Ferman Karaçam
Ferman Karaçam
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Srebrenitsa’da ırkçı Batı'nın yaptığı soykırımı unutmadık

GİRİŞ 12.07.2026 GÜNCELLEME 12.07.2026 YAZARLAR

1995 yılının 11 Temmuz Salı günü insanlık tarihinin en büyük soykırımlarından biri Bosna’da yaşandı.

Bu katliam 2. Dünya savaşından sonra Avrupa'da işlenen en büyük toplu katliam olarak belgelendi ve tarihe geçti.

Dün bu soykırımın yıldönümüydü.

Aradan 31 yıl geçti.

Acımız hala taze ve yaramız hala kanıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) adına şehri korumakla görevli olan Hollandalı subay, şehirdeki boşnakların silahlarını toplamış ve şehirden ayrılmış.

Ardından Sırp Komutan Ratko Mladiç, emrindeki birliklerle şehre girip yaklaşık dokuz bin boşnağı katletmişti.
Şehrin eli silah tutanları, gençleri ve erkekleri savaştığı için şehirdeki nüfusun hemen hemen hepsi kadın ve çocuklardan oluşuyordu.

Bu katliamın birinci derecede sorumlusu; Birleşmiş Milletlerdir.

BM’ye mensup askerler, Faşist Sırp vahşilerinin, Boşnaklarla olan savaşında güya arabulucu olacaktı.

Olmadı.

İhanet ettiler.

Bu ihanet aslında Osmanlı’nın parçalanmasıyla başlamıştı.

Ve ne yazık ki hala devam ediyor.

Cemil Meriç’in deyimi ile “Bir Aslan Medeniyeti, Bir Tilki Uygarlığına Yenik Düştü”.

Yenik düşmüş bir coğrafyanın neresinden seslenirseniz seslenin sesiniz cılız çıkıyor.

İsterseniz, rahmetli Üstad Necip Fazıl’ın dediği gibi dünyanın en yüksek dağının tepesinden avazınız çıktığı kadar haykırın, kimse sizi duymuyor ya da duymak istemiyor.

Bugün Filistin’de, Gazze’de yaşananlardan bir farkı olmayan bu soykırım Tilki kurnazlığındaki Batı Uygarlığının yüz karasıdır.

Osmanlıya olan kinleri hala geçmeyen bu vahşi frenkler sadece bir dilden anlıyorlar.

Siz buna kötülüğe karşı iyilik mi dediniz?

Aldanıyorsunuz.

Siz geçin onu bir kalem.

Bunların anladığı tek dil, güçtür.

Güç Batı’nın ve Batılının anadilidir.

Bu sebepledir ki, yere düşmeyin bir kez, zayıflamayın, yenilmeyin, muhtaç olmayın, batılılarda merhamet ve insaf kavramları yoktur.

BİR GÜN GELECEK SREBZENİTSA DA KONUŞACAK

Ashab-ı Uhdud'u yeniden hatırlatan bu insanlık dışı katliam, öylesine planlı yapıldı ki, toplu mezarlara konulan cesetlerin bazıları birkaç parçaya ayrılıp ayrı ayrı toplu mezarlara gömüldü.

Neden mi?

Daha sonra ortaya çıkacak toplu mezarların içindeki cesetlerin gerçek kimliklerine ulaşılamasın diye.

Planlı ve acımasız.

Hunharca yani tam da Batı'ya, Batılılara özgü bir zulüm örneği.

Boşnaklar her yıl 11 Temmuzda bu katliamı anıyor, hüzünlenip, ağlıyorlar.

Bu yılki anmada, yani Srebrenitsa Soykırımı'nın 31'inci yılında, kimlik tespiti yapılan ve ailelerinin onay verdiği 10 soykırım kurbanı daha

Potoçari Anıt Mezarlığı'nda 11 Temmuz'daki anma törenlerinde defnedilecek.

Söz konusu 10 kurbandan en genci şehid edildiğinde 20 yaşında olan Senad Jusic, en yaşlı kurban ise katledildiğinde 56 yaşında olan Ramo Dautovic’ti.

Bu yıl toprağa verilecek 10 kişinin isimleri şöyle:

Senad Jusic, Muriz Barakovic, Hamed Music, Ramo Alic, Muhidin Osmanovic, Huso Cerimovic, Nuko Nukic, Ahmet Guster, Asım Kunic ve Ramo Dautovic.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Tarihin gördüğü en vahşi soykırımlardan biri olan Srebrenitsa'nın 31'inci yılında, katledilen tüm Boşnak kardeşlerimizi rahmetle ve hüzünle yad ediyorum.

Şehitlerimizin aziz hatıralarını saygıyla anıyor, ailelerine ve yakınlarına sabır niyaz ediyorum.

Srebrenitsa'yı asla unutmayacağız." Dedi.

Biliyoruz; insanın kendi bedenindeki azalar nasıl insanın kendi aleyhinde şahitlik edecekse, bir gün olacak arzın bedenindeki şehirler de o gün geldiğinde konuşacaklar.Bir gün gelecek o bembeyaz çiçeğinin tebessüm eden yüzü ile Srebrenitsa da konuşacak.

Bunu biliyor ve asla unutmuyoruz.

Unutmayacak,

Unutturmayacağız.

 

Ferman Karaçam / Haber 7

fermankaracam@gmail.com

www.fermankaracam.com

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL