Gaffar Yakınca
Gaffar Yakınca
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Terörsüz Türkiye ve Behçet Oktay vakası

GİRİŞ 07.08.2026 GÜNCELLEME 07.08.2026 YAZARLAR

Terörsüz Türkiye sürecinde çok önemli bir aşamayı daha geride bıraktık. Umuyoruz ki kırk yıl süren bölücülük belası bu şekilde tarihe karışsın; Türkiye enerjisini terör belası ile mücadeleye değil kalkınmaya ve ilerlemeye harcasın.

Kırk yıl deyip geçiyoruz ya hani, şu noktayı atlamamak lazım: Hiçbir savaş, hiçbir silahlı çatışma kırk yıl sürmez. Şayet sürüyorsa, taraflar o çatışmayı bitirmek istemiyordur. Türkiye’deki terör de esasen bu yüzden bitmedi.

PKK, Türkiye’ye 12 Eylül rejiminin bir “hediyesidir”. Sağdan, soldan onlarca örgütü silindir gibi ezen 12 Eylül, iki yapıya pek ilişmedi: FETÖ ve PKK. Hatta tam aksine bunların önünü açtı.

Tercih, cuntanın ipini tutan ABD’ye aitti. Görüntüde devlet bu yapılarla mücadele ediyordu. Ancak devlet içinde örgütlenmiş Gladyo benzeri yapılar, her iki örgütün de palazlanmasını sağlıyordu. Devlet aygıtını dumura uğratan FETÖ, kardeşi PKK’yı besliyordu.

PKK özelinde çok ince yöntemler uygulandı…

PKK’nın rakip Kürt grupları ve sol örgütleri ezmesi sağlandı; özellikle de kendisine engel olabilecek şiddet karşıtı grupları.

PKK’ya yönelik ölümcül operasyonlar örgüte sızdırıldı.

PKK içindeki muhalif veya barış yanlısı kişilerin infaz edilmesine destek olundu.

Örgüt silah bırakmaya kalktığında “hayır yapmayın” diyen sözde subaylar, sözde Türk gazetecileri bile oldu.

En kritik eylemler ise örgütle en sert mücadeleyi veren veya terörün bitmesi için hamle yapan askerlerin, polislerin, gazetecilerin suikastler ile katledilmesiydi.

Türkiye, şimdi bir yandan terör örgütünü bitirirken diğer yandan vakti ile onu besleyen karanlık odakları da ortaya çıkarmaya çalışıyor.

Önce Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının yeniden açıldığını öğrendik.

Ardından Adalet Bakanı Gürlek, uğur Mumcu’nun ailesini kabul etti.

Önceki gün de Polis Özel Harekat’ın kurucu başkanı Behçet Oktay’ın ailesi Gürlek’in konuğu idi.

Bu olayların hepsinin arkasında Gladyo’nun, özel ismi ile FETÖ’nün olduğunu düşünüyoruz. Devletin ilk kez konuyu bu şekilde ele alması hepimizin içinde umut ışığı yakıyor.

Çünkü konu sadece terör örgütünün bitmesi değil..

Terörü besleyen ajan şebeklerinin kökünün kazınması,

Teröre destek veren sözde müttefiklerimizin bir daha böyle bir iş yapmaya cesaret edemeyecek hale gelmesi…

Uğur Mumcu, katledildiğinde PKK’nın gizli tarihi üzerine çalışıyordu. Yarım kalan kitabı budur. Ağabeyi Ceyhan Mumcu, yıllardır kardeşinin Gladyo tarafından öldürüldüğünü söylemesine rağmen, dosya bir türlü ABD’nin “bizim çocuklar” dediği aparatlarına bağlanamadı. Şimdi hem bu suikastin arkasındaki eli hem de delilleri karartan hainleri bulmanın umudunu taşıyoruz.

Malatya Hekimhanlı hemşerim, gurur kaynağımız Behçet Oktay’ın 2009’daki ölümü ise “intihar” denilerek kapatılmıştı.

Adli Tıp ve otopsi raporları “intihar olamaz” diyordu.

Şahitler “intihar değil” diyordu.

Deliller intiharı değil cinayeti gösteriyordu.

Ancak dosya alelacele kapatıldı ve tüm girişimlere rağmen bir daha açılmadı.

Oktay’ın ölümünden sonra PÖH müdürlüğündeki özel kasasını açan, cep telefonu kayıtlarını silen gizli el, soruşturmanın devam etmesini de engellemişti.

Behçet Oktay’ın FETÖ’ye karşı sert tutumunu, o zamanlar “cemaat” diye masumlaştırılan bu yapının PÖH’e sızmasını engellediğini hepimiz biliyoruz. Öyle ki PÖH, Behçet Oktay’ın harcını kardığı kuruluş felsefesi sayesinde FETÖ’nün sızamadığı ender kurumlardan biri olmayı başardı. 15 Temmuz gecesi de hainlerin ilk hedefi PÖH karargahı idi. Türk devletine diz çöktürmek için Polis Özel Harekat’ı ortadan kaldırmaları gerektiğini biliyorlardı.

Anlayacağınız Behçet Oktay’ın 2009’daki şüpheli ölümünün ardında FETÖ’nün olduğunu düşünmek için çokça sebep var. Tıpkı merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünde, tıpkı Uğur Mumcu cinayetinde olduğu gibi.

Şayet bu cinayetleri aydınlatmayı başarırsak, belki sıra Sivas Katliamına, Başbağlar Katliamına, Gazi Mahallesine, 33 Er’e ve faili meçhullere de gelir. Türkiye, canına kast eden karanlık eli koparıp atar, terörün ve bölücülüğün bir daha asla yeşeremeyeceği bir ülkeye dönüşür.

Umutluyuz, bekliyoruz….

Gaffar Yakınca / Haber7

YORUMLAR 26 TÜMÜ
  • Hüsnü Tuna 16 saat önce Şikayet Et
    Bu cinayetlerin muharrik gücü ortaya çıkarıldığı anda 1990 lı yıllardan buyana şüpheli ölümlerin hepsi aydınlatılacaktır.
    Cevapla
  • Milletin ferdi 16 saat önce Şikayet Et
    Yazar mükemmel tespitler yapmış. Özellikle 1990 ların KAPKARANLIK infaz/ölüm/çatışmaları çözüldüğünde, bir daha Türkiye'de DEVLET içerisinde yabancı servislere aparat olacak hizipler, klikler oluşmasına izin verilMeyecektir.
    Cevapla
  • Mustafa 18 saat önce Şikayet Et
    O süreçleri birebir yaşadım 45 yaşındayım. Eğer süreç aydınlatılırsa sadece Türkiye için değil dünya için bir ışık olur. Orda düşmanların bütün oyunları çözülmüş olur.
    Cevapla
  • Yusuf 18 saat önce Şikayet Et
    "Gerçek Türkiye Devleti" Devleti geri almanın mücadelesini yapıyor aslında! Kurtlar vadisi pusu dizisinde Abd'li Ortadoğu bölge sorumlusu, Bu başbakan çok güçlü ifadesine karşın, Bu kadar güçlü ise Devleti bizden alsın bakalım, diyordu! Film de olsa bir gerçeğe işaret ediyordu orada.
    Cevapla
  • okur 19 saat önce Şikayet Et
    gladyoyu bu halk en çok ecevitin ağzından duydu, adı da nato idi ama kimse abd adını zikremedi. ecevitin fetöcü danışmanlarına bakınca ya gladyo fetö değil yada ikisinin ve diğerleriyle iplerinin başkasında olduğunun göstergesi. abd herşeye hükmedemeyeceğine göre en iyi çatlaklara sızma menfaat sağlama stratejisi sonucu.misal turuncu devrimler
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle