İnanç silahtan güçlüdür
ABD, İran’a ilk saldırdığında “Trump, Doğu’ya dair hiçbir şey bilmiyor. Paraya tapan bu kaba saba adamlar, Doğu’yu iki yüzyıldır ırzına geçtikleri Latin Amerika ile karıştırıyorlar. Çuvallayacaklar” demiştim. Tespitimin doğrulanması pek de uzun vakit almadı…
Financial Times’ın son haberine göre Beyaz Ev danışmanlarınım çaresizlik içindeki Trump’a önerileri şöyle: “Bir an önce zafer kazandığımızı ilan edelim ve İran konusunu kapatalım.”
Bu noktada kimin kime ne kadar zarar verdiğini hesap etmek pek de anlamlı değil. Çünkü zarar algısı izafidir. Tüm değeri para ve güçten ibaret olan Amerikalı için kaybedilen her dolar can yakıyor. Gerçek anlamda “başka bir dünyaya” inanmış olan İranlı ise öldüğünde bile bir şey kaybetmediğini, aksine “şehitler makamına” yükseldiğini düşünüyor.
***
İran’da her yıl Ramazan ayının son Cuma günü Kudüs Günü olarak anılıyor. İran’ın tüm kentlerinde İsrail’i lanetleyen ve Filistin’e destek veren gösteriler düzenleniyor.
Bu yılki gösterilerin iptal edilmesi bekleniyordu. Çünkü ABD-İsrail koalisyonu, Ramazan ayının ortasında İran’ı bombalamaya başladı. Faşist-Siyonist ittifakın bombardımanı o kadar ağırdı ki okullar, hastaneler, camiler dahil her yer katliamdan nasibini alıyordu. Kudüs Günü gibi milyonlarca insanın meydanlara çıktığı bir etkinliğin iptal edilmesi beklenen bir şeydi.
Ancak, tam tersi oldu. 1979’dan beri olduğu gibi bu yıl da halk Kudüs için sokaklara çıktı….
Sadece bu kadarı bile Amerikan zorbalığı karşısında ahlaki üstünlüğü elde etmek için yeterliydi… Ancak, daha fazlası da oldu…
ABD uçakları Tahran’daki yürüyüşün hemen yanı başını bombaladı. Bombalar düşerken halkın korkması, paniğe kapılıp dağılması beklenirdi. Ancak hiç de öyle olmadı. Şarapnel parçalarından ölenler olmasına rağmen insanlar dağılmadı. Yumruklar sıkılı halde gökyüzüne bakarak “Allahuekber” sloganları atıldı.
***
Doktor Feriştah Hanım, tam da -açık bir İngilizce ile- Amerikalılara Allahuekber’in ne demek olduğunu açıkladığı sırada yaşananlar az bulunur bir olay olarak tarihe kaydedilecek.
Feriştah Hanım “Allahuekber, Allah’ın bombalardan uçaklardan savaş gemilerinden daha büyük olduğu anlamına gelir; Allahuekber Allah’ın hepsinden daha yüce olduğu anlamına gelir, işte bunun için Allahuekber diyoruz ve sizin silahlarınızdan korkmuyoruz...” diye anlattığı sırada çok acayip bir şey oluyor…
Elli metre öteye birkaç tane Amerikan bombası düşüyor!
Normal koşullar altında panikle dağılması beklenecek kalabalıkta en küçük bir tereddüt, en küçük bir dağılma yaşanmıyor. Binlerce insan yumruklarını kaldırıp “Allahuekber” diye bağırmaya başlıyor.
Cahil kovboyun ve siyonist katillerin anlayamadığı şey bu duruştur işte.
Bu duruşu tanımadıkları için 15 Temmuz’da başarılı olacaklarını sandılar.
Bu duruşu bilmedikleri için hala o geceyi anlayamıyorlar.
Çünkü insanları para ile alınır satılır bir eşya zannediyorlar.
Evet, ABD’de Avrupa’da öyledir, para çok güçlüdür.
Daha doğrusu insanlar değersizleştirilmiş ve paranın gücüne mahkum edilmiştir.
Ama bizim “büyük doğumuzda” hala insanlık, namus, vatan gibi kavramlar paradan önce gelir.
Ve savaşlar, gelişkin silahlardan ziyade bu kavramlara duyulan inanç ile kazanılır.
-
Cevdet Tekin 1 saat önce Şikayet EtGaffar Yakınca, iyi bir gazeteci ve mükemmel bir aydındır. Kalemine, yüreğine sağlık kardeşim.Beğen
-
Mustafa Güzel 3 saat önce Şikayet EtAllah razı olsun diline sağlık çok teşekkür ederimBeğen Toplam 3 beğeni
-
Ahmet Ufuk 6 saat önce Şikayet EtBaştan sona eyvallah usta,eyvallah.Beğen Toplam 6 beğeni
-
Faik 10 saat önce Şikayet EtMükemmel bir tespitBeğen Toplam 11 beğeni
-
Ertuğrul 10 saat önce Şikayet EtKadir geceniz ve bayramınız mübarek olsun. Daha nice yazılarınızı okuyalım.Beğen Toplam 12 beğeni