Ertuğrul Cingil
Ertuğrul Cingil
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Trump’ın Damadı Kushner’in Rant Ağı

GİRİŞ 15.06.2026 GÜNCELLEME 15.06.2026 YAZARLAR

Diplomasi maskesi altında yürütülen zenginleşme, jeopolitik krizleri fırsata çeviren oportünizm ve devlet gücüyle tahkim edilmiş çıkar ağı...

Politik gücü yatırıma dönüştürerek rant sağlama konusundaki ustalığını gösteren ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in hikayesi Amerika siyaset tarihinin en çarpıcı örneklerinden biri.

İsrail Başbakanı soykırımcı Binyamin Netanyahu ile de geçmişe dayalı yakın bağlara sahip olan Kushner’in siyaset yolculuğunda inanç, güç ve çıkar iç içe geçiyor.

Ancak bu hikaye sadece Kushner’le sınırlı değil; din değiştiren eşinden, şantaj kasetleriyle mahkum olup ardından Paris’e büyükelçi atanan sabıkalı babasına uzanan "kirli" bir aile portresi var.

Siyonizme adanmış emlak zengini Kushner ailesinin geçmişten beri en yakın ilişkide olduğu isim ise babasıyla arkadaş olan Netanyahu.

Amerika ziyaretlerinde Kushnerlerin New Jersey’deki evlerine sık sık misafir olan Netanyahu’nun Jared’in yatağında uyuduğu bile çeşitli kaynaklarda yer alıyor.

Bu köklü ilişki nedeniyle Trump’la Netanyahu arasındaki en güçlü köprü durumundaki Kushner’in sınır tanımayan pragmatizminin örnekleri ailenin tarihine kazınmış durumda.

DİN DEĞİŞTİRTEN EVLİLİK VE SABIKALI DÜNÜR

ABD Başkanı Trump’ın kızı Ivanka Trump, 2009 yılında Jared Kushner ile evlenmeden önce yaklaşık 2 yıl dini eğitim aldıktan sonra Yahudiliğe geçerek "Yael" adını aldı.

İlk bakışta kişisel bir inanç tercihi gibi sunulan bu hamle, New York emlak piyasasının en köklü ve fanatik siyonist ailelerinden biri olan Kushner’lerle kurulacak milyar dolarlık ittifakın vizesiydi.

Jared’ın babası Charles Kushner, 2005 yılında vergi kaçakçılığı, tanık karartma ve şantaj gibi 18 ayrı suçtan iki yıl hapse mahkum edildiğinde de iki aile arasındaki güçlü bağlar devreye girdi.

Kız kardeşinin eşine federal savcılarla iş birliği yapmasın diye hayat kadını tutup komplo kurarak gizli kamera kayıtlarını kız kardeşine gönderen Charles Kushner, ilk döneminde Trump tarafından affedildi.

Trump Beyaz Saray’a tekrar döndüğünde ise sabıkalı dünürünü, ABD’nin en prestijli diplomatik misyonlarından biri olan Fransa ve Monako Büyükelçiliği’ne atadı.

Ailesinden gelen köklü bağları sayesinde İsrail ile ABD arasında güven köprüsü kurabilen Kushner’in hayatı Amerika’da olsa da gönlü İsrail’in çıkarları için atıyor.

Hiçbir diplomatik geçmişi olmamasına rağmen ilk döneminde Trump’ın en güçlü danışmanı olan Kushner, ABD Büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınmasından İbrahim Anlaşmalarına kadar mimarı olduğu tüm süreçlerde İsrail’in çıkarlarını her şeyin üstünde tutuyordu.

Nitekim Kushner’in mimarları arasında olduğu “Riviera’dan Great Trust ve Sun Rise” projelerine kadar son dönemde açıklanan sözde imar planları, enkaza dönmüş Gazze’yi Filistinlilerden arındırmayı hedefleyen kirli rant girişimleridir.

Çünkü Kushner için Gazze, binlerce insanın katledildiği bir soykırım sahnesi değil, sadece "kupon arazi" potansiyeli taşıyan bir gayrimenkul projesidir.

Bu kirli adımların hepsi, Filistin’i haritadan silmeyi hedefleyen; İsrail’in hukuksuz yerleşimini genişletme adına atılmış tek taraflı girişimler olarak öne çıkıyor.

KUSHNER’İN KÜRESEL RANT MAKİNESİ

Hayatı çıkar üzerine kurulu Kushner'in, Beyaz Saray’daki danışmanlık görevinden ayrılmasının ardından oluşturduğu Affinity Partners yatırım fonu, yabancı devletlerin milyar dolarlarıyla beslenen bir rant makinesine dönüştü.

Bugün bu makinenin dişlileri Körfez sermayesinden Arnavutluk’un el değmemiş sahillerine, oradan da soykırımın en acımasız yüzüne şahit olan Gazze kıyı şeridine kadar uzanıyor.

