Gaffar Yakınca
Gaffar Yakınca
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Gürültü bizi öldürüyor

GİRİŞ 06.09.2026 GÜNCELLEME 06.09.2026 YAZARLAR

Gürültü deyip geçmeyin. Sadece Avrupa’da her yıl 66 bin kişi yol gürültüsü yüzünden daha erken ölüyor; gürültü, her yıl 55 bin kişinin kalp damar hastalıklarına, 22 bin kişinin ise şeker hastası olmasına yol açıyor.

Sadece Avrupa’da ve sadece trafik gürültüsü yüzünden….

İnşaat gürültüsü, makine gürültüsü, müzik-eğlence gürültüsü, elektronik aletlerin gürültüsü… Bunlar hesaba dahil değil.

Evet, gürültü insanı öldürecek denli ciddi bir çevre sorunu.

Sayısız bilimsel araştırma var. İnsan gürültüye maruz kaldığında stres düzeyi artıyor. İşitme kaybı, tansiyon, üreme bozuklukları, sinir sistemi sorunları, felç, kalp-damar hastalıkları baş gösteriyor. Gürültü anksiyete, depresyon ve daha pek çok psikolojik rahatsızlığa, diyabete ve çocuklarda gelişim bozukluklarına sebep oluyor.

Ancak gürültüyü diğer kirliliklerden ayıran bir özelliği var...

Gürültü, hava kirliliği, su kirliliği, gıda kirliliği gibi hemen öldürmüyor… Sigara gibi yavaş yavaş, çaktırmadan, sinsice öldürüyor.

Çünkü insan yüksek sese maruz kaldıkça ona alışıyor. Bir süre sonra gürültüyü fark etmez oluyor. Ama kulaklar, beyin ve sinir sistemi aynı şekilde zarar görmeye devam ediyor.

Yirmi dört saat devam eden trafik gürültüsü, inşaat sesleri, seyyar satıcı bağırmaları, gece vakti geçen motosikletler, sabaha kadar süren klima, tesisat ve makine sesleri… Her biri beynimizin en ince kıvrımlarına işleyerek ruhumuzu ve bedenimizi tüketiyor, bizi hasta ediyor.

Peki bu kadar ciddi bir sorun karşısında Türkiye olarak ne durumdayız?

Maalesef uluslararası araştırmalar durumumuzun pek de iyi olmadığını söylüyor.

İstanbul, Avrupa’nın en gürültülü kenti. Dünya sıralamasında da Delhi, Mumbai ve Kahire ile beraber en kötü durumdaki dört şehirden biri.

Dünya Sağlık Örgütü, kabul edilebilir gürültü sınırını 53-55 desibel olarak belirlemiş. İstanbul’un pek çok bölgesinde bu sınır aşılıyor, çevresel gürültü seviyesi 70-80 desibel ölçülüyor.

Türkiye, gürültüye bağlı işitme kaybında da Avrupa’nın en kötüsü. Biz İstanbullular, maruz kaldığımız gürültü sebebi ile biyolojik yaşımızdan ortalama 18 yaş daha yaşlı birinin duyma kapasitesine sahibiz. Misal 40 yaşındasınız ama duyma kapasiteniz 58 yaşındaki bir insanınki gibi. Neden? Çünkü İstanbul’un gürültüsü altında kaldınız!

Gürültünün etkileri sağlık sorunları ile sınırlı değil.

Çalışma arzusunu, iş yapma becerisini ve verimliliği düşürüyor.

Öğrencilerin ders başarısını geriletiyor.

Toplumsal gerilimlere, kavgalara ve aile içi şiddete zemin hazırlıyor.

Buraya kadar yazdıklarımın hepsi bilimsel gerçekler. Kalabalık yapmasın diye detayları yazmadım ama isteyen her yetkili ile kaynaklarımı paylaşmaya hazırım.

Diyeceğim o ki gözle görülmez düşman gürültü, huzurumuzu kaçırmakla kalmıyor, sağlığımızı bozuyor, neslimizi kurutuyor.

Peki biz ne yapıyoruz?

Yüzde beşi bile uygulanmayan “gürültü eylem planları” hazırlayıp kulağımızın üstüne yatıyoruz.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin eylem planı kaç kez revize edilmiş, kaç kez aynı hedefler anlamsızca tekrar edilmiş açık kaynaklarda mevcut, isteyen bakabilir. Ama oraya bakmaya gerek yok, hayatın içinde ne yaşadığımızı hepimiz zaten gayet iyi biliyoruz. Aynı şekilde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da konuyu çok daha özel bir hassasiyetle ele alması gerektiği açık.

Atık yönetimi ve sıfır atık konusunda yirmi yıl boyunca çok iddialı laflar ettik ancak bir arpa boyu yol gidemedik. Ta ki Emine Erdoğan, Sıfır Atık inisiyatifini başlatana kadar. Gürültü konusunda da benzer bir durumdayız. Büyük büyük laflar ediyoruz ama gürültü ve keşmekeşi azaltmak için pek de bir şey yapmıyoruz.

Huzurlu bir şehir için evrensel reçeteler belli. İstanbul’un Ankara’nın İzmir’in Bursa’nın ve daha nice şehrin on milyonlarca sakini olarak bu çözümlerin uygulanmasını bekliyoruz.

Daha açık diyeyim: Halk olarak hayatımızın çatır çatır çalışan inşaattan, geri giderken car car bağıran kamyondan, denetimsiz motosikletten, kornaya basan otomobilden-kamyondan, ses cihazlı seyyar satıcıdan, bangır bangır gece kulüplerinden ve dahi bilumum gürültüden korunmasını istiyoruz.  

Gaffar Yakınca / Haber7

YORUMLAR 3
  • yakup 1 saat önce Şikayet Et
    gürültü yapan daha çok abartı egzozlu arabalar ve motorlar gece bile hiç düşünmeden aşırı gürültü yapıyolar çok ciddi ve sıkı önlemler alınmalı bu konuda
    Cevapla
  • Ayarcı 1 saat önce Şikayet Et
    İstanbul'un nüfusu yarı yarıya düşsün gürültü falan kalmaz...
    Cevapla
  • Das 1 saat önce Şikayet Et
    Evet dogru cok gürültü var arabasi olan koronaya basiyor araba bakimsiz eksoz patlak insanlar bagira bagira konusuyor para cezalari ile gürültü cikaranlar araclar Motorlar insanlar terbiye edilmeli
    Cevapla