Siyasi (!) Savunma
Devlet Güvenlik Mahkemesinde hakimler, aşağı yukarı yedi metreyi bulan kürsülerde otururdu.
Devlet kendini korumak için “özel mahkeme” kurmuştu ve oraya düşmüşsen eğer, seni yargılayan hakimleri görebilmek için bile dürbün gerekirdi.
Şayet yargısız infazdan, iki haftalık “gözaltı” süresinden kurtulabilirseniz, savunmanın genellikle elinin kolunun bağlı olduğu bir dizi duruşmaya çıkar, Bizans suratlı yargıçların hükümlerine razı olurdunuz.
90’larda DGM’lerin bu “derin” hali, 12 Eylül cuntası dönemindeki bazı “mahkeme stratejilerini” yeniden gündeme getiriyordu.
Sanıklar, mahkemede direnmek için türlü çeşitli yollar deniyorlardı. Genel amaç mahkeme heyetini paralize etmek, şaşkınlığa düşürmekti.
DGM, devletin siyasi omurgasını korumak için kurulmuş bir mahkemeydi. Dolayısı ile devleti ele geçirmeyi planlayan “devrimciler” için her dava siyasiydi.
Siyasi savunmaların mahkeme ayağı gerçekten görülmeye değerdi.. Savunmanın tamamında konuşulmasa bile, her duruşmada mutlaka sloganlar atılır, oradan veya dışarıdan verilen demeçlerde “biz haklıyız” mesajı yayılırdı. Duruşmaları, adeta kahramanlık şiiri gibi yazanlar vardı.
Sanıkların siyasi savunma yapmasının iki temel sebebi vardı:
Birincisi zaten-iddianamelerden başlamak üzere- her belge, her olay siyasi idi.
İkincisi… Konu ne olursa olsun siyasi savunma, daha çok genç insanın bundan etkilenmesi, örgütün genişleme pratiğinin desteklenmesi anlamına gelir.
**
Bugün de CHP’li belediyelere ilişkin davalarda siyasi savunma yapanlar veya davayı siyasallaştırmaya kalkanlar var. Ne kadar başarılı oluyorlar bilmiyorum ama bir taktik olarak bile fazlasıyla sorunlu olduğu açık…
Çünkü belediyelere ait davaların tamamı rüşvet, yolsuzluk ve irtikap gibi “yüz kızartıcı” suçlarla ilgili. Buralardan şimdiye dek temiz bir siyasi öykü çıkmadı. Bundan sonra da çıkması pek zor.
Evet, CHP içinde reklamcıların ürettiği sloganları papağan gibi tekrarlayacak bir kısım insan bulursunuz ama, - bunca skandal arasında - davanıza omuz verecek yiğitleri bulmanız o kadar da kolay olmayabilir.
Bir de küçük not ekleyelim: DGM’ler 2004 yılında Erdoğan iktidarı döneminde kaldırıldı. O dönemde CHP, bu karara şiddetle itiraz etmişti.
-
okur 7 saat önce Şikayet Etmenderisin dgm sini de yazsaydınız, her ülkede her devirde dgm ler olmuştur halen batı demokrasilerinde çeşitli adlarla da mevcut, sorun kimin dgm si değil sonuç abd de gözaltı süresi bizden daha mı azdıBeğen
-
Itiraz ediyorum 11 saat önce Şikayet EtSon a eklenen kücük Not a takildim ben birden "O dönemde CHP ,bu Karara sidettle itiraz etmisti"düsündümde simdiye kadar CHP neye itiraz etmediBeğen Toplam 6 beğeni
-
AĞACAN 13 saat önce Şikayet EtKaleminize sağılık Sayın Hocam.Beğen Toplam 7 beğeni
-
Krd.Pala 14 saat önce Şikayet EtGaffar Yakınca'nın tespiti 10 numara. Bugün demokrasi havarisi kesilenler , dün bu mahkemelerde insanları fikirlerinden dolayı biçiyorlardı, biçiyor...Beğen Toplam 15 beğeni