Kushner’in 2021 yılında kurduğu fon şirketi, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın (MBS) doğrudan müdahalesiyle 2 milyar dolarlık devasa bir sermaye almayı başardı.

Üstelik Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) kendi yatırım komitesinin "Kushner’in finansal tecrübesizliği ve fahiş yönetim ücretleri" nedeniyle verdiği olumsuz rapora rağmen MBS bu kararı tek başına onayladı.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli Lunate firmasından Katar’a, Körfez ülkelerinden sağlanan kaynaklarla Kushner’in yönettiği fonun büyüklüğü 5.4 milyar dolara ulaştı.

Bu, finansal bir başarıdan ziyade Trump yönetiminin Orta Doğu politikalarını çıkara dayalı yönetme biçimi yani açık bir "diyet ödemesidir."

Kushner’in şimdilerde 6 milyar doları aştığı belirtilen fonu, arkasındaki Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) gibi Arap sermayesini tarihte ilk kez doğrudan İsrail şirketlerine yatırmak için bir "koridor" işlevi görüyor.

Kushner’in fon şirketi, İsrail'in en büyük finans ve sigorta gruplarından biri olan ve Batı Şeria'daki yasa dışı Yahudi yerleşim birimleriyle de iş ilişkileri olduğu belirtilen Phoenix Financial şirketinin en büyük hissedarlarından biri haline geldi.

Ayrıca İsrail merkezli araç kiralama ve otomotiv grubu olan Shlomo Group’un hisselerini satın alarak teknoloji ve lojistik alanındaki yatırımlarını genişletti.

Bu arada Kushner, topladığı fonların önemli bir kısmını ABD içindeki büyüme potansiyeli yüksek teknoloji firmalarına aktarıyor. Kushner’in şirketi Suudi Arabistan'ın oyun sektörüne olan yoğun ilgisi doğrultusunda, teknoloji devi ve oyun yapımcısı Electronic Arts (EA) şirketinin 55 milyar dolarlık satın alma ve ortaklık süreçlerinde yer aldı.

Kushner yapay zeka ve teknoloji yatırımlarına da özel önem veriyor. San Francisco merkezli Brain Co. adlı büyük işletmelere ve hükümetlere yapay zeka entegrasyonu sağlayan girişime (Series A fonlamasında) yatırım yaptı.

SON VURGUN: ARNAVUTLUK

Kushner’in Körfez’den topladığı bu milyarlar, şimdilerde Balkanlar’ın en değerli doğa miraslarını yutmak üzere.

Arnavutluk’ta patlak veren son skandal, yerel halkı sokaklara dökerken ülkenin AB üyelik sürecini de sarsıyor.

Kushner ve Ivanka Trump, Arnavutluk’un Adriyatik kıyısındaki koruma altındaki biyolojik çeşitlilik alanı olan Vjosa-Narta Lagünü ve eski bir komünist askeri üssü olan Sazan Adası’nı kapsayan devasa bir lüks turizm projesi yürütüyor.

Ivanka Trump'ın bir podcast yayınında "Yalınayak yürürken tesadüfen keşfettik ve büyülendik" diyerek romantize ettiği yer, aslında milyar dolarlık bir rant sahası.

Projelerin büyüklüğünün kapsamına göre 1.6 milyar dolar ile 4 milyar dolar arasında olduğu belirtiliyor.

Akdeniz'in çevresel açıdan en hassas, yüzlere kuş türüne ev sahipliği yapan koruma altındaki bu kıyı şeridinde devasa lüks villalar ve otel zincirleri inşa edilmesi hedefleniyor.

Arnavutluk’un Sosyalist Başbakanı Edi Rama, Kushner’e "özel stratejik yatırımcı" statüsü verdi. Kushner’in önünü açmak için korunan alanların statüsünü değiştiren yasal düzenlemeler jet hızıyla meclisten geçirildi.

Başbakan Rama'nın eleştirilere karşı "Ben bu koltukta oturduğum sürece bu yatırımın durma şansı yok" çıkışı, ilişkinin boyutunu özetliyor.

KUSHNER Mİ KAZANACAK? FLAMİNGOLAR MI?

Çevreciler, bölgenin flamingolar, deniz kaplumbağaları ve koruma altındaki birçok canlı türü için kritik öneme sahip olduğunu belirterek projelerin durdurulmasını talep ediyor.

“Flamingo Devrimi” olarak adlandırılan protestolar yalnızca çevre kaygılarıyla sınırlı değil. “Arnavutluk satılık değildir” diyerek tepkilerini net şekilde gösteren göstericiler, projelerin hazırlanış sürecindeki şeffaflık eksikliğini, arazi tahsislerini ve yabancı yatırımcılara sağlanan ayrıcalıkları da eleştiriyor.

Tiran sokaklarında ellerinde pembe flamingo afişleri taşıyan binlerce insan polis müdahalesi ve tazyikli sulara rağmen iki haftadır aralıksız protestolarını sürdürüyor.

Arnavutluk Yolsuzluk ve Organize Suçlarla Mücadele Özel Savcılığı (SPAK) projeyle ilgili mülkiyet usulsüzlükleri üzerine soruşturma açtı.

Protestolar nedeniyle Rama hükümeti projeyi askıya aldığını açıklasa da tamamen vazgeçmiş değil.

Bu arada Kushner’in Balkanlar’daki faaliyetleri yalnızca Arnavutluk’la sınırlı değil.

Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da, kültürel miras olan eski Genelkurmay Başkanlığı binasının da yer aldığı alana; Trump ailesi tarafından 99 yıllığına bedelsiz kullanma şartlarını taşıyan otel ve konut kompleksi için proje başlatma kararı alındı.

Projenin başrolündeki Kushner, "ilişkileri güçlendirme" bahanesiyle Belgrad’a giderek bu "ballı yatırımın" önünü açmak için girişimlerde bulundu.

Sırbistan yönetimi, Trump’la güçlü ilişki kurmak için bölgenin "kültürel miras" statüsünü kaldırmak adına belgede tahrifat dahil tüm yolları seferber etti.

Ancak tarihi yapıları yok edecek bu proje ülkede ciddi bir siyasi ve hukuki kriz halini alıp protestolar başlayınca Kushner'in yatırım firması Affinity Partners, Aralık 2025'te resmen projeden çekilmek zorunda kaldı.

GÜCÜN VE SİYASİ NÜFUZUN TİCARİLEŞMESİ

Diplomatik süreçlerin yanı sıra küresel servet üretme mekanizmasının merkezindeki Kushner’in çıkar ve rant projeleriyle örülü kirli hikayesi, aslında Trump Amerikası’nın yeni güç modelini anlatıyor.

Önce siyasi nüfuz. Ardından diplomatik erişim. Sonra milyarlarca dolarlık yatırım fonları. Ve nihayet dünyanın farklı köşelerinde ortaya çıkan dev rant projeleri.

Bu yatırımlar, diplomatik nüfuzu ticari kazanca dönüştürdüğü için ABD Kongresi tarafından "çıkar çatışması" gerekçesiyle soruşturulsa da Kushner rant yolculuğunu kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Üstelik bu çıkar yolculuğu sadece damat Kushner’le de sınırlı değil. Trump’ın oğulları Donald Trump Jr. ve Eric Trump ve yakın çevresi de gayrimenkulden kriptoya, teknolojiden yapay zeka ve dron sistemlerine kadar geniş bir alanda servetlerini hızla büyütüyor.

Bugün Adriyatik kıyılarında yükselen protestolar, aslında yalnızca Arnavutluk’un meselesi değil. Bu protestolar; siyasi güç, küresel sermaye ve özel çıkarlar arasındaki sınırların giderek silikleştiği yeni döneme karşı verilen tepkinin sembolü haline geliyor.

Ve görünen o ki Trump’ın damadının ve yakın çevresinin genişleyen rant ağı, önümüzdeki dönemde Washington’dan Orta Doğu’ya, Balkanlar’dan Avrupa’ya kadar daha uzun süre tartışılmaya devam edecek.

YORUMLAR 17 TÜMÜ
  • Kafkasyali 6 saat önce Şikayet Et
    Suyun ısındı edi Rama.Birdahaki seçimde kaybettiğinin resmidir.Sayet oyu başka kanaldan bekliyorsan o başka.Bu Halk seni seçmez bir daha yahidinin kayiğına binersen hava alırsın
    Cevapla
  • Nurcihan 8 saat önce Şikayet Et
    İslâm dünyasının, kendi katillerini kendi elleriyle besleyip büyütmesinin arkasında yatan nedenin, Ne olduğunun araştırılması gerekir.
    Cevapla
  • Misafir 9 saat önce Şikayet Et
    Acaba ülkemizin nereleri tehlikede ne durumdayız
    Cevapla
  • Hoca Nasrettin 9 saat önce Şikayet Et
    Hristiyanlar tevratı ve yahudiliği kabul etmiş, ayrıca hz. İsa aleyhisselamın sözleri kabul edilen metinleride kabul ederek hristiyan olmuşlardır. İncil daha önce tahrif edilmiş tevratıda içeren tahrifli bir kitaptır. Özellikle evanjelistler bu mezheptedirler.
    Cevapla
  • Gerçekk... 10 saat önce Şikayet Et
    Sapık yahudi inacına göre, yahudi anadan doğmayan, yahudi olamıyor. Bu din mi, yoksa ırkçılığın ta kendisi mi? Dolayısıyla işe bu sapık inancı bilerek bakmak lazım.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle