Ertuğrul Özkök
Ertuğrul Özkök
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

Bir belge üzerine

GİRİŞ 21.06.2008 GÜNCELLEME 21.06.2008 YAZARLAR

"Gazetede çirkin, kötü giyimli bir Türk Askeri fotoğrafı istemiyorum."

Türk basınında ilk bandanalı SAT komandolarının fotoğraflarını da ben yayımladım.

Hatta Genelkurmay bizden o fotoğrafları istedi ve kendilerine verdik.

Türk Ordusu’na güvenim her zamanki gibi tamdır.

Hayatımın sonuna kadar da ordumuzu savunmaya devam edeceğim.

Çünkü dünyanın en karanlık coğrafyasında yaşıyoruz ve bu ordunun mensupları kahramanca görev yapıyor.

Ancak son zamanlarda askerimiz olmasa da Genelkurmay’da olup biten bazı şeyler kafamda soru işaretleri uyandırmaya başladı.

* * *

İlk soru işareti, 28 Şubat dönemindeki "Andıç" olayı oldu.

Şemdin Sakık’ın ifadesi çarpıtılarak basına sızdırıldı ve sonuçta kabak bizim başımıza patladı.

Şunu defalarca yazdım, hayatımın sonuna kadar da defalarca yazacağım.

Andıç olayı, Başyazarımız Oktay Ekşi ve beni çok sarstı.

Genelkurmay’ın her ikimizin gözündeki imajına da bir çentik attı.

İkinci düş kırıklığı, İstanbul Birinci Ordu’daki fişleme olayıydı.

Komutanlık neredeyse İstanbul’un tanınmış tanınmamış bütün kişilerinin fişlenmesini istiyordu.

Üstelik Türk Ordusu’na yakışmayacak abukluklar da listeye konmuştu.

Mesela, Ku Klux Klan üyelerinin fişlenmesi bile isteniyordu.

Bunu Hürriyet’te manşet yaptığımız için Genelkurmay bizi epeyce bir süre kara listeye aldı.

* * *

Şimdi bir başka olay önümüzde duruyor.

Taraf Gazetesi dünkü sayısında, Genelkurmay’ca hazırlandığını iddia ettiği bir belgeyi yayımladı.

Belgeyi ve Genelkurmay Başkanlığı’nın yaptığı açıklamayı kelimesi kelimesine okudum.

Belgede yer alan faaliyetlerin yüzde 70’e yakını bana anormal görünmedi.

Terörle mücadele eden herhangi bir ordunun yapması gereken halkla ilişkiler ve propaganda faaliyetleri çerçevesinde değerlendirilebilir.

Ama geriye kalan bir yüzde 30 var ki, açıklaması çok zor.

Terörle mücadele kolay bir şey değildir.

Sadece Türkiye’de değil, dünyanın hiçbir yerinde kolay bir şey değildir.

Hele hele PKK gibi, zor coğrafyaya yayılmış, yaygın bir terör örgütüyle mücadele sanıldığından da zordur.

Ben bunun gerçeklerinin ne olduğunu çok iyi bilen bir insanım.

O yüzden Türk Ordusu’nun bu konudaki bazı tekil uygulamalarını eleştirsem de, genel mücadelesini bir vatandaş olarak her zaman destekledim.

Dediğim gibi, yaşadığım sürece desteklemeye devam edeceğim.

* * *

Terörle savaş sadece silahla kazanılmaz.

Halkı yanınıza almanız, onunla terör örgütü arasına duvar çekmeniz gerekir.

Amacınız propaganda ve psikolojik savaşsa, ilk hedef bu olmalı.

Gazetede yayımlanan belgeyi okuduğum zaman, işin bu tarafına nasıl yanlış bakıldığını görüyorum ve bu benim için bir düş kırıklığı oluyor.

Genelkurmay Başkanlığı’nın yaptığı açıklamayı okudum.

Bana göre anlamı şuydu:

"Altta birileri böyle bir belge hazırlamış olabilir ama biz bunu onaylamadık."

Gönlüm böyle olmasını çok isterdi.

Daha sonra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, böyle bir çalışmanın yapılmadığını çok açık bir dille ifade etti.

Kuşkusuz Genelkurmay Başkanı’na güvenmek durumundayız.

Ama ne yapayım ki, Andıç olayından beri böyle belgelere daha kuşkulu bakma alışkanlığı edindim.

Ve üzülerek, hem de çok üzülerek söylüyorum ki, ordumuzun vahim hataları da olabiliyor.

Tabii bir de şu var:

Gizlilik esasına göre çalışması gereken bir kurumun belgelerinin ortalığa saçılması üzerinde de dikkatle düşünmeliyiz.

Gazeteci için başarı olan bu olay, bir ordu için üzerinde çok ciddi biçimde düşünülmesi gereken bir "güvenlik zaafı" haline dönüşebilir.

Ordusuna büyük saygı besleyen ve hayatı boyunca arkasında duran bir vatandaş olarak, bu görüşlerimi yazmayı vatan görevi sayıyorum.

Son sözüm şu:

İnşallah böyle bir çalışma yoktur ve yeni bir sürprizle karşılaşmayız.

YORUMLAR 8 TÜMÜ
  • Omer Aytekin 17 yıl önce Şikayet Et
    Ozkok beyin endiseleri. Cok merak ediyorum acaba Sayin Ozkok genelkurmay'a olan elistirilerine mesela 27 Nisan e-muhtirasinida eklemeyi dusunurmu?Dusunurse neden dusunur,dusunmese neden dusunmez?28 Subat'i elestirmeyi o zamanki cizgisinin yanlis oldugunu kabul ederek itimadini keybettigi demokrat ve Insan haklarini savunan ezilmis,susturulmaya calisilmis,insan gibi yasamayi isteyen kesimdeki itimadini kazanmak icin bir oz elestiri yapmak istermi? Herkse saygilarimla.
    Cevapla
  • askorozli 17 yıl önce Şikayet Et
    kıvırt kıvırt. ülkeyi çok sevdiğinizi geçen günlerdeki yayınladiğiniz türkiye haritasindan biliyoruz töbe töbe
    Cevapla
  • Metin Yazar 17 yıl önce Şikayet Et
    Tekzip. Arkadaş, fişlemelerin tüm hızıyla devam ettiğini açıkca itiraf etmiş. Yani bir anlamda Genelkurmay'ı tekzip etmiş. O ve onun gibi antidemokratik düşünce sahipleri antidemokratik uygulamaları eleştirenleri devlete ve orduya kafa tutmakla suçluyorlar. Muasır medeniyet seviyesine susturulmuş toplumla mı çıkacağız? Eleştiriye tahammül etmeyen sistemin adı demokrasi değildir.
    Cevapla
  • namik kemal 17 yıl önce Şikayet Et
    muassır medeniyetler. atatürk hedefini açıklamıştı, muassır medeniyetler seviyesine çıkmak. peki ömer iki gözüm söylermisin böyle yasaklamalarla böyle halk eğemenliğini hiçe saymalarla böyle yasadışı gizli faaliyetlerle böyle darbe faaliyetleriyle biz nasıl muassır medeniyetler seviyesine çıkacağız. sonuçta bizim dediklerimizi anlayabilseydiniz aslında bizim sizden daha çok vatansever olduğumuzuda anlardınız.
    Cevapla
  • namik kemal 17 yıl önce Şikayet Et
    Takip edilmek. Ömer büyükyavuz, işte bizim itirazımızda bu. yasadışı yollarla gizli kapaklı olarak ordunun devlet işlerine karışmasına itirazımız var.daha geçen gün bir belge daha çıktı. kimi rektörler genelkurmaya çağırılıp onlarla yine böyle yasadışı işlere burun sokup fişleme faaliyetleri yapılmış. şimdi bütün bunlara gözmü yumalım yani. biz esirmiyiz
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle