Ferhat Murat
Ferhat Murat
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Korkma, Arapça değil!

GİRİŞ 17.03.2026 GÜNCELLEME 17.03.2026 YAZARLAR

Vah ki ne vah...

Bir milletin bağımsızlık destanı olan İstiklal Marşı'nı, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un kaleminden çıkan o muhteşem eseri, Arap harfleriyle ama saf Türkçe yazıldığını dahi bilmeyen bir nesil yetiştirmişiz.

Osmanlı Türkçesi'nden bihaber olmak, bir insanın kendi köklerine yabancılaşması değil de nedir?

Bu cahillik, sadece bir bilgi eksikliği mi, yoksa sistematik bir unutuşun sonucu mu?

Soru şu: Eğer harf devrimi bir gecede yapılmasaydı, bu tayfa hâlâ bu kadar cahil kalır mıydı?

Tam olarak kalmazdı diyemesek de kalmama ihtimali söz konusu olabilirdi…

Karaman'da bir okulda İstiklal Marşı'nın orijinal Osmanlıca metni okutulunca, bazıları ‘Arapça okundu’ diye ayağa kalktı.

Ama kimler yok ki listede…

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Uşak mitinginde “Bu ülkenin evlatlarına bir daha kimse Arapça İstiklal Marşı okutmaya kalkmasın” diyerek sert tepki gösterdi. Karaman olayını “yazıklar olsun, utanmaz adamlar” diye nitelendirdi.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, TBMM'de ve medyada “O Bakan gidecek” diyerek Yusuf Tekin'e yüklendi, İstiklal Marşı'nın Arapça okutulmasını milli değerlere saldırı olarak gördü.

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Mustafa Hüsnü Bozkurt ve Kadıköy Şubesi üzerinden “Arapça okutulması skandal” açıklamaları yapıldı.

İsmi Arapça güzellik, hoşluk, zarafet, yüz güzelliği ve estetik anlamına gelen ancak kendinde ‘huy’ olarak bu saydıklarımdan barındırmayan Cemal Enginyurt, X’te tepkisel bir paylaşım yaptı.

Hür-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, “Milli değerlerimizin anlamı ve ruhu açısından kabul edilemez” dedi.

Eğitim-İş Sendikası Karaman Şubesi: “Kabul edilemez bir skandal, ulusal değerlere saygısızlık” açıklaması.

İYİ Parti, “Arapça İstiklal Marşı skandalı” tepkisi gösterdi.

Youtuber Nevşin Mengü ve benzeri isimler…

Sözcü TV / Halk TV / Uyanış Medya gibi muhalif medya organları da “İstiklal Marşı Arapça okundu” başlıklarıyla haber yaptı, Özlem Gürses de “Türkiye'nin marşı Türkçe okunur” diye canlı yayında okudu…

Halbuki Mehmet Akif, marşı 1921'de Arap alfabesiyle yazmış, ama dili Türkçe…

Osmanlı Türkçesi, Arapça-Farsça kelimelerle zenginleşmiş Türkçe'den başka bir şey değildir...

Bunu Arapça sanmak, mezar taşlarımızı okuyamamak gibi, kendi tarihimizle bağımızı koparmak anlamına geliyor.

Bu yanılgı, Harf Devrimi'yle Latin alfabesine geçişin bir mirası...

1928'de bir gecede eski yazı yasaklanınca, milyonlarca belge, kitap ve miras okunamaz hale geldi.

Eğitim sistemi de Osmanlı'yı ‘eski’ diye bir kenara attı ve sonuç olarak karşımıza çıkan gerçek ne?

Cehalet.

Peki, bu cehalet nereden besleniyor?

Bazıları Atatürk'ü maske yapıp laiklik adına her şeyi eleştirirken, asıl sorunu görmüyor.

Mehmet Akif'in İstiklal Marşı'nı yazarken kullandığı alfabe, Türk milletinin bin yıllık yazı geleneğiydi.

Ama devrimle birlikte ‘modernleşme’ adına köklerimizi budadık.

Sonuç?

Gençler ve yukarıda saydıklarım; Osmanlıca'yı Arapça sanıyor, İstiklal Marşı'nın orijinalini gördüklerinde şaşırıyor.

Eğer yazı değişmeseydi ya da eşgüdümlü devam edebilseydi, en kötü bir yandan eski alfabe de öğretilmeye devam etseydi belki bugün mezar taşlarımızı okuyabilir, dedelerimizin mektuplarını anlayabilirdik.

Belki de bu tayfa, tarihle barışık büyür, bu kadar cahil kalmazdı.

Belki de Millî Eğitim, Osmanlı Türkçesi'ni zorunlu ders yapmalı.

Mehmet Akif'in ruhu, marşının bu denli unutulmasını istemezdi.

Cahillik, harflerle değil, eğitimle yenilir.

Eğer bir gecede cahil kalmadıysak, neden hâlâ köklerimizi inkâr ediyoruz?

Acaba bu Arapça sanarak tepki gösteren kesim İstiklal Marşı kiril ya da farklı bir alfabede yazılmış versiyonuna bu tepkiyi verirler miydi?

Sanmıyorum…

Ey cahil, korkma İstiklal Marşı Arapça filan değil…

Özbeöz Türkçe…

Bir de aramızda kalsın İstiklal Marşı ‘dergahta’ yazıldı.

Ankara’da Taceddin Dergahı’ında…

Şimdi bir fırtına da buna koparmayın…

İSTANBUL, RAMAZAN’DA BİR BAŞKA GÜZEL

Bu sene Türkiye olarak Ramazan ayına bir başka girdik…

İlahiler, süslemeler, çocukların coşkusu hakikaten senelerdir söylenen “Nerede o eski ramazanlar?” sorusuna “Burada” cevabını verdiren cinstendi…

Bir de şu savaşlar olmasaydı…

Sanırım tadından yenmezdi.

Ramazan geldi mi, İstanbul’un nabzı da bir başka atar.

AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın “Bir Olmak Ruhumuzda Var” sloganıyla başlattığı programlar, tam da bu nabzı tutuyor.

39 ilçe, 961 mahalle...

AK Parti teşkilatları sokak sokak, kapı kapı dolaşıyor...

İftara beş kala uygulamasıyla 100 binden fazla iftariyelik dağıtılmış, Ramazan bitmeden 200 bin aileye ulaşılmış olacak.

Rakamlar kuru rakam değil, aslında kurulan gönül köprülerinin miktarı...

Öğrencilerle kampüs iftarları, Kadın Kolları 60 bin haneye misafir olması, Kur’an kursu ziyaretleri, mukabeleler ve yetim ziyaretleri...

AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda kurulan Gönül Sofrası’nda 17 bin 775 vatandaş ile buluşulmuş…

Şehit yakınları, gaziler, engelliler...

680 şehit yakını ve gaziyle, 600 engelli aileyle aynı sofrada ekmek kırılmış.

Meydanlarda çorba, camilerde lokum-su, İl Başkanlığı önünde ateş başı sohbetleri gibi Ramazan’ın tadını artıran işler hayata geçirilmiş...

Ateş başı sohbetlerinin birine ben de katıldım, kışın soğuğuna inat, sohbet içimizi ısıttı.

Ramazan, sadece oruç tutmak değil; paylaşmak, hatırlamak, bir olmak demek aynı zamanda...

AK Parti İstanbul, tam da bunu yapıyor.

Maneviyatı siyasete değil, siyasete maneviyatı katıyor.

AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve ekibini bu yoğun ve etkili programları hayata geçirmeleri nedeniyle tebrik ediyorum.

Çünkü bu sayede İstanbul’un her köşesinde Ramazan’ın ruhu yaşıyor.

YORUMLAR 24 TÜMÜ
  • Rukiye 49 dakika önce Şikayet Et
    Maarifin köklerden geleceğe şimdi daha anlamlı oldu. İnşallah bu uyanma artarak devam eder.
    Cevapla
  • tırcı 6 saat önce Şikayet Et
    kur an harfleri bu harfler kim demiş arap harfleri
    Cevapla
  • mahirbecerir 6 saat önce Şikayet Et
    cehalet halk partisi ve bileşenleri. gerçek tarihlerinden habersiz bir millet yetişiyor.
    Cevapla
  • Arapça 8 saat önce Şikayet Et
    Kuranı Kerimin dilidir her müslümanın bilmesi gerekir ama maalesef öğretmediler latince ile asimile ettiler latinceye karşı değilim ama Arapça bilmeden kuranı kerimi okumak papağanlık gibi oluyor anlamıyoruz Allah ne dediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın biz bilmiyoruz ben bu ikilemi sürekli yaşamaktayım çocukken öğrenmek gerekirdi temel eğitimde olmalıydı
    Cevapla
  • Hasan 10 saat önce Şikayet Et
    Katılıyorum Arapça farklı bir dildir Kur'an dilidir her Müslümanın öğrenmesi gerekir Osmanlıca ise Türkçeyi Kur'an alfabesi ile okumaktır. Arapça öğrenmeyi de kolaylaştırır. Ben Arapça öğretmeni olarak en çok zorlandığım şey farklı harflerle karşılaşan öğrenciler Arapça'ya ve onu yazmaya o kadar yabancılar ki
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle