İsrail Litani planını gerçekleştiriyor
Litani Nehri hiç gündemde yokken ne Türkiye ne de uluslararası medyada birkaç enstitü ve dernek dışında, mesela Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) ve Su Politikaları Derneği (SPD) hariç kimse sözünü etmezken biz, bundan iki yıl önce İsrail’in Litani Planı ile ilgili bir yazı kaleme alarak bunu, Haber 7 sitesindeki köşemizde yayımlamıştık. (Litani Planı ve Devrilen Tağutlar, 20 Aralık, 2024, haber7.com)
Bu görüşümüzü Londra’da yayımlanan ve Katar bağlantılı, Middle East Eye (MEE) adlı dijital haber portalına bir demeç veren Filistin Kurtuluş Örgütü Merhum lideri Yaser Arafat’ın bilgilerine dayandırmıştık.
İddiamız kuvveden fiile geçiyor.
Bugün Litani Nehri bütün yayın kuruluşları tarafından sürekli dile getirilen en güncel konu.
Çünkü, Lübnan’ın güneyinde İsrail işgali başladı.
İsrail bir yandan ABD’yi kullanarak Ortadoğu’yu istediği şekilde dizayn ediyor, diğer taraftan sahte inançları doğrultusunda Büyük İsrail’in temellerini yine ABD desteği ile şekillendiriyor.
Bu amaçları için ABD’ye ihtiyacı var.
Filistin Kurtuluş Örgütü lideri (FKÖ) merhum Yaser Arafat 47 yıl önce Middle East dijital haber portalına bir demeç verdi demiştik, işte o konuşmadan birkaç paragraf.
Diyor ki Arafat:
“Amerika, İsrail’in Arap dünyasına yönelik saldırgan emellerine göz yummakla kalmamakta, İran’daki kalesini yitirdikten sonra, İsrail’le beraber Ortadoğu’da yeni bir etki alanı oluşturmaya çalışmaktadır.
Bunu ortak bir plana bağlamışlar.
‘Litani’ adı verilen bu plana göre Ortadoğu ülkeleri yeni savaşa bulaştırılacak, bu arada Filistin Kurtuluş Örgütü de ortadan kaldırılacaktır.
Bu plandan ve durumdan bir süre önce kendisiyle konuyu görüştüğüm Suriye Devlet Başkanı Hafız Esat’ın da haberi vardır.”
Rahmetli Arafat’ın yaklaşık yarım asır önce Middle East’e söylediklerinin hepsi bugün, yani 47 yıl sonra gerçekleşiyor. Amerika, İran Şah’ının devrilmesinden sonra ortaya çıkan yeni İran rejiminin Amerikan ve İsrail düşmanlığını bahane ederek ve bu bölgenin içinden ürettiği bir takım terör örgütleri vasıtasıyla, Ortadoğu’ya tamamen yerleşti.
Ayrıca adına, sözüm ona ülke dedikleri el kadar coğrafya parçacıklarında koltuklara oturtarak, azınlık halklara alkışlattığı hainler vasıtasıyla Ortadoğu'da muazzam üsler kurdu ve güçlendi, ABD.
SİYONİSTLERİN LİTANİ PLANI HIZ KAZANDI
Öte yandan, Yaser Arafat’ın konuşmasında yer verdiği ve bir zamanlar Siyonizm'in dilinden düşmeyen, Siyonistler için önemli ve kutsal sayılan “Litani Planı”, sessiz bir şekilde, adı aşikâr edilmeden, Amerika’nın gücü ile İsrail tarafından işler duruma getiriliyor.
Siyonistler için kutsallık atfedilecek kadar önemli sayılan Litani, bölgedeki dört nehirden birinin adıdır.
Litani; Yermuk, Yarkon ve Şeria adındaki bu nehirlerden en önemlisidir ve 1948’de İsrail kurulmadan önce bu nehirden sıkça söz edilmektedir.
Çünkü dediğimiz gibi Litani Nehri Siyonizm'de özel önemi olan bir nehirdir.
Bu plan İsrail’in kuruluşundan sonra da Siyonistler tarafından hiçbir zaman unutulmayan, sürekli takip edilen stratejik bir hedef olma hüviyetini korudu.
Siyonistler 1917 yılında toplanan Balfour Deklarasyonu ile İngiltere’den Filistin mandası topraklarında kurulacak bir “Yahudi Ulusal Evi” sözünü aldılar ve iki yıl sonra çizilen sınırların değiştirilmesini istediler.
Yani önemli su kaynaklarının Filistin mandasına, bunun ardından da Yahudi devletine dahil edilmesini talep ettiler.
Dolayısıyla 1917 yılında toplanan Balfour Deklarasyonunda İngilizlerden, Filistin topraklarının içinde bir Yahudi Evi sözü alan Siyonistler Chaim Weizmann, David Ben-Gurion gibi kurucu Siyonist liderler sürekli olarak Litani Nehri'nin “Yahudi ulusal yurdunun geleceği için hayati önemde” olduğunu ileri sürdüler.
Siyonistlerin bu inançları 1919’dan bu yana Lübnan topraklarında adeta kurumsallaşarak bir Litani Nehri Stratejisi ve tarihsel olarak da kritik bir amaç haline geldi.
1942 yılında, İsrail, bir kanlı mızrak olarak Ortadoğu’nun kalbine saplanmadan altı yıl önce, bir Siyonist konferansında konuşan Yahudi Ajansı'nın başkanı David Ben-Gurion, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki Filistin'in geleceği hakkındaki görüşlerini anlatırken şöyle diyordu: “Esas büyük potansiyel Filistin’in güneyindeki Necef Çölündedir. Bu çöl, Litani Nehri'nin suları ile verimli hale getirilmelidir”.
Daha sonraki yıllarda Moshe Dayan gibi bakanlar ve bugüne kadar da bütün Siyonist liderler Litani Nehri'nin kutsallığı inancını güçlendirerek devam ettirdiler.
Moshe Dayan’ın bu çabalarını destekleyen, 1950’lerde Başbakanlık yapan Moshe Sharett de planı övmüş ve sahiplenmiştir.
İsrail için Güney Lübnan Politikası Litani Nehri’nden dolayı her zaman büyük önem arz etti.
İSRAİL’İN LİTANİ PLANI İÇİN GÜNEY LÜBNAN’DA YAPTIĞI BELLİ BAŞLI OPRASYONLAR
Bir: 1920 yılında ve 1924’te İsrail “çeteleri”, yani Siyonist Milis Güçleri Güney Lübnan sınırlarına kadar ilerledi.
İki: 1978 yılında Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) kendisine saldırılarını bahane ederek Lübnan'ın güneyini, yani bugün işgal etmeye çalıştığı bölgeyi tamamen kontrol etti.
Üç: 1982 yılında İsrail FKÖ’nün saldırılarını bahane ederek Lübnan’ın güneyine kadar ilerledi.
Dört: 1985 yılında Güney Lübnan’da 23 km. kadar bir alanı kontrolü altına aldı.
Beş: 1982 yılında kurulan Hizbullah, FKÖ yerine Lübnan’ın güneyine yerleşmeye başladı. İsrail bu yerleşmeyi bahane ederek; 1993’te, 1996’da, 2006’da, 2024’te, 2025’te ve buraya tarihlerini almadıklarımız ile günümüzde olanlar, toplamda, 15 defa İsrail, kurulduğu 1948 yılından itibaren Kutsal gördüğü Güney Lübnan’daki Litani Nehri'nin civarını işgal etmeye çalışmıştı.
Son birkaç günün gelişmelerine bakınca İsrail’in İran’a yönelik savaşının en önemli amacı iki sene öncesinden merhum Arafat’ın Middle East demecinden hareketle ortaya koyduğumuz Litani Planı idi.
Bu amaçla İsrail, asıl hedef olarak Lübnan’ının güneyini tamamen işgal edecek ve oradan zaten Trump’ın ilk başkanlık döneminde İsrail’e verdiği Suriye’nin Golan Tepeleri’ne tamamen yerleşti.
Yine Suriye’ye ait olan Heron Dağları’na da üs kurdu İsrail.
Bu amaçla Güney Lübnan’da bin kişiden fazla günahsız, çoluk, çocuk, hasta, kadın ve yaşlı insanı katletti.
İnsansızlaştırdığı bölgeden canını kurtarıp kaçanlar bu soğukta çadırlarda yaşamaya mahkûm edildi.
Savaşın son günlerinde İsrail, Lübnan'ın güneyini bombalayarak boşaltıyor.
Litanı Nehri üzerindeki köprüler İsrail tarafından yıkılarak, nehrin kuzeyi ile güneyinin irtibatını koparıp, güneyini tamamen işgal etmek üzere ilerliyor.
Hizbullah bu işgali önlemeye çalışırken hem kayıplar veriyor, hem de pek etkili olamıyor.
İlginç olanı ise İsrail, Lübnan’ın sadece güneyini değil, en başta Beyrut olmak üzere çeşitli kentlerini de uçaklarla vuruyor.
Bu savaş biter mi, biterse nasıl biter bilemem ama, hakikat şu ki: Siyonistler yanlarına ABD’yi yöneten Epstein “mahkumu” gibi ahlaksızları aldıkları müddetçe her halükârda üçüncü bir dünya savaşına hızla hazırlanmak lazım.
Hele Siyonizm Suriye’ye güneyden yaklaştıkça Türkiye için de zaman daralıyor demektir.
Allah ümmetin yardımcısı olsun.
Dünya, Gazze’den sonra eskisi gibi olmayacak.
Ferman Karaçam / Haber 7
fermankaracam@gmail.com
www.fermankaracam.com
-
Köylü 6 saat önce Şikayet EtEe malum Amik ovasına kadar gelecekler bekliyoruz hepsini öpecez orda. Peygamberimiz haber vermişBeğen Toplam 1 beğeni
-
enver 10 saat önce Şikayet Etbu itrail, topraklarını etrafındakilerle anlaşmazlık çıkararak genişletiyor, bunu görüyoruz. buralardan çekilmeyecekte ilhak mı edecek. yani yaptığı yanına kar mı kalacak.Beğen Toplam 2 beğeni
-
TC.Kılınç 12 saat önce Şikayet EtÖzet ,büyük israil devleti projesini gerçekleştirmek.Ey dünya ,ey müslümanım ,hıristiyanım diyenler uyanın....Beğen Toplam 9 beğeni
-
AĞACAN 13 saat önce Şikayet EtAmin amin amin sayın hocam, kaleminize sağılıkBeğen Toplam 10 beğeni
-
Şef 13 saat önce Şikayet EtPlanları çok boyutlu demek...Allah fırsat vermesin İslam ülkeleri uyanıp ayağa kalsın.Beğen Toplam 14 beğeni