Raşit Küçük Hoca ile hayat hikayesini konuştuk-69
Prof. Dr. Raşit Küçük Hoca ile yaptığımız aşağıdaki konuşma,
“Raşit Küçük, Hatırımda Kalanlar” adı ile Hayat Yayınları’ndan
kitap olarak yayımlandı.
Umarım; Türkiyenin en ücra köylerinden birinden başlayan,
başarılarla dolu bu hayat hikayesi genç nesillerimize yol gösterici olsun.
ARAP SERMAYESİ KONUSU
F. Karaçam: Hocam pekala bir de şu var, Erbakan Hoca Arap sermayesi kullanmakla suçlandı. Sizin yakınlığınız herkesçe malum, böyle bir şeye şahit oldunuz mu?
R. Küçük: Hayır, hayır ben hiç böyle bir şeye şahit olmadım.
Bu tür şeyleri doğrusu, yıpratma politikası olarak görürüm.
Arap sermayesinin hiçbir zaman bu tür anlamda yani siyasi destek anlamında yardımcı olduğu kanaatini taşımam.
Şu olabilir, bir siyasi hareket ya da bu siyasi hareketin etrafında gelişen vakıf, dernek veya herhangi bir faaliyet varsa Araplardan gayretli, dünyanın her yerine yardım ulaştıran bireyler vardır, onlar destek verebilirler. Bir defa devlet bazında olmaz bu, mümkün değil, yapmazlar da.
Mesela tipik bir örnek vereyim.
Marmara İlahiyat Camii yapılıyor, tıkanmış durumdayız, seksenli yılların başında benim İstanbul’a geldiğim zamanlardı.
Caminin alt tarafında namaz kılınıyordu, üst tarafına çıkılmamıştı.
F. Karaçam: Sanırım o haliyle epey bir zaman beklemişti.
R. Küçük: Tabi, tabi, Cami bekliyordu öyle bitmemiş haliyle.
Bir gün oraya birileri ziyarete geldi, ben de o zaman vakıf başkan yardımcısı görevini üstlenmiştim.
Allah selamet versin, Ali Özek Hoca Başkandı.
Gezdiler orayı.
Bir Arap Şeyhi yani o kıyafette lüks arabalarla gelen biri, “Neden tamamlanmadı” dedi, “Parasızlıktan” dedik, ne kadar paraya ihtiyacı olduğunu sordu.
Tabi yanında Türkiye’den birileri, tanıdığım, zengin ve İstanbul’da meşhur iş sahiplerinden bir aile ferdi de vardı.
Bize hiçbir şey söylemedi bu zat ama bir ay sonra neredeyse söylediğim ihtiyacımız olan paranın biraz da fazlası olan para bize geldi.
Şimdi bu zat, bu cami tamamlansın diye bu parayı göndermiş, bir hayır olarak.
Suud’da da iş yapan Kuveytli bir zat.
Bu tür yardımlar olabilir.
Fakat bir devletin, bir başka devletin siyasi partisine, yani Erbakan Hoca’nın siyasi partisine yardım etmesi asla söz konusu değil, ben de şahit olmadım.
ERBAKAN’IN TOPLUMU TEŞVİKİ VE BASİRETİ
F. Karaçam: Hocam;
Erbakan Hoca ile alakalı size herkesin merak ettiği önemli bir soru soracağım: 16 Ocak 1998’de Refah Partisi kapatıldı.
Açıkçası birçok tanıdığım kimse “Bu iş artık partiyle olmuyor, sokağa çıkalım” demeye başlamıştı. O sırada Erbakan böyle düşünen kitleleri nasıl sakinleştirmişti?
R. Küçük: 1980’e kadar siyasi hareketin bir alt yapısı var, Erbakan’ın oraya kadar getirdiği bir nokta var.
Rahmetli Erbakan’ın cesur davranışıyla ve kapatma sırasında gösterdiği basiretle, “Bu kapatma bizim davamızın tarihî seyri içinde ve siyasi yürüyüşümüzde bir nokta bile değildir” gibi güzel teşvikleriyle iş, ileri noktalara taşınabildi.
O dediğiniz kitleler işte bu cümle ile sakinleştirildi ve devam edildi. Aksi halde hareket çok uzun yıllar kesintiye uğratılacaktı.
İstanbul bu işin taşıyıcı motoru oldu.
İstanbul kadrosu içinde bilahare belediye başkanlığına gelen pek çok arkadaş vardır.
Kadir Topbaş da bunların içindedir.
Beyoğlu Belediye Başkanı Nusret Bey de buna dâhildir, Pendik Belediye Başkanı Erol Kaya, Tuzla Belediye Başkanı, Kâğıthane Belediye Başkanı da.
Daha pek çok isim anılabilir.
Bunların birçoğu belediye başkanlığı, daha sonra milletvekilliği ve bakanlık da yaptılar.
Bu arkadaşlar gerçekten çok iyi siyasetçiler yani siyaseti çok iyi bilen kişilerdir diyemeyeceğim ama siyasette temiz olma özelliklerini taşıdılar.
F. Karaçam: Temiz olmak, siyaseti bilmekten daha önemli değil mi Hocam?
R. Küçük: Elbette canım bunun tartışılacak bir tarafı yok.
Temiz olmak önemli, bu da milletin hoşuna gitti ve belediyeler böyle kazanıldı.
Ondan sonra Türkiye’de gelişim sağlandı.
Bugüne gelinmesinde bunu önemsiyorum.
atalar, noksanlar bunları tartışmak her zaman mümkün.
lmadı mı? Hatalar olmuştur, olmaması mümkün değil.
Herkes mi aynı samimiyette, aynı dürüstlükte, aynı istikamette yürüdü? Bu da iddia edilemez.
Ama büyük çapta, kitleyi lekelemeyecek kadar çok iyi gitti bu iş.
Hem cemaat bazında hem siyaset bazında...
(Devam Edecek)
Ferman Karaçam / Haber 7
fermankaracam@gmail.com
www.fermankaracam.com