Çakma liderler ve eşlerine mi döneceğiz?
“BABA” TERK EDİŞLER YA DA EZİKLER
İKİ NESİL SONRA ÇAKMA LİDERLER VE EŞLERİ DÖNEMİNE Mİ GİRECEĞİZ
Bu gün yirmili yaşlarda olan bir kısım nesil arkadaş, kendi özgün kimliklerini silmiş her akşam yatarken aynada yüzlerine bakarken kendi yüzleri yerine Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yüzünü görmektedirler. Kızlar ise Emine Erdoğan Hanım’ın… Büyük ihtimalle…
Türkiye elli yıl sonra ilk kez seçimle gelmiş, bu kadar güçlü ve karizmatik bir liderle tanışmış olduğundan mıdır yoksa bu arkadaşların yetersiz kişiliklerini deve kuşu gibi toprağa gömüp, var oluşun dayanılmaz acizliğini seçip, kendilerini terk etmeleri midir? Bilemiyoruz tabii…
Kendi kader çizgilerini bu güçlü ve karizmatik baba liderin kaderinin taklidine dönüştürme çabaları…
Oysa hayat, zaman, yaşam her neyse akışkan değişken ve kendi şartlarını ortaya koyan bir despottur. Bu despota karşı güçlü karizmatik lider babanın geçmiş kaderine öykünüp baş edemezsin.
Gençliklerinde, Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının ilkelerine, ülkelerine ve kendilerine, acılarına, ıstıraplarına, zamanlarına olan aşkları, var olan karizmatik baba liderlerine duydukları bağlılık ve sevgiden daha fazla imiş. Fazla olmasaydı entelektüel güçlü baba liderlerini zamanı geldiğinde terk edemez ve daha güçlü bir varlık ve kişilik olarak kendilerini gösteremezdiler.
Güçlü babalarını aşmak, o babaların altında kişilik ezilmesi yaşamak istemeyen özellikle erkek çocuklar ancak babalarını terk edebilirlerse yeni bir var oluşla ortaya çıkıp kendi varlıklarını ispat edebilirler.
Bazen bu güçlü babaların altında ezilmemek ve kişilik göstermek isteyen her çocuk öylesine uzak, öylesine tehlikeli ve ıssız bir ada bulmak, çiyanlar, yılanlar, timsahlar ve ucubelerle günlerce aç susuz yaşamak zorunda kalabilir ki kalmalıdırlar... Birey olmak, kendi özgün kişiliğini göstermek kolay bir şey değildir ve bazen çok tehlikelidir. Ve o yüzden bu “baba” terk edişler çok kıymetlidir.
Batı dünyasında ada metaforu çok önemlidir. Ada “baba” terk edişlerin açık adresidir. Batı bugünkü gücüne “kilise babalarını” terk ederek ulaştı. Önce kendilerine ait bir ada hayal ettiler. O adayı arayıp buldular. Ve babalarını terk ettiler. Şimdi onların çocukları babalarının adalarını terk ederek başka adalar arayarak varlık ve kişilik gösterebiliyorlar.
Ama bir de o güçlü babalara fazlasıyla hayran (çünkü onun gibi güçlü olmak istiyor), dibinden ayrılmayan, kendini unutacak kadar öykünen ilk cümlemin muhatabı çocuklar vardır ki onlar ancak babalarının çakmaları olabilirler.
Hiçbir çakma, baba tarafından alaka görmez, hayran olunmaz, toplum tarafından sevilmez ve asla kabul görmez.
Çünkü çakma olan her şey fazlasıyla iticidir.
Çünkü biz bunun daha iyisini daha önce görmüştük.
Taklitleri, taklit ustalarının varlığında komik bulup, kabulleniriz. Diğer türlü ise acır ve iğreniriz.
Artislerin, şarkıcıların çakmaları nasıl mide bulandırıyor ve kabul görmüyorsa siyasi hayatta da hiçbir çakma kabul görmeyecektir.
Başkası olma kendin ol böyle çok daha “güzelsin
Tanrı her insana farklı bir yüz vermiştir. Farklı bir yüz, farklı bir kişilik demektir. Kendi kişiliğini, kendiliğini yok sayan her birey sonunda kocaman bir çakma olur. Toplum bir çocuk kadar acımasızdır. Ve herkes çakmalardan yani eziklerden bir halt olamayacağını bilir.
Bu gün, ülkemizde olduğu yerde bile saymayıp, küçülüp küçülüp cücük kadar kalan siyasi partiler ve ideolojiler babalarını aşamamış ezik çocukların haltıdır.
Baban kadar güçlü ve karizmatik olmak istiyorsan babanı terk etmek zorundasın.
Hacer Aydın - Haber7
aceraydin@hotmail.com
-
mustafa akgül 13 yıl önce Şikayet Etsiyaset diyanet vs. siyaset dinsel bir ayin değildir.bunun böyle olduğunu ve olması gerektiğini söyleyen aklı evvelin verdiği örneğe bakınca,adama sorarlar,bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?Beğen Toplam 1 beğeni
-
mermus 13 yıl önce Şikayet EtBaban kadar güçlü ve karizmatik olmak istiyorsan babanı terk etmek zorundasın.. baban dişinden tırnağından artırsın, seni bunca sene beslesin büyütsün, yemesin yedirsin, içmesin içirsin, giymesin giydirsin, sen baban ihtiyarlayınca bırakıp adaya gaç hemi?yazık sana . ne günlere kaldık yav cık cık cık...adada candarma yok sanki!Beğen
-
faran 13 yıl önce Şikayet Etsiyaset,diyanet!. politikayı dinsel bir ayin gibi algılayan mantık elbette ifrata/tefrite yatkın olur...birilerini emperyalist güçlere makam karşılığı işbirliği yapmakla suçlayan kıt akıl firavunun sarayında bakan olmayı kabul eden hz yusuf için ne diyecek? laf ola beri gele diye işkembeden sallamayacaksınız!Beğen Toplam 1 beğeni
-
mustafa akgül 13 yıl önce Şikayet Etsn yazar,doğru baban kadar güçlü olacaksan. babanı terk edeceksin.ancak babanın düşmanlarıyla işbirliği yapıp terketmeyeceksin.babanın,hayatı boyunca mücadele ettiği siyonist ve emperyalist güçlerle makam karşılığında işbirliği yapmayacaksın.Beğen Toplam 5 beğeni
-
mete bilge 13 yıl önce Şikayet EtÇAKMA SEÇMENLER. Bir de çakma seçmen kavramına el atsanız bacım. Çoğunluğa uyan, sürüden ayrılanı kurt kapar diyen, düzenim bozulmasın, yardımlar kesilmesin diyen seçmenler var ya... işte bu bunları ne yapalım. Hadi çakma lider bir kaçtane , ya çakma seçmen sayısı?Beğen Toplam 3 beğeni