Hangi kavga?
Haberlerde görmüşsünüzdür, Trabzon’un bir köyünde ağıldan çıkan koyunlar yollarını şaşırıp bir minibüsün çevresinde dönmeye başlıyorlar.
Olayı görüntüleyen çoban “koyun böyledir işte” diyor güzelim Karadeniz şivesi ile, “içlerinden bir iki tanesi sapmadıkça böyle dönmeye devam ederler”.
Evet, gerçekten de koyun böyledir. Azıcık önden giden nereye saparsa tüm sürü onu takip eder. Muhakeme etmez, karar vermekle uğraşmaz. Kararı baştan bellidir: Öndekini takip etmek.
Neden diyecek olursanız…
Koyunun tabiatı budur. Sürü hayvanıdır. Önden gideni takip etmek arada bir kötü sonuçlar verse de genelde koyunun faydasınadır. Güvende ve hayatta kalmasını sağlar.
Videoyu izlerken, sadece sürüye uymak dışında bir iş yapmadan yaşayan insanların varlığını düşündüm. Soru sormadan, sorgulamadan, sorumluluk almadan kendinden bir öncekini takip eden insanların sayısı hiç de az değil.
Oysa insanın koyundan farklı yaratıldığı çok açık. Muhakeme gücü ile ödüllendirilmiş bir varlıktan söz ediyoruz. Koyunlar için iyi olan bir davranış biçimi, insan için ahmaklık olarak nitelenebilir. Tıpkı bu sürü davranışında olduğu gibi.
Tarihin bazı anlarında, koyun gibi davranan insanların sayısı son derece çok olabilir. Hatta toplumun çoğunluğu, sırf bir öncüyü takip etmek adına, insanlık onuruna aykırı, akıl ve vicdan dışı işlere kalkışabilir. Sapkınlıkları, kötülükleri alkışlayabilir, kendi felaketini bile görmezden gelebilir.
Sodom böyle bir yerdi. Hitler’in peşinden felakete sürüklenen Alman toplumu da böyleydi.
Bugün de insanı “koyunlaştırmak” için yeter miktarda cazibe merkezi var.
Tüm büyük medya, televizyon dizileri, müzik endüstrisi, filmler, gösteriler… Bunlar yetmezmiş gibi bir de üstüne sosyal medya….
Hepsi modern insana, insanlıktan vazgeçmek pahasına “öne çıkarılanı” takip etmeyi önermiyor mu?
Ucu cehenneme çıkan yollar, kurtuluş rotaları gibi önümüze sunulmuyor mu?
Tercihlerin ve siyasi ilişkilerin ötesindeki bir şeyden, çok daha derin ve ciddi bir sorundan söz ediyoruz. Sırf Batı kapitalizmi yaşasın diye, insanın insanlıktan çıkarıldığını, hayvanlaştırıldığını görüyoruz.
Bugün dünyanın tün namuslu entelektüellerinin önündeki bir numaralı soru bu tezgaha direnmenin yollarını bulma sorusudur.
Bir yanda Kaliforniya’dan kalkıp Epstein Adasını geçerek İsrail’e ve Arap Yarımadasına uzanan sapkın zenginlerin çizgisi… Öte yanda onuru için kuru ekmek yemeye, namusu için canını vermeye razı olan büyük insanlık ordusu.
Birincisi tanklarla, uçak gemileriyle, atom bombaları ile teçhiz edilmiştir. İkincinin esas silahı ise iyilik, iman ve anaların duasıdır.
Tarafımızı seçmemiz gereken kavga -şimdilik-, bu ikisi arasındadır.
-
Mehmet 2 saat önce Şikayet EtHocam keşke koyun gibi olabilsek. Bazen koyun postuna bürünmüş kurtlar var içimizde.Beğen
-
evet 5 saat önce Şikayet Etilk insandan itibaren kavga her zaman hak ile batıl arasindadir. seni kandırmak için batıl hakkım diyebilir ama hiç bir hak ben batılın demez. yani batılın diyen her zaman batıldır ki günümüzde duymayan kalmasın diye bağırıyorlar zaten. dünya için batıla yanasanlar düşünsün...Beğen Toplam 1 beğeni
-
Yalçın 7 saat önce Şikayet EtBizim de ülkemizin en büyük problemi,ne ekonomi ne de başka birşey,en büyük problemimiz ahlak...ve maalesef hergeçen gün insanlığimizı ve ahlakımızi kaybeden bir toplum haline geldik,ne ara bu kadar maneviyatımızdan uzaklaştık çok yazik...rabbim razı olsun güzrl bir konuya değindiniz....Beğen Toplam 4 beğeni
-
Memet Doğan 9 saat önce Şikayet EtBizim tarafımız; ''Sırat-ı Müstakim.''Beğen Toplam 6 beğeni
-
Den 14 saat önce Şikayet EtNe insanlığı???Beğen