Gaffar Yakınca
Gaffar Yakınca
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Tunceli savcısı aslında ne yaptı?

GİRİŞ 19.04.2026 GÜNCELLEME 20.04.2026 YAZARLAR

Daha önce oldu mu bilmiyorum, ama ben meslek hayatımda ilk kez görüyorum: Halk, adliyenin önünde toplanmış bir savcı için tezahürat yapıyor, “gurur duyuyoruz” sloganları atıyor.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’dan söz ediyorum. 6 yıl önce gizemli bir şekilde ortadan kaybolan Gülistan Doku’ya ait dosyayı yeniden açan, “dokunulmaz” zannedilen şüphelileri soruşturmaya dahil eden savcıdan. Öyle ki o şüpheliler arasında dönemin Tunceli valisi bile var.

Olayın boyutları korkunç. Anlaşıldığı kadarı ile genç kız tecavüze uğramış ve öldürülmüş. Cinayeti işleyen kişi ise çok kudretli bir “gizli el” tarafından korunmuş, tüm deliller örtbas edilip zavallı kızcağız faili meçhul bir dosya haline getirilmiş. Gülistan’ın yoksul ailesi bugüne dek hangi kapıyı çalsa yüzlerine kapanmış. Ta ki Ebru savcı, dosyayı yeniden açma talimatı verene kadar.

 Ebru Hanım’ın cesareti ve titizliği tartışılmaz. Adalet Bakanı’nın savcının arkasındaki kararlı ve net duruşu da öyle. Ancak konu bunlardan daha öte bir anlam taşıyor.

Halkın savcıya yönelik coşkulu iltifatının sebebi, toplumun adalete susamışlığının bir göstergesi. Her yeri kameralar ile izlenen 35 bin nüfuslu avuç içi kadar bir şehirde nasıl oluyor da bir insan güpegündüz sırra kadem basıyor?

Nasıl oluyor da arkasında hiçbir iz bırakmıyor?

Nasıl oluyor da yetkililer dosyayı bu kadar kolayca kapatıyor?

Nasıl oluyor da hastane kayıtları bile siliniyor?

Nasıl oluyor da kurbanın ailesi hak aramasınlar diye “devleti temsil edenler” tarafından tehdit ediliyor?

Anadolu şehirlerini bilenler bilir. Bu tip olaylar hiçbir zaman sır değildir. Herkes bilir ama hiç kimse konuşmaz. Ta ki devletin gücü devreye girip soruları polisler, savcılar, hakimler sormaya başlayıncaya kadar.

Büyük ihtimalle Tunceli’de yıllardır bu olayın nasıl kapatıldığı, devletin gücünü eline alan bazı insanların nasıl kendi suçlarının üstünü örttüğü biliniyor, konuşuluyor. Yine büyük ihtimalle insanlar, “arkası sağlam olana kimse dokunamaz” deyip ah vah ediyor.

İşte savcı Ebru Hanım’ın yaptığı, sadece bir suç dosyasının üstüne gitmek değil, aynı zamanda toplumda oluşan bu umutsuzluğu dağıtmak.

Anketlerde gördüğümüz kadarı ile adalet kurumuna güven en aşağı seviyelere düşmüş halde. Adalete güvenin sarsıldığı yerde düzeni sağlamak imkansızlaşıyor. Çünkü adalet bireyin devletten beklediği en temel işlevlerden biri. Adalet duygusu sarsılan toplum, daha güvensiz daha mutsuz oluyor ve daha çok suç işliyor. Adalete yönelik güvensizlik kısa süre içinde demokrasiye, devlete ve ülkeye güvensizliğe dönüşüyor.

Toplumdaki adaletsizlik algısının, “yapanın yanına kar kalıyor” düşüncesinin kırılması işte bunun için çok önemli. Unutmamak lazım, bir toplumun medeniyet düzeyi en zayıf, en güçsüz olanlara nasıl davrandığı ile ölçülür. Adalet sistemi de esasen bu maksat için kurulur.

YORUMLAR 34 TÜMÜ
  • Murat76 3 gün önce Şikayet Et
    Cumhurbaşkanımız da sürekli vurguluyor, adalet güçlünün istediğinin olması değil, mağdurun ve haklının üstün olmasıdır. Ağzına, yüreğine sağlık Gaffar bey. Gerçekten toplum her yönüyle adalete muhtaç, başta gelir adaletsizliği, vergideki adaletsizlik...
    Cevapla
  • Doğruya doğru 4 gün önce Şikayet Et
    Bütün yiğitlik kral çıplak diyebilmekte, buna şapka çıkarılır, güçlünün haklı değil haklının güçlü olduğu bir ülke gerçek hukuk devletidir, !..
    Cevapla
  • Seyit Mehmet Gönen 4 gün önce Şikayet Et
    "Böyükler bilir, biz ne bilek beyim" merhum Abdurrahim Karakoç.
    Cevapla
  • Mehmet 5 gün önce Şikayet Et
    Uğur Mumcu cinayeti ne zaman çözülecek.
    Cevapla
  • Fatih 5 gün önce Şikayet Et
    Daha önceki savcı ?
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle