Hacer Aydın
Hacer Aydın
HABER7 YAZARI
TÜM YAZILARI

Dans edemediğim cemaat benim değildir

GİRİŞ 22.01.2012 GÜNCELLEME 22.01.2012 YAZARLAR

İktidarı ve gücü ihtirasla avuçlayan cemaatler, insanın trajedisine, ıstıraplarına, düşüşlerine, gözyaşlarına merhem olabilir mi?  

Peki, bu kadar kurumsallaşmış, iktidar ve ekonomi ile yarışır olmuş, adam kayırmış, cemaat yapıları, bireyin doğru ve dindar olma taleplerini karşılayıp, kişisel yaşantısında huzuru ve insani kurtuluşu sağlayabilir mi? “Ne olursan ol, yine de gel” deyip, bireyi Hakka ve Hakikate çağırıp, kişiyi kendi kalesinde özgür hissettirip, aşkla doğruya getirtebilir mi?  

Modern şekilde kurumsallaşan cemaat yapıları fakirin, düşenin, günahkârın halinden anlayıp onu masumiyet ve günah arasında bir kişilik inşa etmesine yardımcı olabilir mi? Düşen ve düşmekten korkan insanların ıstıraplarını kendisine dert edip, o acılar karşısında kendisini çarmıha gerebilir mi? 

Bunca soruyu, ‘modern kurumsal cemaatler’ cevaplayabilir mi? Kendisiyle yüzleşebilir mi? Belki ama bu durum şu an zor gibi gözüküyor. 

Batı insanı, bir zamanlar kurumsallaşmış, iktidar, güç ve ekonominin tek sahibi olmuş kilisenin insanı, aşkı, naifliği, geçirgenliği, devingenliği, kısacası vicdanı öldüren yapısından yüzlerce savaşla, kanla ve zulümle kurtulurken yerine moderniteyi koyabilmiştir. Ama sonunda, fazlasıyla rasyonel kazanım peşinde olan modernite fazlasıyla kurumsaldır. En azından Rönesans ve hümanizm ile kısa süreli kazanmış olduğu devingenliğini ve vicdanını bir kez daha ‘modern ulus devlet’ anlayışının rasyonel kurumlarıyla birlikte yok etmiştir. Batı dünyasında devingenlik ve vicdan, artık postmodernite ile aranır olmuştur.  

Modern ve kapitalist bir şekilde örgütlenen cemaatlerin artık birey üzerinde kilise kurumundan bir farkı yoktur. Kurumsallaşan her yapı devingenliğini kaybeder. Çünkü orada gönül işi yoktur.  Günahkâr ve masum ‘gönüller’ orada tedavi edilemez. Orada tekrar Allah için diriltilemez. 

Müslüman birey, neden bir cemaatin üyesi olmak ister? Buna vereceğimiz cevap her şeyden önce, daha doğru (vicdanlı) olmak ve dindarlık içinde devinebilmek için olacaktır. Peki, neden daha doğru ve dindar olmak ister? Tabii ki yaratılışında var olan vicdan ile Tanrı’nın sevgili bir kulu olmak, kurtuluşa ermek ve cennete girmek içindir. Ama bu gün, bu cemaat yapıları ile bu mümkün gibi gözükmemektedir. Birey, bir cemaate girdiği zaman sadece baskılanmakta ya da baskılansa da ekonomik çıkar kazanmayı hedeflemektedir.  

Müritli ve mürşitli ‘Hak’ bir cemaat, güç eksenli değil aşk eksenli kurulur. Mürşit, müridine bir dans pisti sunar ve orada tüm günahıyla dans etmesini sağlar. Yani günahıyla insanlığıyla ve masumiyetiyle yüzleştirip onunla insan olmanın trajedisini paylaşır. Gönlünü mürşide yol yapar ve o yoldan kurtuluşa birlikte varırlar.  

Bu yazı ilhamını Emma Goldman’ın “dans edemediğim devrim benim değildir” sözünden almaktadır. Hikâye şöyledir: Emma Goldman, Amerika'da ‘personanongrata’ ilan edilmesinden kısa bir sure önce, gayet ciddi bir siyasi toplantının ertesinde verilen danslı bir yemekte çılgınlar gibi dans etmiş ve ortalığı birbirine katmıştır. Bu durumu hayretle izleyen siyasi ağabeylerden biri sinsi sinsi kendisine yanaşıp, 'sen ki partimizin en ateşli söylevcilerinden, en önemli şahsiyetlerinden birisin, böyle keçi gibi zıplamak yakışıyor mu sana be, Emma?' deyivermiştir.  Emma bu söz üzerine siyasi ağabeyine şaşkınlıkla bakıp “dans edemediğim devrim benim değildir”  demiştir.  

Hacer Aydın - Haber7

aceraydin@hotmail.com

YORUMLAR 20 TÜMÜ
  • mehmet boyraz 13 yıl önce Şikayet Et
    Boş.... Laf olsun torba dolsun... İnsanlara faydalı olabilecek tek bir cümle yok yazıda... Zaten anlaşılamaması için elinden geleni yapıyor yazar. Her cümleyi 2-3 kez okumak zorunda kalıyorsunuz, hatta arada bir önceki paragrafa göz atıyorsunuz. Yap boz gibi ne nerede ne zaman hangi konu ile alakalı, belli değil. Önce otur cümleleri çözümle, sonra bunları birbirine düğmele, zaten konu boyunun hayli fevkinde, bir de nakil yok işin içinde "hepsi benim fikrim" "ben yazdım oldu" derdinde...
    Cevapla
  • faran 13 yıl önce Şikayet Et
    dans ettiğiniz. cemaat te cemaat değil cemadat tır...bu arada YASİR SELAMET BEY; mübarek herkesin gönlünün yattığı kendi mürşidi, öyle benimki en kıymetlisi,en alası,en mübareği tarzı hoca/alim yarıştırıcı ifadeler hiç yakışmıyor size,çok da komik oluyor..lütfen
    Cevapla
  • FGNSÇSYRMYD 13 yıl önce Şikayet Et
    NİYET İYİ AMA BAŞLIK KÖTÜ. Peygamber(sav); müşriklere,kafirlere benzememek için dünya işlerinde onların yaptıklarının tam tersini yapardı. mesela onların saçını uzatınca RASULULLAH kısaltırdı. ayrıca namaz kılınmaması gereken mekruh vakitlerin espirisi de budur. yani mekruh vekitler aslında ateşe tapanların , yada başka türlü inanların ibadet vakitleri olduğu için bizim de onlarla aynı anda ibadet etmemiz sakıncalı görülmüştür.yoksa vakitlerin bir günahı yoktur. dans kelimesi FRANSA da ilk ortaya çıktığı zaman KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN Bir işaretle o kelimeyi Fransaya yasaklatmıştır.HORON, EGE ZEYBEĞİ,DEVE YARIŞI denseydi daha şık olurdu.selamlar
    Cevapla
  • yasir selamet 13 yıl önce Şikayet Et
    Bu Zamanda Allah a (cc) Kavuşturacak Cemaat Yok Mu?. Bİsmillahirrahmanirrahim Siz hala Müceddid kamil mükemmil Mahmud Efendi hazretlerini duyup görmediniz mi? Bilseydiniz mevlana gibi aşık olurdunuz. Her yerde kötü insanlar olacaktır ki iyiler anlaşılsın. Mürşidi sağlamlığı şeriatı s ünneti müstehabı eksiksiz yaşamasıyla anlaşılır. Her insanın şeyhi vardır asıl olay oraya kimi yerleştireceksin ya nefsin yada emsalleri yada Allah dostunu yerleştireceksin vesselam
    Cevapla
  • muhterem al 13 yıl önce Şikayet Et
    ergenekona destek. ergenekon önce birilerini hedef seçiyor sonra onu medyada pişiriyor sonra da imha ediyor. emre uslu nun dikkat çektiği gibi bugünlerde cemaate saldırmak moda. yarın birgün bir cemaat mensubu vurulursa bunda sizin gibi yazarların (ya da kendini öyle sanan) bir payı da olacak unutmayın. aklına geleni söyleyen akklına geleni yazan insan akıllı insan değildir
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle