Farkında olmadan sadistleşmek
İnsanlığımızı acayipleştiren tuhaf bir dünyada yaşıyoruz sanırım. Duygularımızı ve vicdanlarımızı değiştiren dönüştüren bir dünya…
Yeni internet iletişim programları mesela face ve twitter gibi… Bizlerin vicdanlarını, duygularını yeniden kodlayıp programlıyor sanırım. Programlarken aynı zamanda tuhaflaştırıp kendi varlığımıza yabancılaştırıyor.
Mesela facede yüzü yanmış bir bebeğin yüzünü beğenmemizin istenmesi insanlığımızın, vicdanımızın bir gereği haline getirebiliyor.
Resmi paylaşan diyor ki: Arkadaşlar; bu resmi beğenmenizde bu bebeğin ailesi her paylaşımda 15 kuruş kazanacak yardım edelim beğenip paylaşalım :(
Vicdanımızı yaralayan yanmış bir bebeğin yüzünü face de beğenmek psikopatça bir durum olsa gerek… Her beğenide 15 kuruş kazanan bu anne babanın vicdanı acaba neye dönüşmekte?
Beğenip yardım ettiğini düşünen insanların vicdanı acaba neye dönüşmekte?
Beğenmek durumdan, duruştan, estetik haz almaktır. Beğenmek hazzı içinde barındırır.
Bir durumu beğenmek bu durumun sürmesini de istemektir aynı zamanda.
Bizler beğendiğimiz hoşlandığımız bir şeyin sürekli olmasını temenni ederiz.
Facede yüzü yanmış bir bebeği beğenmek mantıken bebeğin hiçbir zaman düzelmemesini, iyileşmemesini istememiz anlamına gelebildiği gibi yanmış yüzünden haz aldığımız anlamına da gelir.
Yani facede böyle bir durumu beğenmek bizleri sadistleştirip aileyi de mazoşistleştirir. Aile aynı zamanda acısını ve sıkıntısını bir rant ve reyting haline de getirmiştir. Tıklanma rekorları diye tarif edilen cinsten…
Face çaktırmadan insanı sadist yapabilir. Vicdanımızı şaşırtabilir. Face kullanıyorsak bizi nasıl kodlamaya çalıştığını da düşünmek zorundayız.
Ağlamamız gereken bir yerde gülmek, gülmemiz gereken bir yerde ağlamak, nefret etmemiz gereken bir yerde sempati duymamız duygularımızın insani olandan uzaklaşması ve anormalleşmesi demektir.
Böyle bir dünyada normal insani duygularda kalmak kolay bir şey değil sanırım.
Böyle bir resmi, yardım ve vicdan adına da olsa beğenmem mümkün değildi zira hâlâ var olan normal insani duygularım, vicdanım, idrakim buna el vermiyor.
Haber Aydın / Haber 7
aceraydin@hotmail.com
-
backbone 13 yıl önce Şikayet Etsayın faran... oncelikle merhaba diyim.. yureginizdeki tas hafiflemistir umuyorum... niyetimde olmadan oturtmustum ya! neyse gecti-gitti diyoruz/umuyoruz..nickim bone olunca sadece kemik oluyor backbone olunca omurga.. takdir sizin artık :).. ayrıca nemo problema dedigim gibi ispanyolca bir deyim diye biliyorum.. saygılar..Beğen
-
backbone 13 yıl önce Şikayet Etnemo problema.... ispanya'da sorun yok 'no problem' anlamında kullanılıyor... hep turkce hep ingilizce hep osmanlınca vs.. nereye kadar.. varyasyon iyidir :)ayrıca bir aklım 'ben cahil bir adamım' lafına inanma diyor... yazar hanım sayemizde tırmanmasın basamakları daha okunası yazılar yazsın! temennisi ile...Beğen
-
faran 13 yıl önce Şikayet Et.... dil enflasyonu.. artık rsça da girdi tencereye...sorun yok diyorsunuz sayın ..bone.rahmetli özal sarp kapısını açınca epey bir rusça öğrenmek durumunda ,zorunda kalmıştık haliyle..Beğen
-
backbone 13 yıl önce Şikayet Ethayırlısını istemek... kokten temizler... hayırla gelsin demektir :) bastan onlem alıp hayırlısı olsun diyoruz.. siparis yok ki su olsun bu olsun diye :)tevekkul var... neticede saglam dua nemo problema :) kariyer basamaklarını atlamak o kadar kolay olsa keske :)) selametle...Beğen
-
backbone 13 yıl önce Şikayet Et.... sekreter/ozel kalem.. ayakkabı boyacısı/lostra..dokumacılık/endustriyel dokuma..kuyumculuk/takı tasarım... berber/sac tasarımı oldu bunların tanımı da is idi kariyer oldu... bizde uyduk bugune :) neyse.. hakkında hayırlısı olsun....Beğen