Savaş oyunları ve hasar tespiti
Savaş oyunları ve hasar tespiti
Şimdi asker için bir “Debreefing” zamanı. Komutanlar karargâhta toplanmış ve durum değerlendirmesi yapıyorlar.
* 2007 yılında ne planı hazırlanmıştı?
AKP’nin durumu ve ilerlemesinin önlenmesi.
* Planları kimler yapmıştı?
Harb okullarından en iyi derecelerle mezun olmuş, en parlak kurmaylar.
Genelkurmay böyle diyor.
* Peki sonuç ne?
Bozgun...
Genelkurmay’ın en parlak subaylarının hazırladığı plan tam bir hezimetle sonuçlanmış.
Plan daha uygulamaya konmadan karşı tarafın eline geçmiş ve karşı taraf bunu alıp keman gibi çalmış.
Askerler kusura bakmasın ama, bugün önümüzdeki manzara tam anlamıyla budur.
* * *
Şimdi gelelim hasar tespitine.
Asker girdiği savaşı kaybettiği zaman asıl kaybeden kim olur?
Ülke değil mi?
Burada böyle mi oldu?
Hayır, tam aksine iyi ki bu planlar uygulanamadı ve bunu hazırlayan “kurmay” heyeti kimse, onlar bozguna uğradı.
Ricat başladı.
Yani demokrasi kazandı.
* * *
Bu kadar basit mi?
Hayır.
Ülkenin kaybettiği çok önemli şeyler de var.
Bu ülke, tarihinin en büyük etnik sorunuyla boğuşuyor ve etnik sorunu sömüren terör örgütü ile ilişkilerde en kritik noktadayız.
Türk ordusunun morali, bir yandan kendi hataları, bir yandan da dozu ve insafı kaçmış bazı yayınlarla dibe vurmuş halde.
Yani, hasar tespitine ülkenin kaybettiğini de eklememiz lazım.
Bir de şu soruyu sormalı:
En parlak komutanları böylesine vahim stratejik hatalar yapan bir ordunun, acaba eğitim sistemini, zihniyetini baştan sona gözden geçirmesinde yarar yok mu?
Tabii ki sadece askerlerin hasar tespiti yapması yetmez.
Bütün toplumun ciddi bir hasar tespiti yapması gerekiyor.
Üstelik bu hasar tespitini mümkün olan en serinkanlı biçimde yapmalıyız.