Aldatanlar, aldananlar
Hastane odamızdan görünen uçsuz bucaksız zeytin ağaçları arasından cırcır böceği sesleri geliyor. Sakin bir akşam üstü Bekir Hoca ile sohbet ediyoruz.
“Hocaların Hocası, -mesleğinin doğal bir sonucu olarak- olaylara genellikle tarihe bakıyormuş gibi yaklaşır. Dolayısı ile bizim konuşmayı sevdiğimiz gündelik mevzulara karşı her zaman biraz mesafelidir.
Kendi baktığım yerden Ahbap skandalını anlatıyorum. Bekir Hoca, her zamanki gibi, telaşsız bir ses tonu ile çok kısa bir yorum yapıyor:
“Cürmü cemiyet hazırlar, mücrim sadece ifa eder”
İlk anda tam anlamıyorum, “nasıl?” diye soruyorum.
Bekir Hoca, -adeti olduğu üzere- hiçbir ek izah yapmadan, cümleyi olduğu gibi, ancak az daha yüksek sesle ve tane tane tekrarlıyor:
“Cürmü cemiyet hazırlar, mücrim sadece ifa eder”
“Çok isabetli söz” diyorum.
Bekir Hoca, “Mecelle okumalısın” diye devam ediyor.
Şaşırarak soruyorum: “Mecelle’de mi bu?”
“Hayır” diyor, “bunun Mecelle ile ilgisi yok ama Mecelle okumalısın, çok önemli metindir.”
Hoca’nın konuyu bu kadar kısa kesmesinden anlıyorum, detayları bizim kadar ciddiye almıyor; daha geniş bir bakış açısını öneriyor. Hep yaptığı gibi “büyük resmi” işaret ediyor….
***
Güneş battı, rüzgar biraz hafifledi. Şimdi dağlardan cırcır böceklerini sakinleştiren serin bir esinti geliyor. Şimdi zeytin ve kiraz ağaçları altında çay içerken düşünüyorum
Bekir Hoca, “Suçu toplum hazırlar, suçlular sadece eyleme döker” derken….
Suçun toplumsal koşullardan bağımsız düşünülemeyeceğini söylüyor.
Hepimiz Haluk Levent’in yaptıklarını konuşurken Hoca, onu “kahraman” haline getiren kitle histerisinden, böylesine büyük bir tezgahı “dokunulmaz” kılan faktörlerden söz ediyor.
Ahbap’ı öve öve bitiremeyen, devletin alternatifi olarak gösteren gazeteciler…
Haluk Levent’i iyilik meleği ilan eden ünlüler…
Esen rüzgarı kariyer için ganimet bilen siyasetçiler, avukatlar, iş insanları…
Vurgun fırsatını kaçırmak istemeyen bahisçiler, kumarcılar, tefeciler…
Ve en önemlisi…
Objektif muhakeme yeteneğini kaybetmiş, sadece hoşuna giden yalanları duyan bir halk kesimi…
O yalanları söyleyenleri baş taşı eden, gerçekleri dile getirenleri ise taşlayan milyonlar…!
Doğrusu Haluk Levent, sadece kendine düşen kısmı oynamış. Asıl sorumlular ise bu senaryoyu yazanlar, pazarlayanlar ve elleri patlayıncaya kadar alkışlayan kalabalıklar: Aldatılmaktan usanmayanlar. Aldanmaya doymayanlar.
Bekir Hoca, elli yıldır yaptığı gibi bir kez daha bir cümle ile gözlerimi açıyor.
Kalkıp tekrar hastane kapısına doğru yürüyorum.
Şalvarlı bir ablanın telefonda konuşurken “Hastalık da sağlık da Allah’tan. Hepsine şükretmek lazım” dediğini duyuyorum.
Ben de şükrediyorum. Hastalık için, sağlık için, zeytin ağaçları için, rüzgar için, cırcır böcekleri için…
Ama bir kez de aldatanlardan veya aldananlardan biri olmadığım için.
-
ziyaretçi 15 saat önce Şikayet EtBekir hocamıza rabbim şifalar versin,sözün özünü söylemiş her alim gibi,bu dünya hayatında süreçlere değilde sonuçlara bakmak lazım,sonuçta ya varsındır ya da yoksundur,ya kurtulmuşsundur ya da...Beğen Toplam 5 beğeni
-
okur 19 saat önce Şikayet Etdünya malı ile temaşe edenler hep aldanır aldatır, siyasetname de okuyun mecelle yeni sayılırBeğen Toplam 2 beğeni
-
İbrahim 1 gün önce Şikayet EtBekir hocama, ALLAH,, Şifalar versin, Bizde Aynı siz gibi düşünelim o zaman Gaffar bey,Ne aldatan ne de aldatılan olmadığımız için biz de ŞükredelimBeğen Toplam 5 beğeni
-
Vatandaş 1 gün önce Şikayet EtBekir Hoca kim bu derinlikteki kişi yalnızca Bekir karlıga geliyor aklıma çok merak ediyorumBeğen Toplam 3 beğeni
-
Cengiz Tayfur 1 gün önce Şikayet EtBazen bir cümle, bir kitabın anlattığından daha fazlasını anlamış olursunuz.Beğen Toplam 10 beğeni