Fadime Özkan
Fadime Özkan
ALINTI YAZAR
TÜM YAZILARI

PKK HDP’lileşecekti, HDP PKK’lılaştı!

GİRİŞ 29.09.2015 GÜNCELLEME 29.09.2015 YAZARLAR

Bunu iyi dilek olarak okumak da mümkün, seçim vaadi olarak okumak da. İki durumda da pozitif bir söylem. Nitekim HDP hanesine artı puan yazıldı. 35 yıl boyunca, önce bölgede sivillere, şiddeti reddeden Kürt siyasilere karşı, sonra Türkiye’ye, güvenlik güçlerine karşı şiddet kullanmış, silah zoruyla siyaset dayatmaya kalkmış bir terör örgütüne silah bıraktırmak için çabalamak herhalükârda takdir edilmesi gereken bir davranıştır.

Silahlı Kürt siyasi hareketinin 90’ların başından beri Mecliste olan partilerinden hiç biri vaad etmemişti çünkü bunu. Bir ucu dağda olsa da, sivil siyasi alanda varlık gösteren, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre kurulup Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından oy alan onlarca parti içinde bir ilkti. Önemliydi. 2013 Mart’ında Öcalan’ın “silahlı mücadele dönemi bitmiştir” demesinin, Mayıs’ında KCK’nın “silah bırakıyor ve sınır dışına çıkıyoruz” diye dünyaya ilan etmesinin devamı sayılabilirdi.  

Sonra ne oldu? Bakalım.

7 Haziran öncesinde bölgede HDP propagandasını PKK’nın yapmasını, ilk kez sandıklarda full çekmesini falan bir kenara koyalım. Sonuç olarak sandıktan çıkan halk iradesidir, tertemizdir. Neticede HDP Ankara’ya 80 vekille geldi ve vekillerin tamamı TBMM’de Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre yemin etti. 

Fakat... Lakin... Daha seçim akşamı “emanet oyların farkındayız, mahcup etmeyeceğiz” diyen Demirtaş’a Kandil’den anında bir düzeltme (fırça, ayar, muhtıra?) geldi: “Emanet oy falan yok!”. 

6.5 milyon oy almış bir siyasi parti liderinin böylesi bir müdahaleye karşı alanını savunmasını, seçmeninin iradesini, namusunu Kandil vesayetine karşı korumasını, emanet oy vermiş olanları mahçup etmemesini beklersiniz değil mi? 

Nerde? Keşke... İşte Demirtaş’ın dediği: “Haklısınız, HDP emanet oyla buradadır demek doğru olmaz”.

7 Haziran’dan önce “PKK’ya ancak biz silah bıraktırırız” diyen “büyük siyasetçi” 7 Haziran’dan sonra PKK’nın emir erine dönüştü.

KCK 11 Temmuz’da ateşkesi bitirip 14 Temmuz’da ilan ettiği “devrimci halk savaşı”na iki polisi uykusunda vurarak başlattığında Demirtaş hala “insan onuru”, “onurlu mücadele”, “savaşı saray istiyor” falan diyordu. Diyebiliyordu. Terör eylemleri sivillere yöneldikçe, şehit sayısı arttıkça HDP’lilerin niteliği iyice belli oldu.

yazının devamı için tıklayınız

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL