ADF: Akdeniz'den yükselen nizam
Küresel sistemin fay hatlarının çatırdadığı, uluslararası hukukun iflas bayrağını çektiği ve dünyanın zifiri bir belirsizlik girdabında savrulduğu bir çağdayız.
Gücün hakka tahakküm ettiği, adaletin masa başı pazarlıklarına kurban edildiği böylesi buhranlı bir dönemde, 5. Antalya Diplomasi Forumu yalnızca bir fikir teatisine değil; insanlığın istikamet arayışına sahne olmuştur.
Akdeniz’in kadim sularına bakan Antalya, yüz elliden fazla ülkenin temsilcisini aynı kubbe altında toplayarak, Türk devlet aklının küresel krizler karşısındaki kurucu ve toparlayıcı iradesini bütün dünyaya bir kez daha tescil ettirmiştir.
"Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek" şiarıyla kurulan bu muazzam meclis, ezberleri bozan bir hakikati haykırmıştır: Artık dünyanın kaderi birkaç muhteris başkentin iki dudağı arasına terk edilemez.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın kapanış mesajlarında billurlaşan irade; mazlum coğrafyaların feryadını küresel vicdana tercüme eden, dayatmacı nizamın yerine ahlakı ve hakkaniyeti koyan bir medeniyet duruşudur.
Orta Doğu’daki kanayan yaralardan Karadeniz’in fırtınalı dengelerine kadar her başlıkta çözümün anahtarı olarak Ankara’nın işaret edilmesi, asırlık uykusundan uyanan bir milletin sahadaki ve masadaki mutlak ağırlığının tezahürüdür.
Garp cephesinin çifte standartlarına ve emperyal heveslerin çıkmaz sokaklarına inat Türkiye; kendi göbeğini kesen, dostuna güven, hasmına vakarla mukabele eden müstakil bir güç merkezidir.
Antalya’da yankılanan ses, sadece bugünün krizlerini değil, yarının adil dünyasını inşa edecek olan milli ve manevi şuurun ta kendisidir.
Şüphe yok ki; fırtınanın en sert estiği bu coğrafyada pusula bir kez daha Türk-İslam medeniyetinin adalet ve nizam mefkûresini göstermektedir.
Yarını belirsizliklerin karanlığına terk etmeyecek yegâne kudret; kökleri mazide, gözleri atide olan bu sarsılmaz devlet iradesidir.