Türkiye-İsrail savaşında ilk büyük işaret
İsrail Türkiye çatışması, daha önce görülmemiş bir aşamaya eviriliyor. Burası artık geri dönüşü olmayan bir nokta, çünkü iki ülke arasındaki kriz konjonktürel olmaktan çıkıp yapısal bir boyut kazanıyor.
Açalım…
Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2009’daki “one minute” çıkışından beri Israil’e yönelik olumsuz duruşunu kademe kademe yükseltti. Bu duruş, Gazze Soykırımı ile beraber sert bir duvara dönüştü.
İsrail tarafı ise her zaman Türkiye’ye açık kapı bıraktı. İsrail için Türkiye, kaybedilmemesi gereken bir dost veya hiç değilse düşman olunmaması gereken bir ülkeydi. Zaman zaman diplomasi yolu ile zaman zaman içeriden yapmaya çalıştığı müdahaleler ile Türkiye’yi yeniden İsrail’e pek ses etmeyen “geleneksel çizgisine” çekmeye çalıştı.
Ancak, ne yaptılarsa Türkiye’yi o eski kullanışlı pozisyona geri çekemediler.
Gazze soykırımı ile beraber Ankara’nın tutumu iyice sertleşti. Türkiye, tarihinde ilk kez İsrail’in varlığını tartışmaya açacak mesajlar veriyordu. Soykırımcı Netanyahu birkaç defa Trump üzerinden Türkiye’yi yumuşatmaya çalıştı ama Trump, Erdoğan’ı iyi tanıyordu, o topa hiç girmedi, hatta Netanyahu’yu azarladı.
Öte yandan Erdoğan, içeriden-dışarıdan gelen seslere aldırmıyor, Israil’e yönelik tepkisinin dozunu artırıyordu. “Soykırımcılar hesap verecek” sözünü üst üste üç kez tekrar ederek bu konunun Türkiye için “geri dönülmez namus meselesi” olduğu mesajını verdi.
Gelinen noktada Türkiye’yi geri kazanma ümidini tamamen kaybeden İsrail ise gerçek bir savaşa dair ilk hamleyi yaptı: 1915 Olaylarını sözde “Ermeni Soykırımı” olarak tanıyacağını duyurdu.
“Bir ülkenin sözde soykırımı tanıması bu kadar önemli mi?” diye soruyorsanız eğer…
Söz konusu ülke İsrail ise evet, o kadar önemli.
Çünkü tüm varlığı 1941-45 Yahudi soykırımına dayanan İsrail açısından resmi politika, “bundan başka soykırım kabul etmeme” yönündedir. Bu teze göre “tarihte soykırıma uğramış tek halk Yahudilerdir”. İsrail devleti ve uluslararası Siyonizm, “dünyada tek soykırımın kendilerine yapılan Holokost olduğu” yönünde ısrarcıdır.
Yani İsrail bu kararla Türkiye’ye yönelik basit bir hamle yapmıyor, tüm ulusal politikasını değiştirmiş oluyor. Tam da bu sebepten ötürü, bu noktadan itibaren “Türkiye - İsrail gerilimi konjonktürel olmaktan çıkıp yapısal bir karakter kazanıyor.”
“Holokostun biricikliği” yaklaşımı İsrail için o kadar önemli ki onu sıcak çatışmadaki nükleer silaha benzetebiliriz. Bir ülkenin sırf karşı tarafa zarar verebilmek için elindeki nükleer silahlardan vazgeçmek zorunda kaldığını düşünün…. İsrail, işte böylesi bir hamle yapıyor.
Anlaşılan o ki Erdoğan’ın soykırımın üstüne gitmekteki ısrarı, İsrail’i gerçekten çaresiz bırakmış. Sıkışmışlıktan kurtulmak için elindeki en büyük kozu harcamayı göze alıyor. Üstelik yaptığı hamle ile pek bir şey kazanabildiği de söylenemez. Ermenistan bile bu karara mesafeli yaklaşıyor, “tarihin siyasi silah haline getirilmesine karşıyız” diyor. Dahası, İsrail, hala iyi diplomatik ilişkiler kurabildiği Azerbaycan’ı kaybediyor.
Bu gelişmenin en önemli sonucu ise çatışmanın yapısallaşması, yani ‘geri dönüşsüz’ hale gelmesi. Demek ki artık “İsrail - Türkiye savaşı başlamıştır” diyebiliriz.
ERDOĞAN: TEK BAŞINA
İsrail eski başbakanı Naftali Bennett, dün canlı yayında bakın ne dedi…
“Türkiye’den ümitliyim, ancak Erdoğan'ın bir felaket olduğunu düşünüyorum. Erdoğan, İsrail'den nefret ediyor. İsrail Devleti'ni, yeryüzünden silmek istiyor. (Başbakan olsaydım) ben, bunun üstesinden gelebilirdim. İyi niyetli veya makul niyetli herkese açık olurdum.”
Bennett, Erdoğan’a karşı “makul niyetli herkes” diyerek kimleri kast ediyor dersiniz?
Kitabın ortasından konuşmak lazım….
“One minute” olayından sonra Türkiye ile Israil’in “arasını yapmak” isteyen İsrail dostları siyasette, bürokraside ve iş dünyasında gayet kalabalıklardı. Türkiye’yi İsrail dostu bir pozisyona çekebilecek güçleri de vardı.
Fakat, -tıpkı Bennett’in itiraf ettiği gibi- önlerinde aşmaları hayli güç bir engel olarak Erdoğan duruyordu. İsrail bunun için doğrudan Erdoğan’ı hedefe koydu.
Ancak küresel Siyonizmin hiçbir tuzağı tutmadı. Geçen zaman içinde Erdoğan hem ülke içinde hem uluslararası ilişkilerde daha da güçlendi.
Siyonistler için acı gerçek Erdoğan’ın Türkiye’nin başında olmasıydı.
Bizim için acı olansa Erdoğan’dan başka inatla direnen pek kimsenin olmamasıydı.
Gaffar Yakınca / Haber7
-
Ayarcı 2 saat önce Şikayet Etİsrail'i Yok edeceğiz ((( Yahudileri))) inşaallah... Erdoğan varolsun,Yahudiler kahrolsun...Beğen Toplam 1 beğeni
-
konuk 2 saat önce Şikayet Etçok güzel tespitlerBeğen
-
Sol yanak 2 saat önce Şikayet EtTürkiye İsrail’le savaşamaz nokta. İsrail’le savaşmak demek Amerika’yla savaşmak demek doğrumu? Kıbrıs harekatında Amerika amborgosuna maruz kaldık ne oldu türkiyede 70 - 80 leri inceliyiver. Hem savaş demek para demek türkiyenin kıçından borç akıyor nasıl savaşacak 10 gün dayanamaz batar çöker. Türkler işte atar tutar unutur gider hayali herşeyde birinci gerçekler sonuncu doğrumu hocam?Beğen
-
Karahan 4 saat önce Şikayet EtTeşekkürler Gaffar kardeşim. Tekrar gönülden söyleyelim YAŞASIN FİLİSTİN, KAHROLSUN İSRAİL...Beğen Toplam 9 beğeni
-
xxxxxxxxxxxx 6 saat önce Şikayet Ettebrik edyorum gaffarı çok güzel yazıBeğen Toplam 10 beğeni