Ferman Karaçam
Ferman Karaçam
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Bu savaşta kimi, neden destekleyelim?

GİRİŞ 18.03.2026 GÜNCELLEME 18.03.2026 YAZARLAR

Kırk yıldan fazla zamandan beri yazı yazarım.

Bu son savaş başlayalı beri, baskı altında kaldığım gibi bir baskıyı hiç yaşamadım.

Okuyucu soruyor:

“Müslüman oldukları için, her şeye rağmen İran’ı destekleyelim mi?”

Eğer bu sorunun cevabı için birçoklarının yaptığı gibi bodoslama dalar, “ideolojinizi” ön plana alırsanız, bir cevap verir, o cevabınıza karşı çıkanlara da olmadık hakaretler savurursunuz.

İşin kolayı budur.

Fakat bu sorunun gerçek cevabı için biraz kafa yorar, emek verir, kitap karıştırırsanız o zaman gerçek cevap ortaya çıkar ve durum farklı bir boyut kazanır.

Sizi fazla yormayacağım ama önce, çok kısa süreliğine 1979-80’li yıllara gidelim.

Erzurum’da öğrenciyim.

İran’da, dünya tarihinin en büyük devrimlerinden biri oldu.

Genciz, heyecanlıyız, kanımız deli akıyor.

Zira binlerce kilometre uzaktan sakallı, sarıklı, cübbeli adam bir kaset dolduruyor ve diyor ki: “Falan gün, falan saatte Tahran’da balkonlara çıkın ve yarım saat Allah’u Ekber diye bağırın.”
 

Ve gerçekten de o gün, o saatte sadece Tahran’da değil, bütün bir İran’da hayat duruyor, milyonlarca insan Allah’u Ekber, diye bağırıyor.

Ardından o uzun sakallı, sarıklı, cübbeli adam bir uçakla Tahran’a iniyor, “İran’da İslam İnkılabı yaptıklarını, Ortadoğu’dan Siyonizm'in Kökünün Kazınacağını” dünyaya ilan ediyor.
 

Sonraki günlerde grup grup İranlılar gelip bizi bilgilendiriyor, devrimin nasıl gerçekleştiğini anlatıyorlar.

Gıpta ile dinliyoruz.

Erzurum’daki İran Başkonsolosu Muhammed Taheri ile dostluklar geliştiriyoruz.

Konsoloslukta kitaplar, dergiler, broşürler okuyoruz.

Konsolosluğa gelen İran’lı “hocalar-mollalar”, orada bize gizlice dersler veriyorlar.

O sıralarda yapılan bizim nikah merasimimizde, Başkonsolos Muhammed Taheri nikah şahidimiz de oluyor.

Zaman zaman Konsoloslukta dinlediğimiz “İranlı Mollalar”, konuşmalarının arasına, bizim itikadımızı da gözden geçirmemiz gereken cümleleri sıkıştırıyorlar.

İRANLI MOLLALAR KAFAMIZI KARIŞTIRIYORLARDI

Giderek bu cümlelerin dozajı artmaya başlıyordu.

Bizi rahatsız eden bu cümlelerden bahsedersem konu uzayacak.

Ama o gün bugündür İran konusunda yeteri kadar okuma yapıp, bilgi sahibi olduğumu söyleyebilirim ve bu konuda şunu net olarak ileri sürebilirim: “İran, mezhebi ile dinini eşitleyen, fırsat bulduğunda mezhebi üzerinden yayılmacılık yaparken özellikle Sünnilere karşı acımasız olan, Propagandist bir yapıdır.”

Kime karşı olursa olsun, İran'ın Şiilik için göze almayacağı ve yapmayacağı hiçbir zulüm yoktur.

Çünkü, onlar da tarihte, tıpkı Yahudiler gibi zulme uğradıklarını ileri sürerek, bunun intikamını almak için her türlü zulmü kendilerine hak görürler.

Ayrıca bir de şu tecrübemi buraya ekleyeyim: 1980’li yıllar, Bosna Hersek, Çeçenistan ve yine Filistin’de kanlarımızın oluk oluk akıtıldığı yıllardı. ACI şiirini o yıllarda yazmıştım. Şiir her ortamda, özellikle radyolarda çok yoğun yayınlanıyor, gazete ve dergilerde sıkça yer alıyordu.

O sıralarda Tebriz’li olduğunu söyleyen, Türkçe konuşan Müslüman bir İranlı geldi.

Tebriz’de iki yerel TV kanalının olduğunu ve izin verirsem bu şiiri hem Farsçaya çevirip Farsça hem de Türkçe olarak yayınlayacağını söyledi.

Ben de izin verdim.

Daha sonra ahbaplığımız ilerledi.

Şiirimiz yayınlanınca izleyenlerden sorular gelmiş.

Bu soruları bana not olarak getirmişti.

En çok sorulan soru şuydu: “Türkiye laik bir ülke değil mi, orada böyle şiirler yazacak Müslümanlar var mı?

Ve dedi ki: “Bu sorulara cevap yetiştiremiyoruz, halkımız Türkiye'de Müslüman olduğuna inanmıyor”.

Siyonistleri ve onların inançlarına gözü kapalı atlayan ve emirlerine giren Evanjelistleri, insanlığa karşı “Zehirli İnançlarını” söylemeye gerek var mı?

Onların inandıkları Talmud kitabı da açık açık diyor ki: “Dünyada iki çeşit insan vardır: Biri Yahudi ırkından olan siz; efendilersiniz, diğeri de goyimler, yani hayvanlar.

Çocukları da dahil olmak üzere goyimleri her halükârda yok edebilirsiniz, bu sizin için helaldir, sağ kalanlar da hizmetçiliğinizi yapmalıdırlar.”
 

Bu sahte imanları için özellikle Osmanlı Coğrafyasında kan döktüler ve dökmeye devam ediyorlar.

Şimdi çok yoğun olarak karşılaştığımız o soruyu tekrar edelim:

Müslüman oldukları için “her şeye rağmen” İran’ı açık açık destekleyecek miyiz?

Yoksa düşmanımız olan Siyonistlerin ve onların emrine girmiş olan ABD Emperyalizminin İranlılara yaptığı haksızlıkları görmezden mi geleceğiz?

BİZİM ÖLÇÜMÜZ ADALET OLMALIDIR, KARDEŞLİK DEĞİL

Ölçümüz şu olmalı: Biz Müslümanız ve ölçümüz, Adalettir.

Adalet ise kıldan ince kılıçtan keskindir.

Hırsızlık yaparsa, sevgili kızı Hz. Fatıma’nın bile bileğinin kesileceğini net bir şekilde ifade eden Peygamber’in (sav) ümmetiyiz.
 

Ne İran’ın ‘dostumuz olmadığını’ söyleyip ardından 'Müslüman oldukları için desteklemeliyiz' diyerek Netanyahu ve Trump’ı lanetleme yoluna gideceğiz; ne de 'her şeye rağmen Müslümanlar' diyerek İran’ın her adımında kayıtsız şartsız taraf olacağız.

Bizi yaratan Adildir, zira onun bir adı el-Adl’dır.

Bu sebeple kutsal Kitabımızda O, şöyle buyuruyor:

Allah size, mutlaka emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adâletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor!

Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla işitir ve görür, (en-Nisâ, 58).

Burada; “Hükmettiğiniz zaman Müslüman olanlardan yana hükmedin, Müslüman olmayanlardan yana olmayın” denmiyor bize.

Ve yine, “Ey îmân edenler! Allâh için adâletle şâhitlik eden kimseler olunuz. Bir topluluğa karşı duyduğunuz kin, sizi adâletten saptırmasın. Âdil davranın, zîrâ takvâya en yakışanı budur...”

(el-Mâide, 8).

Bir başka ayette de: Ey îmân edenler!

Adâleti titizlikle ayakta tutan, kendiniz, ana-babanız ve akrabânız aleyhinde bile olsa Allâh için şâhitlik eden kimseler olun. (Haklarında şâhitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar, Allah onlara (sizden) daha yakındır.

Hislerinize uyup adâletten sapmayın...” (en-Nisâ, 135)

Ortada bu kadar net ve kesin ayetler dururken “hislerimize” uyamayız.

Bizler elbette Siyonizm'in ve Siyonistlerin düşmanıyız, ama Rabb'ımız bizim adil olmamızı istiyor.

Rabb'ımız peygamberlerini de, insanları Allah’tan uzaklaştıran, menfaat ve haksızlık üzerine kurulu zulüm düzenlerine son vermek ve yeryüzünde hakkı ve adâleti hâkim kılmak için göndermiştir.

Bu konuda Efendimizin (sav) hayatında ve medeniyetimizin uygulamalarında binlerce örnek vardır.

Öyle ise bizler şu anda birtakım bahaneler ileri sürerek İran’a haksızca saldıran Netanyahu ve Trump’ın karşında, Mazlum olan, zulme uğrayan İran’ın yanında olacağız.

İran mazlumdur ve zulme uğramıştır.

Dünyada birçok ülkenin nükleer silahı varken ve hiçbiri zulme maruz değilken, İran’ın nükleer silahı olsa dahi haksızlığa uğramıştır.

Bizler de Yaratıcımızın (cc) ve O’nun Resul’ünün (sav) verdiği “yetkilere” dayanarak bu savaşta, her şeye rağmen, İran’ın yanındayız.

Hz. Mevlana’nın da dediği gibi, fideyi sulamak adalet, dikeni sulamak zulümdür.

Biz, adaletle bakınca fideyi de, dikeni de görürüz.

Geçen Kadir geceniz ve gelecek Ramazan Bayramı’nız mübarek olsun.

 

Ferman Karaçam

YouTube     : youtube.com/c/Ferman Karaçam

Twitter        : twitter.com/fermankaracam 

Instagram   : instagram.com/fermankaracam

Facebook   : facebook.com/karacamferman

E-mail         : fermankaracam@gmail.com

Web Sitesi : fermankaracam.com

 

YORUMLAR 27 TÜMÜ
  • BURHANEDDİNRABBANİ 7 saat önce Şikayet Et
    Ferman(Emir,Buyruk) ağabeyim !Ağabeyim ben bu İran lı Acem ağabeyilerime Ali LARİCANİ,Ali Hamaney,eşi,çocukları ve daha nice üst düzey İran lı ağabeyilerime içim KAN ağlıyor haberler de okurken bile İT RAİL tarafından öldürüldü yazı yorsunuz ama ben ŞEHİT OLDULAR diye okuyorum.İRAN lı ACEM kardeşlerime,ağabeylerime tüm ŞEHİTLERİMİZE ALLAH cc.dan rahmet ve merhamet dünya MÜSLÜMANLARINA BAŞ
    Cevapla
  • Sabırsız 9 saat önce Şikayet Et
    Amin Amin amin
    Cevapla
  • Kürşat 10 saat önce Şikayet Et
    Allah razı olsun hocam. İngiliz kraliyet düğmeli Cübbelisi cübbesizi , konaklısı konaksızı, şenocakı gibi İran düşmanlarına karşı güzel bir yazı olmuş...
    Cevapla
  • misafir 10 saat önce Şikayet Et
    ben iranın yanındayım allhın izniylede başkasının nerde oldugunun bi önemi yok ister israilin yanında olur ister cehennemin dibinde olur beni baglamaz .ama ben iranın yanındayım bir türk olarak
    Cevapla
  • Beşir 12 saat önce Şikayet Et
    Çok doğru
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle