Tesadüfen hayattayız
Dün akşam saatlerinde Kadıköy Bostancı’daki bir sokakta son derece üzücü bir kaza yaşandı. Akşam vakti gayet sakin bir muhitte yürüyerek evine giden bir vatandaş yaşamını kaybetti.
Gerçi böylesi bir olaya nasıl kaza diyebiliriz orası da tartışılır ama, kayıtlara “trafik kazası” olarak geçtiği kesin. Çünkü, ölüm sebebi kağıt toplayıcıların kullandığı bir triporterin üzerine devrilmesi.
Evet, adamcağız işte bu kadar saçma sapan bir sebepten hayatını kaybetmiş!
Kağıt toplayıcıların biraz paralı olanları kendilerine triportör tabir edilen üç tekerli araçlardan alıp çuvallarını ona yüklüyorlar. Trafik kuralı falan hak getire, çuvalı tıka basa doldurup işlerine bakıyorlar. Kocaman çuvalı taşıyan minnacık aracın dengesini kaybetmesi işten bile değil. Hele bir de eğimli bir yere park etmişse veya kesin bir viraj alıyorsa.
Peki neden ölen vatandaşın üstüne devrilmiş dersiniz? Çünkü kaldırım yok, adamcağız yoldan yürümek zorunda kalıyor. Daha doğrusu kaldırım var da kaldırıma kaçmaya imkan yok. Çünkü kaldırıma iki otomobil bir de kocaman servis minibüsü park etmiş. Zavallı adam üstüne devrilen araçtan kaçmaya çalışıyor ama muvaffak olamıyor, oracıkta can veriyor.
Sakın ha, “böylesi olaylar dünyanın her yerinde olabilir” demeyin. Şehirlerin belirli medeniyet prensipleri ile inşa edildiği yerlerde olmaz, emin olabilirsiniz. O medeniyet prensiplerinin en başında ise yayalara öncelik verilmesi gelir.
Kaldırımlar ve yaya olmak konusunu bu köşede defalarca yazdım. Bizim şehirlerimiz adeta insanı yok sayan organizmalara dönüşmüş halde. Her şey dört tekerli, üç tekerli, iki tekerli motorlu araçlar için. Yayaların hiçbir şeye hakkı yok, hatta yaşamaya bile.
Bu anlattığım olay Türkiye’nin gelir düzeyi en yüksek ilçesi Kadıköy’de oluyor. Sözünü ettiğim semt de gayet “nezih” bir muhit. Üstelik belediye, burayla ilgilenmiş, gayet güzel kaldırımlar yapmış. Ancak vatandaş bulabildiği her boşluğu otopark yaptığı için, dört tekerli canavarları ile o kaldırımlara da çökmüş.
Sonuç: Ev fiyatlarının 20 milyonu, kiraların aylık 100 bini bulduğu bir yerde, sokakta tesadüfen hayatta kalıyorsunuz!
Ölüm Allah’ın emri, kaza her yerde olur. Ama medeni bir ülkede böylesine saçma sapan bir iş olmaz.
Kaldırımlara park eden araçlar, kaldırımları işgal eden esnaf, her yerden fırlayan skuterler, ters yön-düz yön- kaldırım falan tanımadan seyreden motosikletler…
Sayın valiler, sayın belediye başkanları, sayın kaymakamlar, şu konulara bir çeki düzen vermeniz bu kadar mı zor acaba?
İRAN’A SALDIRI
Dün güne ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısı ile başladık. Bolca yorum ve analiz dinliyoruz. Ancak, İran’ın kendi iç sorunlarının niteliği ne olursa olsun, saldırıya uğrayan tarafta olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor. Saldıran taraf ise soykırım suçlusu ve işgalci İsrail.
Soykırımcı İsrail’in dün vurduğu yerlerden biri de bir kız ilkokuluydu. En az 85 küçük kız çocuğu yaşamını yitirdi. Gazze’de yüz binlercesini öldüren İsrail için vicdani bir yük teşkil etmediği açık
Bu olay, Siyonizmin karakterini tanımak açısından önemli bir gösterge. İran savaşının sonucu ne olursa olsun İsrail katliamlarına, hukuk ihlallerine ve yayılmacılığına devam edecek. Türkiye olarak bunu akıldan çıkarmamak, hazırlığımızı da buna göre yapmak lazım.
-
Naksi 1 hafta önce Şikayet EtBizim ÜLKEMİZDE HER ŞEYDEN ÖNCE AHLAK SORUN VAR NİYE Mİ?. Ya arkadaş denetim yapılıp ceza kesilince lütfen biz görevlilere hakaret edip DEVLETİN PARAYA İHTİYACI VAR DENMESİN.Beğen Toplam 11 beğeni
-
enver 1 hafta önce Şikayet Etson cümle "önemli". yavaş yavaş acele etmeliyiz. selamlarBeğen Toplam 10 beğeni
-
Alican 1 hafta önce Şikayet EtTrafik kazası ve tanımı hukuken sil baştan yeniden yapılmalıdır. Her vakaya kaza denmemeliBeğen Toplam 8 beğeni
-
Recep Aydın 1 hafta önce Şikayet EtGaffar bey orada kaldırım varmış, ona da şükür. Bizim 10-15 yıllık geçmişi olan Samsun Atakum ilçesinde ara sokaklarda doğru dürüst kaldırım bile yok. Şehir planlaması hak getire. Bu konuda Samsun kadar talihsiz bir şehir yok. Arabalar yollara sağlı sollu yollara park edince yol tek şeride düşüyor. Karşıdan bir araba gelirse yandın demektir. Artık yayaların durumunu düşününüz.Beğen Toplam 5 beğeni
-
Mustafa ORHAN 1 hafta önce Şikayet EtKaldırımların işgali ve belediyelerin takipsizliği konusunda size katılıyorum. Ankara'da yaşıyorum. Şahit olduğum kaldırım işgallerini görüntüsüyle birlikte defalarca şikayet etmeme rağmen bir gelişme yok. Sanırım muhtemel oy kaybı kaygısıyla ilgili belediyeler konuya duyarsız kalıyorlar.Beğen Toplam 9 beğeni