobilerine uzanan ağlar kuran yapı, bugün kendi iç hesaplaşmasının enkazı altında dağılıyor.

Artık FETÖ içinde “fesih” tartışmalarının açıkça dillendirilmesi, kurulan Yeni Herkül hesabı üzerinden devletten af dilenerek “barış fetvaları” yayınlanması boşuna değil. Bu, milletimizi, demokrasimizi ve devletimizin kurumlarını hedef almış ve 251 kahramanın kanına girmiş hain terör örgütünün dağılışına işaret ediyor.

Gülen sonrası FETÖ’nün iç fay hatları kırılırken, stratejik aklı Fuller’in sessiz çekilişi örgütün koruyucu gölgesini de ortadan kaldırdı. Ve FETÖ’nün beyin ölümü gerçekleşmiş oldu. 

Ancak kişiler ölse de ülkemize, İslam dünyasına yönelik zehirli senaryoların ve kirli hesapların bitmeyeceği aşikar.

Fuller sahneden çekilmiş olabilir; teorik çalışmaları, kurduğu ilişkileri ve dolaşıma soktuğu taşeron aktörleri derin yapılar tarafından kullanılmaya devam edecek.

 

Yazan: Araştırmacı Gazeteci Ertuğrul Cingil

2015- 2018 yılları arasında Anadolu Ajansı Amerika Temsilcisi olarak FETÖ terör örgütünün kirli ilişki ağı, elebaşlarının lüks yaşamları ve Türkiye aleyhine yürüttükleri faaliyetlere yönelik çok sayıda referans niteliğinde araştırma dosyası hazırlamıştır.

 

YORUMLAR 42 TÜMÜ
  • M.Turan 1 saat önce Şikayet Et
    Zalimler için yaşasın cehennem
    Cevapla
  • HIDIR BUDUR 1 saat önce Şikayet Et
    Graham FULLER'e İncirlik'te: " CRİSTOF COLOMB, HEP BATI'YA GİDEREK, DOĞU'YA ULAŞTI. TÜRKİYE'DE HEP BATI İSTİKAMETİNDE AMA " sözde dostuz havanız harici, Türkiye aleyhindeki samanaltı politikalarınızdan " BİR GÜN DOĞU'YLA İŞBİRLİĞİNE GELDİĞİNDE ŞAŞMAYIN!! Lafını duyduğunda "Graham FULLER'in renkli gözlerindeki şaşkınlığı" görenler hep anlatır. İŞTE O GÜNLERE GELDİK
    Cevapla
  • Abdulbari 2 saat önce Şikayet Et
    Deemekki agabalari çokta memnun değilmiş kendisinden ne diyelim
    Cevapla
  • misafir 2 saat önce Şikayet Et
    Aron Feller bu. Kurtlar vadisinin kızıl kurdu
    Cevapla
  • diyarbakırlı 2 saat önce Şikayet Et
    Cehenneme bir iki.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle