Ferhat Murat
Ferhat Murat
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Zam için fırsat kollayanlar

GİRİŞ 27.03.2026 GÜNCELLEME 27.03.2026 YAZARLAR

“İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Diyarbakır’da, Van’da, Edirne’de hiçbir vatandaşımız ‘Acaba bugün başımıza ne gelecek?’ korkusuyla uyanmıyor.

Ya da bu korkuyla yastığa kafasına koymuyor…

Sokaklarımızda bombalar patlamıyor, sınırlarımızdan kaçak terörist orduları girmiyor, şehirlerimizde mülteci kamplarına dönüşmüş çadır kentler de yok…

Güvenlik açısından Türkiye, komşularının aksine ‘nimet’ içinde yaşıyor.

Bu nimetin adı Erdoğan liderliğidir” demiştik…

Hakikaten büyük bir nimet…

Ancak Erdoğan bunları hayata geçirirken uluslararası kaos ve krizlerden beslenenler, ‘her şeyi yine fırsat bilerek’ ticari ahlak dışı hamleler yapıyor.

Enerji fiyatlarındaki yükseliş oranından kat be kat fazla zamlar yaparak keselerini daha da fazla doldurmaya çoktan başladı bile…

Çok kazanmak ve her halükârda çok kazanmak isteyen ‘ticari ahlaktan’ yoksun bir anlayış, maalesef yoğunlukla karşımıza çıkıyor.

İşini düzgün, temiz yapanları burada tenzih edelim ancak tüm bu saydığım nedenlerden dolayı düşen altın fiyatları nedeniyle vatandaş akın edince az kâr etmemek için altın satmayan bazı kuyumcuları, üç günde sebze ve meyve fiyatlarına yüzde 200 zam yapan pazarcıyı konuşmalıyız…

Kuaförlerin bile mazota zam geldi deyip traş fiyatlarına zam yaptığına dair şikayetler alıyorum.

28 Şubat 2026 öncesinde yani savaş başlamadan önce brent petrol yaklaşık 70-72 dolar seviyesindeydi.

Türkiye'de mazot fiyatı ise büyük şehirlerde (İstanbul, Ankara, İzmir) 60-62 TL bandındaydı.

Bu dönemde fiyatlar savaş öncesi istikrarlı seviyelerde seyrediyordu ve jeopolitik riskler henüz pompalara tam yansımamıştı.

Savaşın petrol fiyatlarını 70-72 dolardan 110 dolara kadar çıkarması, nakliye/lojistik maliyetleri ve jeopolitik risk priminin etkisiyle mazot fiyatlarının tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de hızla yükselmesine neden oldu.

Birçok şehrimizde 70 TL'yi aştı ve 77-79 TL seviyelerine ulaştı.

Bu sırada Hükümet ‘eşel mobil sistemi’ni hayata geçirdi…

Yani; akaryakıt fiyatlarındaki uluslararası petrol fiyatı ve döviz kuru kaynaklı ani yükselişleri pompa fiyatına tam yansıtmamak için uygulanan bir vergi mekanizmasını devreye soktu.

Fiyatlar bu sayede 10-15 TL daha düşük olarak pompaya yansıdı…

Diğer ülkelerden yüzdesel olarak daha az oranda zam gerçekleştirildi.

Kabaca bir hesaplama yapacak olursak savaş öncesindeki mazot fiyatı ile günümüzdeki fiyat arasında ortalama 20 TL’lik bir zam gerçekleşmiş.

Yani mazotun fiyatına yüzde 33 zam gelmiş.

Bu zam, piyasada hammaddesi petrokimya olan ürünlerde daha net hissedilir ayrıca tüm ürün ve hizmetlerde de lojistik maliyetlerine genel maliyetlerindeki pay oranında ek bir maliyet oluşmasını doğal kılar.

Kabul edilebilir denebilecek zam oranlarını ‘sebze ve meyve fiyatları üzerinden’ hesaplayacak olursak; sektör analizlerinde lojistik (özellikle karayolu nakliye) maliyetleri, yaş sebze-meyve tedarik zincirinde toplam maliyetlerin yüzde 10’u ila 25'ine kadar etki oluşturabilir.

Kısa tedarik zincirlerinde bu oran düşer; uzun hatlarda yükselir.

Bahsettiğim oranın içinde şoför maliyeti, harcırah, tamir ve bakım gibi lojistik maliyetlerinin tüm parametreleri de mevcuttur.

Hadi biz bu maliyetlerin içindeki diğer parametreleri hiç dikkate almadan yüzde 30 maliyetin tamamının mazot kaynaklı maliyet olduğunu hesap edelim.

Genel maliyet içerisinde yüzde 30 paya sahip bir kaleme yüzde 33 zam geldiğinde satış fiyatına ilave edilecek rakam ne olabilir?

Havuz problemi gibi sorduğumun farkındayım, o nedenle hemen cevabı yazayım: oran yüzde en fazla 10 olmalıdır.

Yani ürünlere savaş ile ilgili yapılacak zam oranı yüzde 10’u geçmemelidir.

Peki çarşı-pazarda durum aynı mı?

Fiyatlara yüzde 50 ila yüzde 100 zam gelen ürünler var.

Zammın sebebini esnafa sorduğunuzda da “mazot zamlandı” ve “savaş var” yanıtını alıyorsunuz…

Olmaz, bu vicdana sığmaz.

Ticari ahlak ile bağdaşmaz…

Zammın kaynağı savaş ve petrol ise; savaş öncesindeki fiyatların üzerine yüzde 10’dan, hadi biraz daha opsiyon yaptık diyelim yüzde 20’den fazla zam yapılmaması gerekir!

Bakın fazla fazla, opsiyonlu hesapladık.

Peki ne olması lazım?

Öncelikle ticari ahlak olması lazım!

Ardından da denetim, denetim, denetim…

Bunun başka yolu yok.

Kaos ve kriz ortamlarında serbest piyasanın ‘aşırı serbestliğine’ müdahale etmek lazım.

Ticaret Bakanlığı ve belediyelerin el ele verip, vatandaşın mağdur edilmesinin önüne geçmesi lazım.

Aksi halde güvenlik ve dış politikada atılan altın adımların, ‘madden zor durumda olan’ vatandaşlar tarafından görünürlüğü azalabilir.

Denetimin sıkılaşması için yasa gerekiyorsa yasa yapılsın!

Yasalar yeterli ise denetim sayısı artırılsın!

Denetim yapılıyorsa sahaya yansısın!

Daha önceki yazılarımızda yazmıştık, kısmen uygulamaya da alındı.

Yapay zekâ desteğiyle fatura üzerindeki orantısız artışlar takibe alınarak gerekli cezai işlemler denetime gerek olmadan hayata geçirilsin.

Yoksa bu kadar çaba, sandıkta hak ettiği karşılığı bulamayacak…

Benden söylemesi…

Ferhat Murat / Haber7

YORUMLAR 23 TÜMÜ
  • Sefa 7 saat önce Şikayet Et
    50 bin nüfuslu ilçede 400 tane market var ...esnaf kalmadı piyasayı regule edecek bunlara çözüm bulunsun .... bu işlere kafa yoran yok ondan sonra marketin CEO şu çıkıyor devlete ve hükumete kafa tutuyor ....
    Cevapla
  • Sefa 7 saat önce Şikayet Et
    Çok şükür bakkal ,manav ,kasap ,kırtasiye ,züccaciye ,doncu, çorapçı kalmadı milleti büyük marketlere büyük avm lere mahkum ettiler sonuç bu 1 gömlek 2 bin TL olurmu 1 ceket 10 bin TL olurmu evet oluyor...
    Cevapla
  • Sefa 7 saat önce Şikayet Et
    İlk önce market ve hal kanunu çıkarılmalı memlekette ufak esnaf kalmadı büyüklerde tekel oldu onlar ne derse o !!!bakkalda cikolata 20 tl marketlerde 38 tl vatandaş nerden ve nasıl bilecek hep esnaf esnaf diyorsunuzda esnaf mi kaldı piyasayı 4 tane market yönlendiriyor bunlar bi yaptırım uygulama yokmu ,adamın 30 / 50/ metre kare dükkanını kim tutacak
    Cevapla
  • Ertuğrul 8 saat önce Şikayet Et
    Sadece etiket kontrolü ile bunun önüne geçilmez. Bizim ahilik geleneğimiz uygulansa bunların çoğu esnaflık yapamaz.
    Cevapla
  • AĞACAN 9 saat önce Şikayet Et
    Aynen sayın hocam kaleminize sağılık, nacizane görüşüm bir esnafa usulsüz yaptığı üç işlem için maddi ceza sonrasında esnaflıktan men edilmesi daha yerinde ve caydırıcı olur.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle