Gaffar Yakınca
Gaffar Yakınca
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Türkiye’nin ihtiyacı

GİRİŞ 21.10.2026 GÜNCELLEME 21.10.2026 YAZARLAR

Avrupa’da gençler kaygılı. Psikiyatristler, gençlerin ruh hali için “eko-anksiyete” diye bir terim kullanıyorlar. Kişinin ekonomik koşullarının kötüleşeceği düşüncesi ile geliştirdiği kaygı bozukluğu.

Bunu, bizdeki “gelecek kaygısı” ile karıştırmayın. Çünkü bizdeki, esasen “kurulu düzen” sahibi olmayı hedeflemekle ilgili bir şeydir. Gelecek, ekonomik olarak ne kadar kötü sonuçlar getirirse getirsin, bizi kolay kolay terk etmeyecek bir aileye sahip olduğumuzu biliriz. Oysa Batı’da işsiz kalmak, toplumun ıskartası olmanıza yol açar. “Kapitalist medeniyetin” acı kuralı, parası olmayanlara böcek muamelesi yapılmasıdır. 

Bizde de geçerli olan ekonomik düzen, -maalesef- hala kapitalizmdir.  Ancak bizdeki, dışarıdan ithaldir, az gelişmiştir, kerpiç evin üzerine “acil ihtiyaç giderilsin” diye çekilmiş eğreti bir sıvaya benzer; sürekli çatlaklar verir, alttaki asıl evin gün yüzü görmesine engel olamaz. Batı’nın kapitalizmi ise kendi içinden, kendi öz dinamiklerinden neşet etmiştir. Kendinden öncekini öldürerek var olduğu için, eski düzenin üzerine adeta beton bir blok gibi dökülmüştür. Kuralları katidir; insani olana, vicdani olana nefes aldırmaz.

“Kapitalist medeniyetin” şirketleri, artık devletlerden daha büyükler. Herkese “demokrasi” diye yutturdukları muhteşem bir düzenleri var: Para onlarda, kuralı onlar koyuyor, kuralı onlar koyduğu için parayı onlar alıyor...!

Avrupa’nın ipleri, seçilmiş siyasetçilerin değil Brüksel bürokratlarının elinde, onların iplerini de şirketler tutuyor. İnsan ise paranın ve gücün fırtınasında sığınacak liman bulamayan küçücük bir sandal gibi savruluyor, her an dipsiz suları boylama korkusu yaşıyor.

Avrupalı genç neden isyan ediyor sorusunun temeldeki yanıtı işte budur. Gelecekte bu denli kesif bir karanlık gören insanın kaygısının önce paniğe sonra isyana dönüşmesi tabidir.

Bizim çıkaracağımız derse gelince…

Türkiye’nin sorunlarını “yeterince kapitalist” olmamasına bağlayanlara, kurtuluş reçetesi olarak kapitalist Batı ülkelerindeki düzeni gösterenlere bu tabloyu iyice bir okutmak ve sormak lazım: İşte bunlar sizin meftun olduğunuz kapitalizmi tüm kurumları ile işleten ülkelerdir. Madem bunlar kadar kapitalist olmak, bunlar kadar Batılı olmak sorunları çözüyor, o zaman kendi sorunları ile neden baş edemiyorlar?

Aksine, Türkiye’nin bir sorunu varsa eğer, hala kapitalist ekonomik düzenden ve Batı’nın sözde medeniyet çerçevesinden kurtulamamış olmasıdır. Bu ikisi birbirine içkindir. Değerler sistemi, ekonomik düzene bağlı olarak dönüşür, ve sonra dönüp yeniden ekonomik düzeni besler. Misal, kapitalizm için faiz, aileden daha kutsaldır. Faiz düzeni aileyi aşındırır, aile zayıfladıkça faize daha çok alan açılır ve bu döngü bizzat insanı yok edene dek böylece sürüp gider.

Liberaller, otuz yıl boyunca Türkiye’nin düzenine dair neyi eleştirdilerse Avrupa şimdi “biraz nefes almak için” onlara dönmeye çalışıyor.

Avrupa, Türkiye gibi kamu eli ile konut üretmeye çalışıyor.

Türkiye gibi mülkiyeti devlete ait özel kira konutları yapmayı planlıyor.

Türkiye gibi genel sağlık güvencesi sistemi kurmaya, yaşlılara, yoksullara destek programları, enerji tüketiminde ve tarım üretiminde sübvansiyonlar uygulamaya çalışıyor.

En önemlisi, Avrupa, yeniden Türkiye gibi milli devlet olmaya çalışıyor.

Evet, biz hala Avrupa’dan yoksuluz. Ama daha az para ile daha iyi iş çıkarabiliyoruz. Üstelik aradaki farkı -çok hızlı olmasa da- kapatıyoruz. Başarılı olduğumuz her alana dikkatle bakın, orada kendimize özgü bir sistem, bir model, bir yol geliştirdiğimizi göreceksiniz.

Avrupa’daki kaos, Türkiye’nin gerçek ihtiyacının, kapitalist Batı medeniyeti dışında, tamamen kendine ait bir yol inşa etmek olduğunu bir kez daha gösteriyor.

YORUMLAR 8 TÜMÜ
  • cafer 5 saat önce Şikayet Et
    bu kadar güzel anlatmak , helal
    Cevapla
  • Ali Şahintaş 7 saat önce Şikayet Et
    Adamsın, güzel adam.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle